İzmir'in 2030 rotası çizildi: Çandarlı'ya sanayi üssü, Atatürk Stadı'na 50 bin kişilik proje
İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, kentin 2027-2030 dönemine ilişkin ekonomik ve kentsel dönüşüm hedeflerini açıkladı.
Çandarlı Limanı’nın deniz üstü rüzgâr enerjisi ekipmanlarının üretileceği bir sanayi üssüne dönüştürülmesinden Atatürk Stadı’nın yerine 50 bin kişilik yeni stat yapılmasına, Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nden deniz suyunun arıtılmasına kadar çok sayıda proje gündeme geldi. Özgener, Körfez’in temizliği ve İzmir’in temel altyapı sorunları için merkezi yönetim ile yerel yönetimlere ortak çalışma çağrısı yaptı.
İZTO’nun 2027-2030 döneminde izleyeceği yol haritası, Swissotel Büyük Efes İzmir’de düzenlenen toplantıyla kamuoyuna sunuldu. Meclis üyeleri ve basın mensuplarının katıldığı toplantıda konuşan Mahmut Özgener, İzmir’in değişen küresel ekonomik koşullara uyum sağlaması, üretim kapasitesini geliştirmesi ve uluslararası rekabette daha güçlü bir konuma ulaşması için hazırlanan projeleri anlattı.
“Ortak Akıl, Ortak İrade” yaklaşımıyla hazırlanan strateji; iklim dostu ve yenilikçi üretim, liman ve lojistik altyapısı, dirençli kent, katma değerli turizm ile kurumsallaşma ve üye ilişkileri olmak üzere beş ana başlık üzerine kuruldu. Sunumda İZTO’nun kendi bünyesinde gerçekleştirmeyi planladığı yatırımların yanı sıra kamu kurumları ve yerel yönetimlerle iş birliği gerektiren projeler de yer aldı.
İzmir ekonomisinin hedefi üretim ve lojistikte büyümek
İzmir’in ekonomik göstergelerini değerlendiren Özgener, kentin 2024 yılında 2,56 trilyon liralık gayrisafi yurt içi hasıla üreterek Türkiye ekonomisinin yüzde 5,7’sini oluşturduğunu belirtti. İzmir, bu büyüklükle İstanbul ve Ankara’nın ardından üçüncü sırada yer aldı.
Sunumda kentin 2025 yılı ihracatı 22,5 milyar dolar olarak açıklanırken, Türkiye ihracatındaki payının yaklaşık yüzde 8,2 olduğu ifade edildi. İzmir’de yaklaşık 12 bin hektarlık sanayi ve üretim alanı bulunduğunu aktaran Özgener, 14 organize sanayi bölgesindeki 1.955 üretim parselinde yaklaşık 127 bin kişinin istihdam edildiğini kaydetti.
Bu kapasitenin daha etkin kullanılabilmesi için sanayi, tarım, lojistik ve yerleşim alanlarının birbirinden bağımsız planlanmaması gerektiğini belirten Özgener, kentin kuzey ve güneyinde yeni alt bölge merkezleri oluşturulmasını önerdi.
Aliağa ve Torbalı için yeni kent modeli
Özgener’in üzerinde durduğu başlıklardan biri, Aliağa ve Torbalı’daki sanayi faaliyetlerinin kent planlamasıyla birlikte ele alınması oldu. Sunumda, Aliağa’da çalışanların yüzde 55’inin, Torbalı’da çalışanların ise yüzde 45’inin başka ilçelerden geldiği bilgisi paylaşıldı.
Bu hareketliliğin ulaşım ve altyapı üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çeken Özgener, söz konusu ilçelerin yalnızca üretim ve istihdam merkezleri olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Konut, ulaşım, enerji, eğitim, sosyal ve kültürel altyapının da sanayi planlamasına dahil edilmesini isteyen Özgener, İzmir’in 20-30 yıllık gelişim perspektifiyle ele alınması gerektiğini vurguladı.
Özgener’in önerisi, Aliağa ve Torbalı’nın kendi çevreleriyle birlikte gelişen alt merkezler hâline getirilmesi ve İzmir’in kuzey-güney aksında daha dengeli bir metropol yapısına kavuşması oldu.
Sanayi siteleri taşınmadan dönüştürülebilir
Kent merkezinde kalan ekonomik alanların geleceği de sunumda ele alındı. Kemeraltı, Gıda Çarşısı, Birinci, İkinci ve Üçüncü Sanayi siteleri, Ayakkabıcılar Sitesi, Dökümcüler Sitesi ve Karabağlar’daki mobilya üretim alanlarının İzmir ekonomisi açısından önemine işaret edildi.
Özgener, bu bölgelerin doğrudan kent dışına taşınması yerine öncelikle yerinde dönüşüm seçeneğinin değerlendirilmesini istedi. Gıda Çarşısı’nda yaşanan ağır taşıt trafiğine çözüm olarak cep lojistik merkezi kurulmasını, ürünlerin ise mikro mobilite araçlarıyla işletmelere ulaştırılmasını önerdi.
Depreme dayanıklı olmayan yapıların yenilenmesi için alternatif finansman modellerinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Özgener, yerinde dönüşümün teknik açıdan mümkün olmadığının ortaya çıkması hâlinde taşınma seçeneğinin değerlendirilebileceğini ifade etti.
Aliağa limanlarına yol, tır parkı ve demiryolu yatırımı
İzmir’in lojistik kapasitesinin artırılması için Aliağa liman bölgesindeki altyapı eksikliklerinin giderilmesi de öncelikli hedefler arasında gösterildi. Sunumda, Aliağa limanlarında 2025 yılında yaklaşık 89,5 milyon ton yük elleçlendiği ve bölgenin Türkiye’nin en yüksek yük hacmine sahip liman bölgesi olduğu belirtildi.
Aliağa limanlarının Ege Bölgesi ihracatının yüzde 58’ine, ithalatının ise yüzde 51’ine karşılık gelen yük hacmini yönettiği bilgisi paylaşıldı. Buna karşın limanlara erişim sağlayan Sanayi Caddesi’nin yol kalitesi, tır parkı yetersizliği, alternatif güzergâhlar ve demiryolu bağlantıları çözüm bekleyen başlıklar olarak sıralandı.
Özgener, limanların yalnızca kendi sınırları içinde değerlendirilmesinin yeterli olmadığını, arka bölgeleriyle birlikte planlanması gerektiğini söyledi. Yol altyapısının iyileştirilmesi, tır parklarının oluşturulması ve demiryolu iltisak hatlarının geliştirilmesiyle bekleme sürelerinin azaltılması ve ihracatçıların maliyetlerinin düşürülmesi hedefleniyor.
Çandarlı için yeni senaryo: Limanla bütünleşik sanayi bölgesi
Sunumun dikkat çeken projelerinden biri Çandarlı Limanı’nın yeniden değerlendirilmesi oldu. Özgener, limanın yıllardır gündemde olduğunu ancak ilk planlamalarda öngörülen büyük ölçekli hedeflere ulaşılamadığını, bugüne kadar mendirek inşasının tamamlanabildiğini hatırlattı.
Değişen küresel ticaret koşullarına uygun yeni bir model geliştirilmesini isteyen Özgener, Çandarlı’da limanla bütünleşik bir sanayi üssü kurulmasını önerdi. Projenin odağında ise İzmir’in rüzgâr enerjisi sektöründeki üretim kapasitesi bulunuyor.
Çandarlı Limanı’na ait 6,35 milyon metrekarelik alanın, özellikle deniz üstü rüzgâr santrallerinde kullanılacak büyük ekipmanların üretimi ve sevkiyatı için değerlendirilmesi önerildi. Bu modelle ekipmanların üretim alanından doğrudan gemilere yüklenebilmesi ve İzmir’in rüzgâr enerjisi sanayisinin yeni bir ihracat alanına dönüşmesi amaçlanıyor.
Kemalpaşa Lojistik Merkezi iki etapta tamamlanacak
Üretim bölgeleriyle limanlar arasındaki bağlantıyı güçlendirmesi planlanan Kemalpaşa Lojistik Merkezi de yol haritasındaki projeler arasında yer aldı.
Özgener, merkezin yalnızca depolama alanı olarak değil, karayolu, demiryolu, limanlar ve üretim merkezlerini bir araya getiren stratejik bir lojistik noktası olarak tasarlanması gerektiğini belirtti.
İzmir Valiliği, Ege Bölgesi Sanayi Odası, Ege İhracatçı Birlikleri ve İZTO'nun ortakları arasında bulunduğu şirket aracılığıyla yürütülen projede ilk etapta 1,3 milyon metrekarelik alanın tamamlanması, ardından 1,7 milyon metrekarelik ikinci etaba geçilmesi planlanıyor. Projeyle lojistik maliyetlerinin düşürülmesi ve kent merkezindeki ağır taşıt trafiğinin azaltılması hedefleniyor.
Turizmde Çeşme ve İnciraltı vurgusu
İzmir’in turizmdeki büyüme hedefinin yalnızca ziyaretçi sayısına dayanmaması gerektiğini belirten Özgener, ziyaretçi başına elde edilen gelirin ve turizm faaliyetlerinin niteliğinin artırılmasını istedi.
Bergama ve Selçuk’un tarih ve inanç turizmi, Urla ve Yarımada’nın gastronomi, Bakırçay ve Küçük Menderes havzalarının ise agro-turizm ve ekoturizm açısından değerlendirilmesi önerildi. İzmir’in yılın tamamında ziyaretçi çekebilen bir destinasyona dönüşmesi için turizm rotalarının, etkinliklerin, ulaşım bağlantılarının ve uluslararası tanıtım çalışmalarının birlikte planlanması gerektiği ifade edildi.
Sunumda Çeşme Turizm Projesi’ne de destek verildi. Projenin İzmir’in turizm kapasitesini ve kent merkezli uluslararası uçuşları artırabileceği belirtildi. İnciraltı Sağlık Turizmi Projesi kapsamında ise bölgenin uzun süredir devam eden planlama sorunlarının çözülerek sağlık yatırımlarına açılması önerildi.
Gastronomi, doğa, inanç, tarım, spor ve su sporları gibi farklı turizm alanlarının ortak rotalarla birbirine bağlanması da hedefler arasında yer aldı.
Atatürk Stadı’nın yerine 50 bin kişilik stat
İzmir’in spor ve organizasyon altyapısı için hazırlanan öneriler arasında Atatürk Stadı’nın yenilenmesi de bulunuyor. 1971 Akdeniz Oyunları için inşa edilen stadın mevcut durumunun büyük organizasyonlar için yeterli olmadığını ve deprem riski taşıdığını belirten Özgener, yapının yıkılarak yerine 50 bin kişilik modern bir stadyum yapılmasını önerdi.
Yeni stadın İzmir’i 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası organizasyonunda ev sahibi kentlerden biri olma hedefi açısından önemli bir konuma taşıyabileceğini ifade etti.
Proje yalnızca stadyumla sınırlı değil. Mevcut alanın kullanılmayan bölümünde Kongre ve Sergi Sarayı ile Spor Müzesi yapılması da planlanıyor. Özgener, böyle bir yatırımın hayata geçirilmesi hâlinde Kongre ve Sergi Sarayı’nın yapımını İZTO olarak üstlenmeyi hedeflediklerini açıkladı. Kompleksin sergi, konser, lansman ve e-spor turnuvaları gibi farklı organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek şekilde tasarlanması öngörülüyor.
Körfez için kurumlar arası iş birliği çağrısı
İzmir Körfezi’nin temizliği konusunda tek bir kurumun çabasının yeterli olmayacağını belirten Özgener, merkezi yönetim ile yerel yönetimlerin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nin 2026 itibarıyla günlük 820 bin metreküp kapasiteye ulaştığını ve yaklaşık 4 milyon kişiye hizmet verdiğini aktaran Özgener, Körfez meselesinin günlük siyasi tartışmaların ötesinde, uzun vadeli bir çevre ve kent politikası olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
Atık yönetiminde de yeni yatırımlara ihtiyaç olduğunu belirten Özgener, İzmir’de günlük yaklaşık 5 bin 500 ton atık oluştuğunu, bunun yıllık yaklaşık 2 milyon tonluk bir yük anlamına geldiğini ifade etti. Atıkların ayrıştırılması, geri kazanılması ve ekonomik değere dönüştürülmesi için modern tesisler kurulmasını önerdi. Harmandalı’nın rehabilitasyonunu da bu sürecin parçası olarak değerlendirdi.
Trafik için çevre yolu, metro ve Körfez geçişi önerisi
Sunumda İzmir’in trafik sorunu da verilerle ele alındı. 2025 yılı itibarıyla kentte ortalama trafik yoğunluğunun yüzde 54,1’e ulaştığı, yoğun saatlerde ortalama hızın saatte 19,9 kilometreye kadar gerilediği belirtildi. Sürücülerin trafik nedeniyle yılda yaklaşık 112 saat kaybettiği bilgisi paylaşıldı.
Özgener, bu sorunun çözümü için İkinci Çevre Yolu ve Körfez Geçiş Projesi’nin yapım aşamasına geçirilmesini, Halkapınar-Otogar Metro Hattı’nın hayata geçirilmesini ve Karabağlar Metro Hattı’nın geliştirilmesini önerdi. Havalimanına alternatif ulaşım güzergâhları oluşturulması ve deniz ulaşımının kent içindeki payının artırılması da öneriler arasında yer aldı.
Su güvenliği için deniz suyu arıtma gündemde
İzmir’in geleceğini etkileyen başlıklardan biri olarak su güvenliğine de dikkat çekildi. Özgener, kentin kişi başına düşen su miktarı bakımından su kıtlığı yaşayan yerleşimlerden biri olduğunu ve su ihtiyacının yaklaşık yüzde 65’inin yer altı kaynaklarından karşılandığını belirtti.
İklim krizinin su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını ifade eden Özgener, tarımsal üretimde su verimliliğini yükseltecek teknolojilerin yaygınlaştırılması ve içme suyu şebekelerindeki kayıp-kaçak oranlarının azaltılması gerektiğini söyledi.
Bunların yanı sıra deniz suyunun arıtılarak kullanılması seçeneğinin de değerlendirilmesini isteyen Özgener, merkezi ve yerel yönetimlerin bu konuda ortak çalışma başlatması çağrısında bulundu.
İZTO’dan yapay zekâ destekli yatırım simülasyonu
İZTO’nun 2027-2030 döneminde doğrudan hayata geçirmeyi planladığı projeler arasında Kamu Hizmetleri Ofisi, İkiz Dönüşüm Merkezi ve İZTO Future Lab öne çıktı.
Kamu Hizmetleri Ofisi ile üyelerin bakanlıkların il müdürlükleri, SGK, vergi daireleri ve İŞKUR gibi kurumlarla yürüttüğü işlemlerin Oda bünyesinde kolaylaştırılması hedefleniyor.
İkiz Dönüşüm Merkezi'nin ise özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin enerji verimliliği, karbon yönetimi, dijitalleşme, yapay zekâ ve yeni üretim teknolojilerine uyum sağlamasına destek vermesi planlanıyor.
İZTO Future Lab projesiyle işletmelerin deprem, doğal afet, ekonomik kriz, enerji kesintisi ve tedarik zinciri sorunları gibi farklı senaryolara karşı dayanıklılığı ölçülecek. Yapay zekâ destekli sistem üzerinden firmaların karşılaşabileceği riskler ve olası kayıplar analiz edilecek. İşletmelere özel dayanıklılık karneleri ve eylem planları hazırlanmasının yanı sıra yeni fabrika, üretim hattı veya kapasite artırımı yatırımlarının dijital ortamda önceden simüle edilmesi amaçlanıyor.
Ekonomik araştırma merkezi ve yeni eğitim yatırımları
İZTO bünyesinde kurulması planlanan Stratejik ve Ekonomik Araştırmalar Merkezi ile yapay zekâ, dijital teknolojiler, küresel ekonomik eğilimler, sektörel gelişmeler ve jeopolitik riskler üzerine çalışmalar yürütülecek. Endeks İzmir Platformu aracılığıyla da kent ekonomisine ilişkin sektör bazlı göstergelerin paylaşılması hedefleniyor.
Eğitim ve sosyal sorumluluk alanında ise İzmir Ekonomi Üniversitesi'nin Güzelbahçe Kampüsü'nün tamamlanmasının ardından Balçova Kampüsü'nün bir bölümünde İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi kurulması planlanıyor. Ayrıca İZTO Vakfı Koleji aracılığıyla ilk ve ortaöğretim düzeyinde uluslararası standartlarda eğitim verecek yeni bir kurumun İzmir'e kazandırılması hedefleniyor.
İZTO'nun uluslararası hedefleri arasında İzmir Enternasyonal Fuarı'nın 2031 yılında kutlanacak 100'üncü yılı kapsamında Dünya Odalar Kongresi'ne ev sahipliği yapmak da bulunuyor. Odanın, TOBB ile koordineli biçimde 2031 yılı için adaylık başvurusu yapmayı planladığı belirtildi.
İzmir'in Levanten mirasını uluslararası alanda tanıtmak amacıyla Selanik, Beyrut ve İskenderiye ile ortak kültür rotası oluşturulması; Agamemnon Kaplıcaları başta olmak üzere kentin termal mirasının Avrupa Tarihi Termal Kentler Kültür Rotası'na dahil edilmesi için de çalışma yürütülmesi öngörülüyor.
Güzelbahçe Kampüsü için 120 milyon dolarlık yatırım
Özgener, İzmir Ekonomi Üniversitesi'nin 25'inci yılında eğitim yatırımlarına ilişkin bilgileri de paylaştı. Güzelbahçe Kampüsü'nün toplam yatırım maliyetinin 120 milyon dolar olduğunu ve projenin üniversitenin öz kaynaklarıyla finanse edildiğini belirtti.
Toplam 173 bin metrekare kapalı alana sahip olması planlanan kampüsün ilk etabının 68 bin metrekare olacağını aktaran Özgener, bu bölümün 2027 yılının ikinci yarısında hizmete açılmasının hedeflendiğini söyledi. Kampüste dersliklerin yanı sıra araştırma-geliştirme merkezleri, yaklaşık 9 bin metrekarelik kütüphane ve öğrenci merkezi bulunacak.
Üniversitenin hedefleri arasında Türkiye’deki vakıf üniversiteleri arasında ilk sıraya yükselmek ve dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasına girmek de yer aldı.
“İzmir’in geleceğini birbirimizden beklemeyelim”
Sunumunun sonunda İzmir’in geleceğine ilişkin projelerin tek bir kurumun çabasıyla hayata geçirilemeyeceğini vurgulayan Özgener, merkezi yönetim, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek kuruluşları, iş dünyası ve sivil toplumun birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.
İZTO’nun gerektiğinde öncülük eden, gerektiğinde destek veren ve her koşulda sorumluluk üstlenen bir kurum olmayı sürdüreceğini belirten Özgener, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“İzmir'in geleceğini birbirimizden beklemeyelim. Birlikte üstlenelim, birlikte çalışalım, birlikte başaralım. Gücümüzü ortak aklımızdan, cesaretimizi ortak irademizden alalım. Ve hep birlikte, geçmişinden aldığı güçle geleceğe yön veren bir İzmir yaratalım. Çünkü ortak aklımız yolumuzu aydınlatacak. Ortak irademiz o yolu açacak.”