<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Sağlık</title>
         <link>https://www.habermetropol.com/saglik/</link>
         <description></description><item>
			<title>Anneye yalnız değilsin, bebeğe hoş geldin desteği</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, gebelik sürecinden itibaren ailelerin kapısını çalıyor. Uzman ekipler sağlık, beslenme ve gelişim desteği verirken yeni doğan bebekler de “Hoş Geldin Bebek” paketiyle karşılanıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gözlerini İzmir’de dünyaya açan bebekler, anne karnından itibaren İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğini yanında hissediyor. Hem annelerin hem de bebeklerin iyi olma halini desteklemek amacıyla pek çok çalışma yürüten İzmir Büyükşehir Belediyesi, Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı İzmir95 Erken Çocukluk Birimi ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın Hoş Geldin Bebek projesiyle anne ve bebeklere katkı sağlıyor. Ailelere gebeliğin 7. ayından başlayarak bebek bir yaşına gelene kadar ev ziyaretleri gerçekleştirilirken bu ziyaretlerde beslenme desteğinden emzirme danışmanlığına; ağız ve diş sağlığı desteğinden ilk yardım bilgilendirmelerine ve ev kazalarından korunmaya kadar pek çok konuda rehberlik sunuluyor. Hoş Geldin Bebek projesi kapsamında ise yeni doğum yapan anneye, içinde bebek bezi, bebek şampuanı, bebek havlusu gibi ürünlerin yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın mesajının yer aldığı anı defterinin bulunduğu paket hediye ediliyor. İzmir95 ve Hoş Geldin Bebek desteklerinden yararlanan anneler, bu zor ama güzel süreçte verilen destek nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyor.

“İlk andan itibaren destek verildi”

2 aylık Elif Ada’nın annesi Azime Cevahir, “İzmir Büyükşehir Belediyesi, çocuğumun gelişimi için ilk andan itibaren destek verdi. Bebek karnımdayken ne hissettiğimi sordular, doğduktan sonra nasıl emzireceğimi, nasıl besleneceğimi, bebeğin duygularını nasıl anlayacağımı anlattılar. Psikolog, diyetisyen, hemşire geldi, çok güzel eğitimler aldım. Ev kazalarına karşı ve ilk yardımla ilgili de bilgilendirildim. Ayrıca bebeğime hediye paketi de verildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, hamileliğimden itibaren hem benim hem de bebeğimin daha sağlıklı olması için müthiş bir destek veriyor. Bu hizmeti tüm ailelerin almasını isterim. Biz ne kadar gelişirsek bebek de o kadar iyi ve mutlu hisseder. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden sadece bebeğimiz için değil, kendimiz için de destek alıyoruz. Büyükşehir Belediyesi’ne tekrar tekrar teşekkür ediyoruz” dedi.

“Bilmediğimiz konuları öğrendik”

2 haftalık Arya’nın annesi Rabia Bahadır da “Hamileliğimden itibaren İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri ziyaretimize geliyor. Ziyaretlerde bize bilgiler verdiler, bebekle ilgili bazı konuları bize öğrettiler. Doğumdan sonra da bebeğimin gelişimi ile ilgili eğitimler verildi. Hoş Geldin Bebek paketi hediye edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz. Sayelerinde bilmediğimiz konuları öğrendik. Zor süreçte bize yardımcı oldular. Bu da bizim için faydalı oldu” diye konuştu.

Bebeklere 30 ilçede “hoş geldin” hediyesi

0-3 ay arası bebeği olan ihtiyaç sahibi ailelere katkı sağlamak amacıyla başlatılan “Hoş Geldin Bebek” paketi dağıtımı, Sosyal Hizmetler ve Yardımlar Şube Müdürlüğü tarafından yapılıyor. 30 ilçede devam eden proje kapsamında ailelere bebek bezi, bebek şampuanı, ıslak mendil, ağız temizleme mendili, bebek zıbın seti, banyo havlusu, alt açma örtüsü, bebek müslin örtü ve anı defteri bulunan bebek çantası desteği sağlanıyor.

Ev ziyaretleri ile “iyi bir başlangıç”

“İyi bir başlangıç her çocuğun hakkı” düşüncesinden hareketle çalışmalarını sürdüren Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü İzmir95 Erken Çocukluk Birimi, 0-12 ay arasında Ev Ziyareti Temelli Ebeveyn Rehberliği Programı’na katılan ailelere gebeliğin 7. ayından başlayarak bebek bir yaşına gelene kadar ev ziyaretleri gerçekleştiriyor. Doğum öncesi 7, 8 ve 9. aylarda üç defa ve doğumdan sonra iki haftada bir olmak üzere bebek bir yaşına gelene kadar toplamda 27 defa aile ile görüşülüyor. Bu görüşmelerde ev ziyaretçileri bebeğin sağlıklı büyümesi için gerekli bilgilendirmeleri yapıyor, ailelere bebeğin gelişimini destekleyen oyunları ve kitapları tanıtıyor, önerilen etkinlikleri bebek ve anne ile birlikte gerçekleştiriyor. Ziyaretlerde, özellikle annelere yönelik psikolojik danışmanlık hizmeti de veriliyor.

Emzirme danışmanlığı, ev kazalarından korunma, ilk yardım…

Birim, ebe-hemşire tarafından yürütülen emzirme danışmanlığı hizmetinde anne sütü, emzirme, bebek ve lohusa bakımı gibi annelerin ihtiyaç duyduğu konularda ev ziyaretleri ve çevrimiçi görüşmeler yapıyor. Çocukların sağlıklı ve güvenli bir ortamda büyümelerini desteklemek amacıyla da ailelere yönelik ilk yardım, ev kazalarından korunma ve ağız-diş sağlığı konularında bilgilendirme çalışmaları yürütülüyor. Özellikle 0-3 yaş döneminde sık karşılaşılabilen düşme, yanık, boğulma, zehirlenme ve yabancı cisim yutma gibi ev kazalarına karşı alınabilecek önlemler hakkında aileler bilgilendirilirken, acil durumlarda uygulanabilecek temel ilk yardım bilgileri paylaşılıyor. Ayrıca ev ziyaretleri sırasında çocukların ağız ve diş sağlığının korunmasına yönelik bilgilendirmeler yapılıyor, yaşa uygun ağız bakım alışkanlıkları, diş çürüklerinin önlenmesi ve düzenli diş hekimi kontrollerinin önemi konusunda ailelere rehberlik ediliyor.

Sağlıklı beslenme bilgileri paylaşılıyor

Gerçekleştirilen ev ziyaretleri, seminerler ve bireysel görüşmeler aracılığıyla anne adayları ve lohusalara sağlıklı ve dengeli beslenme, yeterli sıvı tüketimi, anne sütünü destekleyen beslenme alışkanlıkları ve bu dönemde dikkat edilmesi gereken temel konular hakkında bilgilendirmeler yapılıyor. Bebeklerin ilk altı ay yalnızca anne sütü ile beslenmesinin önemi vurgulanırken, 6. aydan itibaren başlayan ek gıdaya geçiş sürecinde de ailelerin yanında olunmaya devam ediliyor. Yaşa uygun besin seçimi, güvenli ek gıda uygulamaları, öğün planlaması ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması konularında ailelere rehberlik edilerek çocukların sağlıklı büyüme ve gelişimleri destekleniyor. Ev ziyaretleri Konak, Bayraklı, Bornova, Buca, Karabağlar ve Çiğli ilçelerinde gerçekleştiriliyor.

Atölye ve seminerler

13-36 Ay arasında Merkez Temelli Ebeveyn Rehberliği Programı kapsamında ise bebek bir yaşına geldikten sonra merkezlerde çalışma devam ediyor. Anne ve bebeklerden oluşan 4-5 kişilik gruplarla, 13 ay ve sonrasındaki çocukların fiziksel, sosyal ve duygusal gelişim ihtiyaçları konuşuluyor. Programla birlikte annelerin sosyalleşme ve sosyal destek ihtiyaçları destekleniyor. Temel Mesaj Atölyeleri ile de 0-3 yaş arasındaki çocukların ailelerine ve çevrelerine, çocuğun gelişimiyle ilgili altı temel mesajın iletilmesi ve bu mesajların etkinliklerle hayata geçirilmesi sağlanıyor. “Sevginizi Gösterin”, “Onunla Konuşun”, “Birlikte Oyun Oynayın”, “Sayın, Eşleştirin, Sıralayın”, “Onunla Okuyun”, “Kendinize İyi Bakın”dan oluşan altı temel mesaj etrafında çocuğun en hızlı geliştiği dönemi, ailelerin en verimli şekilde geçirmelerine destek olunuyor. İzmir95 Erken Çocukluk Birimi’, 0-3 yaş dönemindeki bebekleri ve ebeveynlerini kapsayan “Uyku, Beslenme, Oyun, Bağlanma, Tuvalet Eğitimi, Ekran Zamanı ve Ev Kazaları” gibi ailelerin en çok ihtiyaç duyduğu konularda seminerler de düzenliyor. Bu hizmetler, İzmir’in tüm ilçelerinde veriliyor.

Hem İzmir95 Erken Çocukluk Birimi çalışmalarından hem de Hoş Geldin Bebek paketi desteğinden yararlanmak için https://bizvariz.izmir.bel.tr/ adresi üzerinden başvuruda bulunulabiliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/07/anneye-yalniz-degilsin-bebege-hos-geldin-destegi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/07/anneye-yalniz-degilsin-bebege-hos-geldin-destegi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/07/anneye-yalniz-degilsin-bebege-hos-geldin-destegi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/07/anneye-yalniz-degilsin-bebege-hos-geldin-destegi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/anneye-yalniz-degilsin-bebege-hos-geldin-destegi/5052/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:53:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Annelere güvenli doğum dersi</title>
			<description><![CDATA[Eşrefpaşa Hastanesi’ndeki Gebe Okulu’nda anne adayları kulaktan dolma bilgiler yerine uzmanlardan eğitim alıyor. Psikolog, diyetisyen, fizyoterapist, ebe ve hekimlerin görev aldığı program, doğum kaygısını azaltmayı hedefliyor. Yeni program için kayıtlar da başladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği bünyesinde açılan Gebe Okulu; hekim, ebe ve hemşireler eşliğinde 20 haftalık gebelere, lohusalara ve baba adaylarına yönelik kapsamlı bir eğitim programı sunuyor. Okulda gebelik süreci, doğum, doğum sonrası bebek bakımı, emzirme danışmanlığı gibi pek çok konuda bilgi verilirken, anne adayları ve yeni doğum yapan annelerin ruhsal ve fiziksel olarak sürece hazırlanması için psikolojik destek ve diyetisyen desteği, ağız ve diş sağlığı muayenesi, pilates ve yoga gibi hizmetler de veriliyor. Üç haftalık eğitim sürecinin ardından katılımcılara mezuniyet belgeleri takdim ediliyor. Gebe Okulu’na gitmek isteyenler için kayıt süreci de yeniden başladı.

Doğuma hazırlanıyorlar

Gebe Okulu hakkında bilgi veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Hilal Elbi, “Anne adaylarını gebelik, doğum ve lohusalık süreçlerine hem fiziksel hem de psikolojik olarak hazırlayan kapsamlı bir eğitim programı veriyoruz. Bu eğitim programı; doğuma hazırlık, yeni doğan bakımı, emzirme, lohusalık dönemlerine ait bilgileri içeriyor. Beslenme konusunda diyetisyenimiz devreye girerken, gebelik, doğum ve lohusalık eğitimlerini ebe ve hekimler veriyor. Egzersizleri fizyoterapistimiz yaptırıyor, diş muayeneleri diş hekimlerimiz tarafından yapılıyor. Ayrıca gebelik ve doğum süreci için psikolog hizmeti veriliyor. Gebe Okulu’nun asıl amacı, anne ve baba adaylarını kendine güvenen ebeveynler olarak doğuma hazırlamak. Geri bildirimler de olumlu oluyor. Anne adayları; çok memnun kaldıklarını, bilgilendiklerini, kendilerini güvende hissettiklerini söylüyor. Korkularla, bilinmezliklerle doğuma girmektense burada gebeliğin ve doğumun aşamalarını, doğumun nasıl gerçekleşebileceğini, nelerle karşılaşabileceklerini, nasıl emzireceklerini öğreniyorlar. Anne ve baba adayları ile lohusalar, Gebe Polikliniği üzerinden Gebe Okulu’na başvuruda bulunabiliyor” bilgisini verdi.

“Gebe Okulu’nu tavsiye ediyorum”

Eğitimlere katılan 30 haftalık hamile Tuğba Karasan, “Kendimi gebelik ve doğum konusunda bilinçlendirmek istedim. O yüzden Eşrefpaşa Hastanesi Gebe Okulu’na kaydımı yaptırdım. İki haftadır geliyorum. Çok etkili bilgiler öğrendim. Stresimi daha iyi yöneteceğim bilgiler edindim. Bazı şeyler dışarıdan bakıldığı kadar kolay olmuyor. Burada bizzat görerek, sorarak ve uygulamalı yaparak öğrendiğimiz için gerçekten bebeğimize bakıyor duygusunu hissedebiliyoruz. Birebir eğitimin farkını görüyoruz. Anne adaylarına, hem bilinçli anne olmaları adına hem de çocuklarını daha iyi bir şekilde korumaları adına Gebe Okulu’nu tavsiye ediyorum” diye konuştu.

“Kendimizi güvende hissediyoruz”

22 haftalık hamile Merve Avşar da “Gebelik sürecinde bilgi edinme amaçlı araştırma içindeydim. Buraya muayeneye geldiğimde Gebe Okulu’ndan bahsettiler. Hastane temiz ve düzenliydi ve buraya gelmeyi tercih ettim. Eğitimlerde bizimle çok ilgileniyorlar. Burada bebeğin bakımını, onu emzirmeyi, yıkamayı öğreniyoruz. Dışarıdan çok kolay gibi geliyor ama neticede küçücük bir can ve bunları en başından öğrenmek çok farklı bir duygu. Buraya aslında en başta kendimiz için geliyoruz. Önce kendi duygularını yönetmen gerekiyor. Kendini iyi ve yeterli hissedersen zaten bebeğe de yeterli gelirsin ve onu sağlıklı büyütürsün. Dışarıdan öğrendiğimiz bilgilerle burada öğrendiğimiz bilgiler arasında çok fark var. Kulaktan dolma bilgilerle değil uzmanlardan bilgi edindiğimizde içimiz daha rahat oluyor, kendimizi güvende hissediyoruz” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/07/annelere-guvenli-dogum-dersi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/07/annelere-guvenli-dogum-dersi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/07/annelere-guvenli-dogum-dersi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/07/annelere-guvenli-dogum-dersi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/annelere-guvenli-dogum-dersi/5032/</link>
			<pubDate>Wed, 08 Jul 2026 11:00:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>36 kilo verip herkesi şaşırttı</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, 97 kilodan 61 kiloya düştü. “Sen diyetisyen olamazsın” sözlerine inat 16 ayda 36 kilo veren Demirkan, bugün hastalarının ilham kaynağı oldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, çocukluk yıllarından beri mücadele ettiği fazla kilolarından 16 ayda kurtuldu. 97 kiloyla başladığı yolculukta 36 kilo vererek 61 kiloya düşen Demirkan, bir zamanlar kendisine yöneltilen “Sen diyetisyen olamazsın” sözlerini bugün başarı hikayesine dönüştürdü. Hastalarının artık “Ama burada şişman bir diyetisyen vardı” diyerek şaşkınlık yaşadığını söyleyen Demirkan, sağlıklı kilo vermenin sırrının sabır, disiplin ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarında saklı olduğunu anlattı.

“Sen diyetisyen olamazsın” diyenler oldu
Fazla kilolarla küçük yaşlarda tanışan Demirkan, yıllarca diyet yapıp bıraktığını anlattı. Çocukluğundan beri kilo problemi yaşadığını belirten Demirkan, “Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Üniversite yıllarında önce gıda teknolojisi eğitimi aldım. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime ‘Seni bu dertten kurtaracağım’ dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. ‘Kelin ilacı olsa başına sürer’, ‘Sen diyetisyen olamazsın’ diyenler oldu” ifadelerini kullandı.

97 kiloyla başlayan dönüşüm
Uzun yıllar kilosunu çok önemsemediğini söyleyen Demirkan, sağlık sorunlarının ortaya çıkmasıyla birlikte yaşamında köklü bir değişiklik yapmaya karar verdiğini belirterek, “Tiroidle ilgili bazı sağlık sorunları yaşamaya başladım. Bir aile düğünü öncesinde kardeşimle birlikte diyet yapmaya karar verdik. Başlangıçta küçük adımlarla ilerledik, ancak zamanla bu süreç bir yaşam değişikliğine dönüştü. 97 kiloyla başladığım yolculukta yaklaşık 16-17 ayın sonunda 61 kiloya düştüm. Eski hastalarım geldiğinde beni tanımakta zorlanıyor ve ‘Ama burada şişman bir diyetisyen vardı’ diyorlar. Ben de ‘Evet, o bendim’ diye yanıt veriyorum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla ‘Nasıl yaptınız?’ diye soruyorlar” dedi.

Salçalı makarna için ağlayarak uyudu
Kilo verme sürecinde birçok kişinin kendisine ameliyat ya da zayıflama iğnesi kullanıp kullanmadığını sorduğunu belirten Demirkan, başarısının arkasında yalnızca sağlıklı beslenme ve düzenli spor olduğunu söyledi. Demirkan, “Ne mide ameliyatı oldum ne mide balonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Kendi hazırladığım beslenme programına sadık kaldım ve düzenli olarak spor yaptım. Bir gece sadece salçalı makarna yemek istediğim için ağlayarak uyudum. Evde makarna da yoğurt da vardı. İstesem kalkıp yiyebilirdim. Ama kendime bir söz vermiştim. Yemedim ve uyudum. Ertesi sabah programıma kaldığım yerden devam ettim. ‘Artık yapamıyorum’ dediğim çok zaman oldu. Ancak ailem, arkadaşlarım ve doktor meslektaşlarım bana sürekli destek verdi. Bazen insanın yanında kendisine inanan insanların olması her şeyden daha önemli” dedi.

“Diyetisyen sadece kilo verdirmez”
Toplumda diyetisyenlik mesleğinin çoğu zaman yalnızca kilo verme ile ilişkilendirildiğini belirten Demirkan, hastanede çok farklı sağlık sorunları bulunan hastalara da hizmet verdiklerini vurguladı. Demirkan, “Diyetisyen denince insanların aklına ilk olarak zayıflamak geliyor. Oysa biz sadece kilo vermek isteyen kişilerle çalışmıyoruz. Diyabet, kolesterol ve gut hastalarının yanı sıra nöroloji ve yoğun bakım servislerinde tedavi gören hastalara da beslenme desteği sağlıyoruz. Bizim görevimiz yalnızca kilo verdirmek değil, bireylere sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazandırmak” dedi.

“Zayıflama iğneleri uzman hekim kontrolünde kullanılmalı”
Son dönemde yaygınlaşan zayıflama iğnelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demirkan, bu tür ilaçların mutlaka uzman hekim kontrolünde ve gerekli tahliller yapıldıktan sonra kullanılması gerektiğini vurguladı. Demirkan, “Bu yöntemlere karşı değiliz. Ancak kişilerin bu ilaçları eczaneden temin ederek kendi başlarına kullanmalarını doğru bulmuyoruz. Öncelikle kan tahlilleri yapılmalı, kişinin sağlık geçmişi ayrıntılı şekilde değerlendirilmeli ve tedavi süreci uzman hekimler tarafından planlanmalıdır. Ayrıca bu süreç, diyetisyenlerin yürüteceği beslenme takibiyle desteklenmelidir. Ben ise ailemde bulunan bazı kanser öyküleri ve yaşadığım tiroid sorunları nedeniyle bu yöntemlerden uzak durmayı tercih ettim” dedi.

“Kilo vermek değil, korumak zor”
Bugün artık “diyet” sürecinden çok “koruma” döneminde olduğunu söyleyen Demirkan, asıl mücadelenin verilen kiloları koruyabilmek olduğunu vurguladı. Demirkan, “İnsanlar hedef kiloya ulaştıklarında sürecin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç bundan sonra başlıyor. Ben bugün dikkat etmeyi bıraksam verdiğim kiloların önemli bir kısmını geri alabilirim. Ameliyat, mide balonu ya da zayıflama iğnesi kullanan kişiler için de durum farklı değil; beslenme düzeni değiştirilmediği sürece verilen kilolar geri dönebiliyor. Önemli olan sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak. Diyet ve spor, emek isteyen ama süreklilik gerektiren süreçlerdir. Uzun süre çaba gösterilir, ancak bırakıldığında geri dönüşler başlayabilir. Bu nedenle önemli olan kısa süreli diyetler değil, ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıklar kazanmaktır. Benim bu süreçte öğrendiğim en önemli şey de bu oldu” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/06/36-kilo-verip-herkesi-sasirtti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/06/36-kilo-verip-herkesi-sasirtti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/06/36-kilo-verip-herkesi-sasirtti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/06/36-kilo-verip-herkesi-sasirtti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/36-kilo-verip-herkesi-sasirtti/4951/</link>
			<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:13:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Büyükşehir'den ikinci Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi</title>
			<description><![CDATA[Konak Center'da yer alan İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezi'nde (İZSEM) açtığı Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi'nde ücretsiz ve anonim olarak HIV, Hepatit C, Hepatit B ve sifiliz (frengi) test hizmeti veren İzmir Büyükşehir Belediyesi, aynı hizmeti Küçük Çiğli'de bulunan İZSEM bünyesinde de yürütecek.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı, Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi sayısını ikiye çıkardı. İlki İZSEM Konak Center'da faaliyete geçen merkezin ikincisi İZSEM Küçük Çiğli'de çalışmalarına başladı. Merkezlerde ücretsiz ve anonim şekilde HIV, Hepatit C, Hepatit B ve sifiliz (frengi) testleri yapılıyor. Detaylı bilgi ve randevu için 0232 294 22 47 numaralı telefon aranabiliyor.

Gizlilik esasıyla çalışılıyor

Gizlilik esasıyla çalışan merkezde, danışanların kimlik bilgileri alınmıyor ve herhangi bir sosyal güvence de aranmıyor. Parmak ucundan alınan bir damla kan ile yapılan testin sonucu, yaklaşık 20 dakika içinde kişiye bildiriliyor. İlk tanı testi sonucuna göre pozitif şüphesi duyulan hasta, hastanelere yönlendiriliyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında yürütülen çalışma, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar hakkında danışmanlık hizmetini de kapsıyor. Uzman sağlık personelinin verdiği danışmanlık hizmeti, testi yaptıran kişilerin sorularını yanıtlayarak erken teşhis ve tedavi sürecine destek oluyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/06/buyuksehir-den-ikinci-gonullu-danismanlik-ve-test-merkezi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/06/buyuksehir-den-ikinci-gonullu-danismanlik-ve-test-merkezi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/06/buyuksehir-den-ikinci-gonullu-danismanlik-ve-test-merkezi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/06/buyuksehir-den-ikinci-gonullu-danismanlik-ve-test-merkezi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/buyuksehir-den-ikinci-gonullu-danismanlik-ve-test-merkezi/4914/</link>
			<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 10:16:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>El Cerrahisi Uzmanı Dr. Savran’dan ‘Acemi Kasap’ Uyarısı “ </title>
			<description><![CDATA[Kurban Bayramı öncesinde vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı, El Cerrahisi Yan Dal Uzmanı Op. Dr. Ahmet Savran, bayram döneminin el cerrahisinin en yoğun zamanlarından biri olduğunu söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kurban kesimi sırasında yaşanan dikkatsizliklerin ciddi yaralanmalara yol açtığını belirten Savran, özellikle el ve parmak kesilerinde her yıl büyük artış yaşandığına dikkat çekti.
“Kurban Bayramı geldiğinde adeta el kesisi salgını yaşanıyor” diyen Savran, sağlık çalışanlarının bu döneme özel hazırlık yaptığını ifade etti. Savran, “Kurban Bayramı, el cerrahisinin en yoğun olduğu dönemlerden biridir. Bu süreçte izinler iptal edilir, gerekli malzemeler ve cerrahi setler hazırlanır. Sağlığın her alanında olduğu gibi burada da koruyucu hekimlik büyük önem taşıyor” dedi.
Vatandaşların kurban kesimini mutlaka işin uzmanına bırakması gerektiğini vurgulayan Savran, profesyonel kasaplarla çalışılmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Kurban kesimi yapan kişilerin koruyucu eldiven kullanması gerektiğini belirten Savran, profesyonel kesim alanlarında tetanoz aşısının da ihmal edilmediğini kaydetti.
Olası yaralanmalarda zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade eden Savran, kopan uzuvların doğru şekilde taşınmasının tedavi sürecinde büyük önem taşıdığını belirtti.
Savran, “Bir yaralanma olduğunda en yakın acil servise başvurulmalıdır. Eğer parmak kopması varsa, kopan parçanın uygun koşullarda taşınması gerekir” diye konuştu.

 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/05/el-cerrahisi-uzmani-dr-savran-dan-acemi-kasap-uyarisi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/05/el-cerrahisi-uzmani-dr-savran-dan-acemi-kasap-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/05/el-cerrahisi-uzmani-dr-savran-dan-acemi-kasap-uyarisi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/05/el-cerrahisi-uzmani-dr-savran-dan-acemi-kasap-uyarisi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/el-cerrahisi-uzmani-dr-savran-dan-acemi-kasap-uyarisi/4910/</link>
			<pubDate>Mon, 25 May 2026 09:49:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bahar Alerjisine Dikkat</title>
			<description><![CDATA[Özel ENTO Kulak Burun Boğaz Cerrahi Tıp Merkezi’nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Süreyya Paksoy, toplumda “bahar alerjisi” olarak bilinen durumun yalnızca ilkbaharla sınırlı olmadığını belirtti. Alerjiye yol açan polenlerin türüne göre ilkbahar, yaz ve sonbahar aylarında da yayılabildiğini belirten Dr. Paksoy, “Çayır ve çimen polenleri genellikle Nisan ile Temmuz ayları arasında yoğunlaşırken, ağaç polenleri daha çok ilkbaharda yayılıyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yabani ot polenleri ise Temmuz ile Eylül ayları arasında görülüyor” diye konuştu. 
Alerjinin ortaya çıkabilmesi için genetik yatkınlık ile çevresel faktörlerin bir araya gelmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Paksoy, alerjenlerin vücuda farklı yollarla girebildiğini belirterek şunları söyledi:  “Besinler ve ilaçlar ağız yoluyla, böcek ısırıkları ve deterjan, şampuan gibi kimyasallar cilt yoluyla; polenler, ev tozu akarları, küf mantarları, hayvan epitelleri ve bazı kokular ise solunum yoluyla vücuda alınıyor. Bu durum; alerjik nezle, alerjik astım, ürtiker, alerjik konjonktivit, egzama ve bebeklerde besin alerjisi gibi farklı hastalık tablolarına yol açabiliyor. Alerjik reaksiyonlarda gözlerde sulanma, kızarıklık ve çapaklanma; burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve kaşıntısı; sık hapşırma, boğazda gıcıklanma ve damakta kaşıntı gibi belirtiler görülebiliyor. Bazı çocuklarda bu tabloya astım da eşlik edebiliyor. Astım geliştiğinde ise öksürük, hırıltı ve nefes darlığı gibi şikâyetler ortaya çıkabiliyor.”
Tanı ve Tedavi Süreci
Alerjinin tanısında hasta öyküsü ve fizik muayenenin büyük önem taşıdığını belirten Dr. Paksoy, tanıyı desteklemek için alerji testlerinden de yararlanıldığını söyleyerek, “Kandan yapılan spesifik IgE testlerinin yanı sıra deri testleri de uygulanıyor. Deri testinde cilt yüzeyine küçük bir delik açılarak alerjen damlatılıyor ve yaklaşık 15 dakika sonra oluşan kızarıklık ile şişlik değerlendiriliyor. Üç milimetre veya daha büyük reaksiyonlar pozitif kabul ediliyor. Testin pozitif çıkması alerjiyi büyük ölçüde doğrularken, negatif sonuç alerjiyi kesin olarak dışlamıyor. Bu nedenle en önemli gösterge çocuğun klinik belirtileri oluyor. Erken alerjik reaksiyonlar genellikle yarım saat ile bir saat içinde, geç reaksiyonlar ise 6–12 saat sonra ortaya çıkıyor” dedi.
Rüzgarlı Havada Maske Takılması Gerekiyor 
Tedavide temel hedefin belirtileri kontrol altına almak olduğunu belirten Dr. Paksoy, “Alerjiyi tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da doğru tanı, uygun korunma önlemleri ve düzenli tedavi ile hastaların yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabiliyor. Alerjik nezle ile başlayan süreç bazı çocuklarda astıma ilerleyebiliyor. Bu nedenle alerjik nezlenin erken dönemde doğru şekilde tedavi edilmesi büyük önem taşıyor. Tedavide genellikle ağızdan ilaçlar, burun spreyleri ve göz damlaları kullanılıyor. Astımın eşlik ettiği durumlarda ise solunum yoluyla uygulanan spreyler veya buhar makinesi ile verilen nebülize ilaçlardan  yararlanılıyor. Bazı hastalarda alerji aşıları uygulanıyor; ancak bu yalnızca kaçınmanın mümkün olmadığı ve ilaç tedavisine yanıt alınamayan durumlarda tercih ediliyor” şeklinde konuştu. Alerjik hastalıklarda korunmanın da tedavinin önemli bir parçası olduğunu hatırlatan Dr. Paksoy, “Polenlerin yoğun olduğu sabah 05.00–10.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması, illa çıkılacaksa rüzgârlı havada maske takılması gerekiyor. Evlerin sabah erken saatlerde değil öğle saatlerinde havalandırılması, rüzgârlı havalarda açık hava aktivitelerinden kaçınılması öneriliyor. Dışarıdan eve gelindiğinde yüzün yıkanması ve mümkünse duş alınması yararlı oluyor. Evde ve araçta polen filtreli klima kullanılması, çamaşırların dışarıda değil içeride kurutulması ve açık havada güneş gözlüğü ve şapka takılması polen temasını azaltmaya yardımcı oluyor” dedi.
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/05/bahar-alerjisine-dikkat.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/05/bahar-alerjisine-dikkat.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/05/bahar-alerjisine-dikkat_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/05/bahar-alerjisine-dikkat.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/bahar-alerjisine-dikkat/4894/</link>
			<pubDate>Mon, 18 May 2026 14:46:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>“Türkiye’ye örnek olacak sağlık sistemi kuracağız”</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin 12 Mayıs Hemşireler Günü kapsamında düzenlediği “Geçmişten Geleceğe Hemşirelik: Kimlik, Güç, Dönüşüm” panelinde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, hemşirelik mesleğinin hak ettiği değeri görmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Eşrefpaşa Hastanesi’ni Türkiye’ye örnek olacak bir sağlık modeli haline getirme hedeflerini dile getiren Tugay, “Huzur ve güven içinde çalışılan, nitelikli sağlık hizmeti sunan bir sistem kurmak için ne gerekiyorsa yapacağız” dedi.

Türkiye’nin ilk ve tek belediye hastanesi olan Eşrefpaşa Hastanesi, 12 Mayıs Hemşireler Günü’nü Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen “Geçmişten Geleceğe Hemşirelik: Kimlik, Güç, Dönüşüm” paneli ile kutladı. Etkinliğe eşi Öznur Tugay ile katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, hemşirelik mesleğine katkılarından dolayı Prof. Dr. İnci Erefe, Prof. Dr. Zeynep Conk ve Prof. Dr. Candan Öztürk’e yaşam boyu onur ödülü verdi. İnci Erefe Onur Ödülü de Eşrefpaşa Hastanesi’nde daha önceki yıllarda başhemşirelik yapmış olan Tülin Topuzoğlu’na takdim edildi.

“Ne gerekiyorsa yapacağız”

Panelin açılış konuşmasını yapan Başkan Tugay, Eşrefpaşa Hastanesi’nde tüm ekibin özveriyle çalıştığını belirterek, “Tabii ki daha iyisini hep birlikte sağlayacağız. Sadece İzmir için değil, Türkiye’ye örnek olacak bir sağlık hizmetini, huzur ve güven içinde çalışılan bir hastane ortamını kurmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Bu bizim için çok önemli. ‘Burası belediyenin Eşrefpaşa Hastanesi, hastane böyle olur; çalışanlar böyle huzurlu olur, böyle hizmet verir’ demek istiyoruz. Bizim idealimiz budur” diye konuştu.

“Hakkı tam olarak teslim edilmemiş bir meslek”

Hekimlik yaptığı dönemde hemşirelerin zor şartlarda çalıştığını gözlemlediğini belirten Başkan Tugay, eşi Öznur Tugay’ın da hemşire olduğunu söyledi. Tugay, “Bu meslek bizi bir araya getirdi, bu nedenle hayatımızda özel bir yeri var. Öğrencilikten meslek hayatının en ileri aşamalarına kadar birlikte çalıştığımız hemşirelerin iyi yürekli insanlar olduğuna inanıyorum. Hemşirelik, hakkı tam olarak teslim edilmemiş bir meslek. Özverili çalışmalarına rağmen çoğu zaman yeterince anlaşılmıyorlar. Hastalarla kurdukları şefkat bağı ve gösterdikleri emek çok özel. Gece gündüz hastaların yanında olan, onların ağrılarına çare olmaya çalışan ve onlara sahip çıkanlar hemşirelerdir” dedi.

“Hepsinin çözümü var”

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verilerine göre Türkiye’de bin kişiye düşen hemşire sayısının dörtten az olduğunu, ortalamanın ise dokuzun üzerinde olduğunu kaydeden Başkan Tugay, konuşmasında sağlıkta şiddet verilerine de yer verdi. 2025 yılında yapılan araştırmaya göre sağlık çalışanlarının yüzde 72’sinin sözel, yüzde 23’ünün fiziksel olarak şiddete maruz kaldığını aktaran Başkan Tugay, şunları söyledi:

“Dört sağlık çalışanından birinin şiddete maruz kaldığı bir dönem yaşıyoruz. 2025’te her 30 dakikada bir beyaz kod vakası yaşanmış. 2025’in ilk 6 ayında 8 bin 795 sağlık çalışanı şiddet nedeniyle resmi bildirimde bulunmuş. 8 bin 795 kişiyi bir araya getirelim; Beydağ ilçesi nüfusu kadar. Meslek hayatı boyunca en az bir kez şiddete uğrayan sağlık çalışanlarının oranı yüzde 69. Meslek sahiplerinin ve mağduriyet yaşayanların kendi kendine başa çıkmaya, mücadele etmeye çalıştığı durumlar. Bu sorunlar çaresiz değil, hepsinin çözümü var. Hepsiyle ilgili yapılabilecek bir şeyler, hepimize düşen sorumluluklar var. Öncelikle sahip olduğumuz bu değerin farkında olmamız lazım. Hemşirelik mesleğine kattığınız her şey için yürekten teşekkür ediyorum. Güzel yarınlar kendi kendine gelmiyor. Güzel yarınlar gerçekten mücadele etmekle geliyor. Her türlü sorun; oturduğunuz, edilgen durumda kaldığınız, haksızlığı normal gördüğünüz durumlarda büyüyerek ve artarak devam ediyor. Bu ülkenin yurttaşlarının en iyi sağlık hizmeti alma hakkı onların gerçek hakkıdır ve onlar için hizmet üreten hemşirelerimizin, doktorlarımızın, diğer sağlık çalışanlarımızın insanca çalışma şartlarına sahip olmalarına ihtiyaç var.”

“Daha güçlü bir sağlık yapısı kurmaya çalışıyoruz”

Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram ise “Sağlık hizmetleri, zor bir dönemden geçiyor. Kalabalık hastaneler, giderek ağırlaşan çalışma koşulları, yorgunluklarımız, bazen görünmez hale gelen emeğimiz ve geleceğe dair taşıdığımız kaygılar, meslek hayatımızın ruhunu zorlayan ağır bir yük oluşturuyor. Ancak tam da böyle zamanlarda birbirimize sahip çıkmanın, aynı değerlere tutunmanın ve mesleklerimizin özündeki insan sevgisini hatırlamanın çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Çünkü sağlık hizmeti yalnız bilgiyle, teknolojiyle ve modern binalarla değil vicdanla, merhametle ve dayanışmayla ayakta kalır. Eşrefpaşa Hastanesi, 118 yıllık tarihi boyunca bu topraklarda modern sağlık hizmetlerinin gelişimine tanıklık etmiştir, savaşlara şahitlik etmiş, hatta 1920 yılında Yunan ordusu tarafından işgal edilmiş özel bir kurum. Bütün bunların ötesinde bütün emekleri hafızasında bulunduran bir kurum. Bugün de insan odaklı yaklaşımını ve cumhuriyetin temel değerlerini yaşatmaya devam ediyor. Bir yandan köklü tarihimizin bize bıraktığı değerlere sahip çıkarken, diğer yandan yeni hastanemizle birlikte çağdaş tıbbın gereklerini yerine getiren daha güçlü bir sağlık yapısı kurmaya çalışıyoruz” dedi.

“Güçlendirilmiş hemşireler hayat kurtarır”

Türk Hemşireler Derneği Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ebru Melek Benligül, panelin açılışında yaptığı konuşmada, hemşirelerin sağlık sisteminin temel yükünü taşıdığını vurguladı. “Güçlendirilmiş hemşireler hayat kurtarır” ifadesinin bilimsel bir gerçek olduğunu belirten Benligül, hemşire başına düşen hasta sayısı azaldıkça ölüm oranlarının düştüğünü, hasta güvenliğinin arttığını ve sistemin ekonomik açıdan da rahatladığını söyledi. Hemşirelerin ağır iş yükü ve yetersiz istihdamla çalıştığına dikkat çeken Benligül, istihdamın maliyet değil, yaşama yatırım olarak görülmesi gerektiğini belirterek daha iyi çalışma koşulları talep etti.

“Mesleğin en güzel yanı umut olmak”

Eşrefpaşa Hastanesi Başhemşiresi Gülçin Akın da insanlara umut olmanın hemşirelik mesleğinin en güzel yanı olduğunu belirleterek şunları söyledi: “Bugün, hemşireliğin emeğinin, bilgisinin ödüllendirildiği gün. Birlikte olmaktan mutlu olduğumuz bir gün. Bu mutlu günü bize yaşatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a, Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram’a, idarecilerimize, saygıdeğer hocalarımıza, dernek başkanımıza ve meslektaşlarımıza çok teşekkür ederiz ve gururla söylüyoruz ki; iyi ki hemşireyiz.”

Sunum, gösteri ve konser

Programda, mesleği hemşirelik olan Öznur Tugay’a da Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, çiçek takdim ederek Hemşireler Günü’nü kutladı. Panel kapsamında onur konukları Prof. Dr. İnci Erefe “Bir Meleğin Doğuşu: Hemşireliğin Tarihsel İnşası”, Prof. Dr. Zeynep Conk “Güçlenen Kimlik: Profesyonel Hemşireliğin Bugünü” ve Prof. Dr. Candan Öztürk “Geleceği Şekillendirmek: 2026 ICN Teması ve Hemşireliğin Yarını” başlıklı sunumlar yaptı. Sunumların ardından halk oyunu gösterisi sahnelendi, ardından Uzm. Dr. Güney Yılmaz “Güneyden Esintiler” adlı konser verdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/05/turkiye-ye-ornek-olacak-saglik-sistemi-kuracagiz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/05/turkiye-ye-ornek-olacak-saglik-sistemi-kuracagiz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/05/turkiye-ye-ornek-olacak-saglik-sistemi-kuracagiz_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/05/turkiye-ye-ornek-olacak-saglik-sistemi-kuracagiz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/turkiye-ye-ornek-olacak-saglik-sistemi-kuracagiz/4872/</link>
			<pubDate>Tue, 12 May 2026 12:20:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Geleceğin acil müdahale teknolojileri masaya yatırıldı</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Acil Afet Ambulans Hekimleri Derneği (AAHD) tarafından düzenlenen “Acil Hizmetlerde Yeni Nesil Teknolojiler Sempozyumu”nda, dronlardan yapay zeka destekli triaj sistemlerine uzmanlar, afetlerde hayat kurtaracak yeni nesil teknolojileri ve kurumlar arası koordinasyonu ele aldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Acil Afet Ambulans Hekimleri Derneği tarafından Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde “Acil Hizmetlerde Yeni Nesil Teknolojiler Sempozyumu” düzenlendi. Sempozyumda; “İklim Değişikliğine Bağlı Acil Durumlar ve Afetlere Yaklaşım”, “2020 İzmir Depremi ile 2023 Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinin öğrettikleri”, Avrupa Birliği projelerinin tanıtıldığı “Yeni Nesil Teknolojiler ve Projeler” ile “Gelecekte Yaşanabilecek Acil Durum ve Afetlere Hazırlık” başlıklı oturumlar gerçekleştirildi. Alanında uzman isimlerin yer aldığı sempozyumda, insan ve doğa kaynaklı acil durumlar ile afetlere karşı nasıl hazırlık yapılması gerektiği ele alındı. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının desteklediği sempozyuma; İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, hekimler, sağlık çalışanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve paramedik öğrencileri katıldı.

“Teknoloji, afetlerde en önemli yardımcımız”

Sempozyumun açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay’ın liderliğinde, iyilik hali çerçevesinde kentimizi nasıl daha dirençli hale getirebileceğimizi ele alıyoruz. Bu nedenle sempozyum süreci büyük önem taşıyor. Notre Dame Katedrali yangınında, yangın sonrası ilk alan değerlendirmesi bir robot tarafından yapıldı ve bu sayede süreç hızlandı. Elbette nihai kararları insanlar veriyor; ancak teknolojiyi, karar alma süreçlerini hızlandıran önemli bir destek unsuru olarak görüyoruz. Afet anında zamanla yarışıyorsunuz ve yürüttüğünüz görev hayati önem taşıyor. Bu sempozyumda ele alınan konular, daha hızlı, yenilikçi ve doğru kararlar alabilmemiz için bilgi paylaşımı sağlayacak; elde edilen birikimi uygulamaya geçireceğiz. Acil Afet Ambulans Hekimleri Derneği’nin öncülüğünde düzenlenen bu sempozyumun kentimizde gerçekleşmesi son derece değerli. Böyle bir derneğin varlığı ve bu alana sahip çıkması önemli bir kazanım. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak biz de iş birliği yaparak destek vermeyi sürdüreceğiz. Bu ekipten çok başarılı çalışmalar çıkacağına inanıyorum. Önümüzdeki dönemde, iklim krizi nedeniyle orman yangını riskinin artması bekleniyor. Bu sürece hazırlıklı olmalı ve birlikte hareket etmeliyiz” dedi.

“Hazırlıklı olmak bir seçenek değil, zorunluluk”

AAHD Başkanı Dr. Turhan Sofuoğlu ise, Turhan Sofuoğlu, yalnızca bir sempozyuma katılmak için değil, hayat kurtarma hizmetlerinin geleceğini birlikte düşünmek ve şekillendirmek için bir araya geldiklerini belirterek, “Son yıllarda yaşadığımız büyük afetler bize önemli bir gerçeği bir kez daha hatırlattı: Hazırlıklı olmak bir seçenek değil, zorunluluk. Yapay zeka, insansız sistemler, robotik teknolojiler ve veri analizi artık acil sağlık hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Çok yakın bir gelecekte, bir afet alanındaki ilk değerlendirmeyi bir dron yapabilir. Nitekim bu teknolojiler bugün zaten mevcut. Triaj süreçlerinin ise yapay zeka destekli sistemler tarafından yönetilmesi gündemde; bu alanda biz de bir proje yürüttük. Sizler de bu sistemlerin merkezinde, kritik karar vericiler olarak yer alacaksınız. Unutmamak gerekir ki teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, insan hayatına dokunan en güçlü unsur yine insandır. Bilginizin, tecrübenizin, reflekslerinizin ve vicdanınızın yerini hiçbir algoritma alamaz. Bugün burada ele alınan her konu, yarın sahada vereceğiniz kararların temelini oluşturacak. Kendinizi yalnızca bugüne değil, henüz yaşanmamış krizlere hazırlıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

İklim değişikliğine bağlı acil durum ve afetler

6’ncı kez düzenlenen sempozyumda, İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Zeynep Sofuoğlu moderatörlüğünde “İklim Değişikliğine Bağlı Acil Durum ve Afetlere Yaklaşım” başlıklı oturum gerçekleştirildi. Oturumda, “İzmir Yerel Yönetim Bakış Açısı” sunumuyla İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, “Acil Durum ve Afetlerde 112 Acil Çağrı Merkezlerinin Yönetimi” başlıklı sunumuyla Avrupa Acil Numarası Derneği Başkanı Demetrios Pyrros ve “Afet Yönetiminde Teknolojik Çözümler” sunumuyla NavAware Kurucusu Dr. Tolga Sönmez konuşma yaptı.

İzmir ve Kahramanmaraş depremleri konuşuldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Ahmet Soner Emre ve AAHD’den Dr. Turgut Arpacı moderatörlüğünde düzenlenen “2020 İzmir ile 2023 Kahramanmaraş ve Hatay Depremlerinin Öğrettikleri” başlıklı oturumda ise AAHD Başkanı Dr. Turhan Sofuoğlu, “Acil Çağrı Merkezleri ve Ambulanslar” başlıklı bir sunum yaptı. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Arama Kurtarma Şube Müdürü Prm. Şenol Dereköy “Afette Müdahalede Medikal Kurtarma Hizmetleri”, İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram ise “Afetlerde Hastane Hizmetleri” başlıklı sunumlarıyla değerlendirmelerde bulundu.

Yeni nesil teknolojiler irdelendi

Dokuz Eylül Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Vahap Tecim moderatörlüğünde “Yeni Nesil Teknolojiler ve İnovatif Projeler” başlıklı bir oturum gerçekleştirildi. Oturumda “Afetlerde Triaj ve Lojistik Yönetimi” sunumuyla Prof. Dr. Zeynep Sofuoğlu, “Ekiplerde Durumsal Farkındalık ve Uzaktan Yönetim” sunumuyla Havelsan Modelleme ve Sensör Teknolojileri Ekip Lideri Çağlar Akman ve Havelsan’dan İdil Gökalp Köse konuşma yaptı. “Afetlerde Teknoloji Kullanımı” başlığında ise Futurised B.V. Robotik ve İnovasyon Lideri Robert Heinecke sunum gerçekleştirdi.

Afetlere hazırlık, masaya yatırıldı

Program, Dr. Turhan Sofuoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Gelecekte Yaşanacak Afetlere Hazırlık” başlıklı oturum ile sona erdi. Oturumda,  “Küresel Zorluklar: Savaşlar ve Çatışmalar, Sağlıklı Şehirler, İklim Değişikliği ve Göç” sunumuyla Afet Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Yılmaz, “İklim Değişikliği ve Çoklu Afet Riskleri” sunumuyla İzmir Demokrasi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden Prof. Dr. Nurdan Erdoğan ve “Sağlıklı Kentler Perspektifinden Afetlere Hazırlık” sunumuyla Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Genel Sekreteri Gökçe Başkaya yer aldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/05/gelecegin-acil-mudahale-teknolojileri-masaya-yatirildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/05/gelecegin-acil-mudahale-teknolojileri-masaya-yatirildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/05/gelecegin-acil-mudahale-teknolojileri-masaya-yatirildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/05/gelecegin-acil-mudahale-teknolojileri-masaya-yatirildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/gelecegin-acil-mudahale-teknolojileri-masaya-yatirildi/4865/</link>
			<pubDate>Mon, 11 May 2026 10:04:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sağlık, destek ve umut merkezi</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Karşıyaka’da hayata geçirdiği merkez; diyabet farkındalığından otizm etkinliklerine, psikolojik danışmanlıktan ailelere desteğe kadar geniş bir yelpazede hizmet sunarak İzmirlilerin yaşam kalitesini artırıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Karşıyaka Girne Bulvarı’nda, uzun süredir atıl durumdaki üç daireyi dönüştürmesiyle hayata geçen danışmanlık merkezi; Diyabet Farkındalık Merkezi, Otizm Etkinlik Merkezi ve Psikolojik Destek Birimi ile koruyucu ve destekleyici sağlık hizmetleri sunuyor. Merkezde, diyabet hastaları ve risk grubundaki bireylerin yanı sıra tüm vatandaşlara yönelik çalışmalar yürütülürken; otizmli bireyler için uzmanlar eşliğinde eğitici ve eğlenceli etkinlikler düzenleniyor. Psikolojik Destek Birimi’nde ise çocuk, ergen ve yetişkinlere danışmanlık hizmeti veriliyor. Farklı hizmetleri tek çatı altında buluşturan merkez, yalnızca sağlık desteği sağlamakla kalmıyor; bireylerin yaşam kalitesini artırmayı, ailelerin gündelik yaşamına da nefes olmayı hedefliyor.

Ölçümler yapılıyor
Diyabet Farkındalık Merkezi’nin çalışmalarını aktaran Uzman Diyetisyen Semiha Özge Kara, başvuranların önce kayıt altına alındığını, ardından diyabet eğitim hemşiresine yönlendirildiğini belirtti. Danışanın öyküsünün değerlendirilerek kronik hastalıklar ve sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirme yapıldığını ifade etti. İhtiyaç halinde diyetisyene yönlendirme yapıldığını aktaran Kara, “Son üç ayda yapılan tetkikleri inceliyor, vücut analizi yapıyor; bel ve kalça çevresi ölçümlerini alıyoruz. Yaşam ve beslenme alışkanlıklarını değerlendirerek kişiye özel öneriler sunuyor, düzenli kontrollerle süreci takip ediyoruz” dedi. Amaçlarının danışanların sağlıklı kiloya ulaşması ve bunu koruması olduğunu vurgulayan Kara, bu sayede kronik hastalıkların yönetimine destek olduklarını, verilen eğitimlerle de farkındalığı artırmayı hedeflediklerini söyledi.

Türkiye’de diyabet oranı yüksek
Kara, diyabetin; pankreasın yeterli insülin üretememesi ya da üretilen insülinin vücut tarafından etkin kullanılamaması sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu belirtti. Tip 1, tip 2 ve gebelik diyabeti gibi türleri bulunduğunu ifade etti. Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun 2025 raporuna göre Türkiye’de diyabet oranının yüzde 16,3’e yükseldiğini aktaran Kara, bu oranla Türkiye’nin Avrupa’da en yüksek diyabet görülme sıklığına sahip ülke konumunda olduğunu söyledi. Tip 2 diyabetin en önemli nedenlerinden birinin obezite olduğuna dikkat çeken Kara, prediyabet ve insülin direnci bulunan bireylerde riskin daha yüksek olduğunu vurguladı. Kara, yaşam tarzı değişikliğinin önemine işaret ederek, Diyabet Farkındalık Merkezi’nde danışanlara bu süreçte destek verdiklerini dile getirdi.

“Artık içim rahat edecek”
Otizm Etkinlik Merkezi, aileler için önemli bir ihtiyaca yanıt veriyor. Otizmli kızı Seray’ı merkeze getiren Sema Tokalı, kızının 4 yaşında atipik otizm tanısı aldığını belirterek merkezin açılmasından büyük memnuniyet duyduğunu söyledi. Tokalı, “İşlerimi hep kızıma göre ayarlıyordum. Onu güvenle bırakabileceğim bir yer olması beni rahatlattı. Uzmanlar eşliğinde etkinliklere katılacak, sosyalleşecek ve gelişim gösterecek. Artık içim daha rahat, ben de işlerimi daha kolay halledebileceğim” dedi. Merkezin otizmli çocuklar ve aileleri için önemli bir destek olduğunu vurgulayan Tokalı, hizmetten dolayı İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.

Böyle bir merkeze çok ihtiyacımız vardı”
“Otizmli oğlu Toprak’ı merkeze getiren Aysun Ediz Aslan, hizmetten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Aslan, çocuğunu 2 yaşından bu yana özel eğitimlere götürdüğünü belirterek merkezin önemli bir ihtiyaca yanıt verdiğini söyledi. “Çocuklarımızı güvenle bırakabileceğimiz bir yer yoktu. Bu merkez hayatımızı kolaylaştırdı” diyen Aslan, burada çocuklara birebir ilgi gösterildiğini ve hizmetin hem çocuklar hem de aileler için büyük katkı sağladığını ifade etti. Aslan, merkezin açılmasında emeği geçenlere teşekkür etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/04/saglik-destek-ve-umut-merkezi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/04/saglik-destek-ve-umut-merkezi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/04/saglik-destek-ve-umut-merkezi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/04/saglik-destek-ve-umut-merkezi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/saglik-destek-ve-umut-merkezi/4836/</link>
			<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 10:20:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Başkan Tugay’dan sağlık turizminde ortak akıl çağrısı</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı, İzmir ve Ege Bölgesi’nin sağlık sektörü temsilcilerini bir araya getirdi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
İzmir’in sağlık turizminde küresel bir cazibe merkezi olabilmesi için güven, kalite ve koordinasyonun şart olduğunu vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Kentimizi dünyayı en iyi şekilde ağırlayacak hale getirmek için tüm paydaşlarla birlikte hareket etmeliyiz Görev sürem boyunca İzmir’in tarım, turizm ve ticarette gelişmesi için elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım” dedi.
 
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclisi ile İzmir Ticaret Odası iş birliğinde düzenlenen Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı, İzmir Ticaret Odası’nda sağlık sektörü temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda İzmir’in sağlık alanındaki mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay, Türkiye’de hem genel turizmin hem de sağlık turizminin gelişimi açısından güvenlik ve denetimin büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu alandaki çalışmaların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirten Tugay, özellikle yaşlı nüfusa yönelik üçüncü yaş turizmi açısından İzmir ve Ege Bölgesi’nin önemli bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekti. Tugay, İzmir’in dünyanın dört bir yanından gelecek ziyaretçileri ağırlayacak şekilde hazırlanması gerektiğini ifade ederek, bu hedef doğrultusunda tüm paydaşların ortak hareket etmesinin zorunlu olduğunu dile getirdi.
 
“Sektör kan kaybediyor”
30 yıl hekimlik yaptıktan sonra belediye başkanlığı görevini üstlendiğini belirten Başkan Dr. Cemil Tugay, 2000’li yılların başından itibaren sağlık turizminin gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Türkiye’nin hekim kalitesinin yüksek olduğunu ancak bu niteliğin giderek zayıfladığını vurgulayan Tugay, tıp fakültelerindeki eğitim kalitesinin düşmesinin ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi. Türkiye’nin güvenli bir ülke olarak algılanmamasının turizmi olumsuz etkilediğini belirten Başkan Tugay, 2025’te sağlık turizmindeki düşüşün genel turizmle paralel ilerlediğini kaydetti. Tugay, artan maliyetler nedeniyle Türkiye’nin rekabette pahalı bir ülke konumuna geldiğini ve sektörün kan kaybettiğini ifade etti.
 
“Güveni sağlamak zorundayız”
Turizm tesisleri ve yatırımcılarına daha fazla destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gerçekten güvenli miyiz sorusunu kendimize objektif biçimde sormamız gerekiyor. Açıkça ifade etmek gerekirse, olması gerektiği kadar güvenli bir ülke değiliz. Artan şiddet olayları, mafyalaşma ve başta yeme-içme sektörü olmak üzere hizmet alanlarında denetimlerin yetersizliği, Türkiye’nin güven algısını zedeliyor. Yaşanan olumsuzluklar da yurt dışında abartılarak aktarılıyor. Sağlık turizminden söz ediyorsak, merdiven altı faaliyetlere kesinlikle izin vermemeliyiz. Özellikle kozmetik işlemler ve cerrahi alanında şarlatanlığa izin vermemek ve güveni sağlamak zorundayız. İnsanların en çok önemsediği unsur güvenlik. Güven duymadıkları yerlere gitmiyorlar. Rekabet ortamında makul fiyatların sunulması, denetimlerin sağlanması ve doğru teşviklerin verilmesi gerekiyor. Ayrıca İzmir’in tanıtımı konusunda önemli eksiklerimiz var. Bu nedenle herkesin kentin tanıtımına daha fazla özen göstermesi gerekiyor.”
 
3. yaş turizmi vurgusu
İzmir’de uzun yıllar sağlık turizminin termal turizmle öne çıktığını, sonraki süreçte ise estetik ve kozmetik işlemlerin ağırlık kazandığını belirten Başkan Tugay, Türkiye’nin bu alanda bir dönem güçlü bir konumda olduğunu ifade etti. Sağlık turizminin bugün büyük ölçüde termal ve kozmetik işlemlerle sınırlı algılandığını söyleyen Tugay, asıl önemli potansiyelin üçüncü yaş turizminde olduğunu vurguladı. Avrupa’daki yaşlı nüfusun doğru tesisler ve iyi planlanmış hizmet modelleriyle ağırlanması halinde büyük bir fırsat doğacağını belirten Tugay, Türkiye’nin iklimi, doğası ve kültürel zenginliğiyle bu alanda avantajlı olduğunu dile getirdi. Ancak güven eksikliği ve yeterli altyapının bulunmaması nedeniyle bu potansiyelin değerlendirilemediğini ifade eden Tugay, özellikle İzmir ve Ege Bölgesi için üçüncü yaş turizminin büyük bir fırsat sunduğunu, bu alanda tesis yatırımları ve güçlü bir organizasyon modeline ihtiyaç olduğunu söyledi.
 
“Mutlaka ortaklaşarak çalışmalıyız”
Brezilya ile 5,5 milyar dolarlık ticaret hacmine dikkat çeken Başkan Cemil Tugay, “Biz onlara 1 milyarlık dolarlık ürün ve hizmet satarken, onlardan 4,5 milyar dolar ürün ve hizmet alıyoruz. Güney Amerika için önemli bir inanç merkezi olan Meryem Ana’yı tanıtamıyoruz. Kentin tanıtımı için kolektif bir çaba gerekiyor. İzmir’in dünyayı en iyi şekilde ağırlayacak biçimde hazırlanmamız gerekiyor. Tüm paydaşların bir arada olduğu ortak çalışma ortamlarına ihtiyaç  var. Görev sürem boyunca kentin tarım, turizm ve ticarette gelişmesi için elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım” ifadelerini kullandı.
 
“Önemli bir fırsat penceresi”
İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener de artan sağlık maliyetleri, yaşlanan dünya nüfusu ve kaliteli hizmete erişim ihtiyacının, hastaları sınır ötesi çözümlere yönlendirdiğini belirterek “Bu küresel eğilimler, doğru konumlanan şehirler için önemli bir fırsat penceresi oluşturuyor. Ülkemiz sağlık turizmi pazarında son yıllarda önemli bir yükseliş yakalarken, kentimiz de bu pazardaki payını artırabilecek tüm dinamiklere sahip. Özellikle üç alanda çok güçlü potansiyele sahibiz; medikal turizm, termal turizm, sağlıklı yaşam ve üçüncü yaş turizmi” dedi.

“Bütüncül bir değer zinciri olarak ele almalıyız”
İzmir’in yalnızca bir tedavi noktası değil; sağlık, kültür, inanç ve gastronomiyi bir arada sunan yüksek katma değerli bir destinasyon olduğunu vurgulayan Mahmut Özgener, sağlık turizminin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Ulaşım altyapısından konaklamaya, dijital tanıtımdan insan kaynağına kadar uzanan çok boyutlu bir ekosisteme ihtiyaç olduğunu ifade eden Özgener, İzmir’in güçlü kurumları ve iş birliği kültürüyle bu potansiyele sahip olduğunu söyledi.
“İnciraltı sağlık turizminin lokomotifi olabilir”
İnciraltı’nın stratejik bir dönüşümle sağlık turizmi açısından önemli bir merkez haline gelebileceğini belirten Özgener, bu alanda bir “Sağlık Turizmi Vadisi” kurulabileceğini ifade etti. Doğru planlama ile bölgenin uluslararası hastaların ağırlandığı, Ar-Ge’nin geliştirildiği ve yaşam kalitesi yüksek bir destinasyona dönüşebileceğini vurgulayan Özgener, İnciraltı’nın İzmir’i sağlık turizminde üst lige taşıyacak önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Özgener, “Bugün burada hep birlikte atacağımız adımlar, İzmir’in bu alanda geleceğin öncü şehirlerinden biri olma hedefinin önünü açacaktır” dedi.
 
Sağlık turizminde İzmir farkı
TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan, amaçlarının sektör paydaşlarıyla buluşarak bölgelerin ihtiyaçlarını belirlemek ve kamuyla iş birliği içinde çözümler üretmek olduğunu söyledi. Sağlık turizminin küresel bir sektör haline geldiğini ve kalite odaklı yaklaşımın önem kazandığını vurgulayan Öztan, İzmir’in bu alanda payını yüzde 1’den yüzde 5’e çıkararak dikkat çekici bir büyüme yakaladığını ifade etti. Türkiye genelinde düşüş yaşanmasına rağmen İzmir’in yükselişini sürdürdüğünü belirten Öztan, kentin sağlık hizmetleri ile yaşam deneyimini bir arada sunan önemli bir destinasyon olduğunu dile getirdi. İzmir’in güçlü sağlık altyapısı, ileri tanı olanakları ve yüksek kapasiteli tedavi merkezleriyle öne çıktığını kaydeden Öztan, Ege Bölgesi’ndeki sağlık kuruluşlarının yüzde 63’ünün İzmir’de bulunduğunu belirtti.
 
Oturumlar yapılacak
Toplantı, Türkiye’de Sağlık Turizmi ve Kamu Stratejileri ile Ege’den Dünyaya: İzmir’in Sağlık Turizmindeki Potansiyeli ve Gelişim Stratejileri oturumlarıyla devam edecek. Ardından çalıştay oturumları gerçekleştirilecek. Bu kapsamda Medikal Turizm, Sağlık Turizmi Altyapısı ve Kümelenme: Medikalkampüs Yaklaşımı, Sağlık Turizmi Yatırım Stratejileri, İyi Yaşam, Üçüncü Yaş Turizmi ve Termal Turizm, Sağlık Turizminde Dijitalleşme, Sağlık Turizminde Ulusal ve Uluslararası Tanıtım, Sağlık Turizmi Mevzuatı ve Sigorta Uygulamaları konuşulacak. Toplantı, çalıştay sonuçlarının değerlendirilmesi ile sona erecek.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/03/baskan-tugay-dan-saglik-turizminde-ortak-akil-cagrisi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/03/baskan-tugay-dan-saglik-turizminde-ortak-akil-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/03/baskan-tugay-dan-saglik-turizminde-ortak-akil-cagrisi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/03/baskan-tugay-dan-saglik-turizminde-ortak-akil-cagrisi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/baskan-tugay-dan-saglik-turizminde-ortak-akil-cagrisi/4779/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 12:42:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Koruyan, öğreten, iyileştiren belediye</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, son iki yılda koruyucu sağlık hizmetlerinden Eşrefpaşa Hastanesi’nde yürütülen tedavilere kadar kent genelinde sağlık çalışmalarını önemli ölçüde geliştirdi. “Sağlıklı yurttaş, sağlıklı kent” hedefiyle hareket eden İzmir Büyükşehir Belediyesi; koruyan, öğreten ve iyileştiren hizmet anlayışıyla çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bu kapsamda belediye, sağlığın yalnızca tedaviyle değil; eğitim, erken müdahale ve sosyal destek mekanizmalarıyla da korunması gerektiği yaklaşımıyla hareket ediyor.
 
Eğitimden danışmanlığa, erken çocukluk programlarından yaşlı bakımına; hastane tedavilerinden evde bakım hizmetlerine kadar yürütülen kapsamlı çalışmalarla yüz binlerce İzmirli artık geleceğe daha sağlıklı bakıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Eşrefpaşa Hastanesi ve semt poliklinikleri üzerinden yürütülen hizmetlerle bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor. Son iki yılda yüz binlerce hastaya hem hastanede hem de evlerinde sağlık ve bakım hizmeti sunuldu. Koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmayı ve her yaştan yurttaşın sağlıklı yaşam olanaklarına erişimini artırmayı hedefleyen belediye; kent genelinde sağlık eğitimleri, psikolojik destek, erken çocukluk çalışmaları ve yaşlılık destek programları gibi çok sayıda hizmetle İzmirli yurttaşların iyilik hâlini güçlendirdi.
 
Sağlık bilgisi her eve ulaşıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi, sağlıklı yaşam bilincini artırmak amacıyla son iki yılda farklı başlıklarda 3 binden fazla sağlık eğitimi düzenledi. Koruyucu sağlık, aktif yaşam, ruh sağlığı ve ağız-diş sağlığı gibi konularda gerçekleştirilen eğitimlere 122 binden fazla kişi katıldı. Ağız ve diş sağlığı kontrolleriyle de yaklaşık 10 bin yurttaşın ağız bakısı yapıldı. Olası acil durumlarda toplumun hazırlıklı olması için ilkyardım eğitimleri de sürdürüldü. Temel ilkyardım, afetlerde müdahale ve yaşam desteği başlıklarında 585 eğitim programı ile 8 bin 500 kişiye uygulamalı eğitim verildi. Bu sayede binlerce yurttaş, hayat kurtaran ilkyardım bilgisiyle donatıldı.
 
Nesilden nesle sağlıklı yaşam döngüsü
Belediyenin erken çocukluk çalışmalarından biri olan İzmir95 programı ise bebeklerin sağlıklı gelişimini desteklemek ve ebeveynlere rehberlik etmek amacıyla kentin farklı ilçelerinde yürütülüyor. Ev ziyaretleri, ebeveyn atölyeleri ve emzirme danışmanlığı hizmetleriyle iki yılda 15 binden fazla aileye ulaşıldı.
 
İzmir’de yaş almak öğrenmeye engel değil
İzmir Büyükşehir Belediyesi, sağlıklı yaşlanma politikaları kapsamında da çalışmaları devam ettiriyor. 3. Yaş Üniversitesi projesi ile 60 yaş üzeri yurttaşlar farklı alanlarda eğitimlere katılarak sosyal ve zihinsel olarak aktif kalma imkânı buluyor. Program, “İzmir’de yaş almak öğrenmeye engel değil” dedirtiyor.
 
Sağlıklı yaş alma merkezi büyük ilgi görüyor
Bin aktif üyesi bulunan Sağlıklı Yaş Alma Merkezi ve Alzheimer-Demans Merkezi hizmetleriyle yaşlı bireylerin yaşam kalitesi artırılıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yaşlı yoksulluğuyla mücadele, tedavi ve bakım hizmetlerinin genişletilmesi, yaşlıların deneyim ve birikimlerinden faydalanmak amacıyla hazırlanan İleri Yaş Eylem Planı ise yaşlı bireylerin hayatını çok yönlü ele alarak yaşam konforunu artırmayı hedefliyor.
 
İZSEM’de bütüncül sağlık hizmeti
2025 yılında kurulan Sağlıklı Yaşam Şube Müdürlüğü ile kentte bütüncül sağlık hizmetleri daha da yaygınlaştırıldı. Beş noktada hizmet veren İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezleri (İZSEM) aracılığıyla yurttaşlara psikolojik destek, beslenme danışmanlığı, fizyoterapi, diyabet farkındalığı ve hareketli yaşam programları ücretsiz olarak sunuluyor. Ayrıca kent genelinde kurulan Psikolojik Destek Birimleri ile çocuk-yetişkin bine yakın kişiye ücretsiz psikolojik destek hizmeti verildi.
 
Bulaşıcı hastalıklara karşı ücretsiz ve kimliksiz test hizmeti
Koruyucu halk sağlığı çalışmalarının bir parçası olarak açılan Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi ise bulaşıcı hastalıklar için ücretsiz ve anonim test hizmeti sunarak toplum sağlığına katkı sağlıyor. Kimlik bilgisi paylaşımı olmadan ve sosyal güvence aranmadan ücretsiz olarak HIV, Hepatit C, Hepatit B ve sifiliz (frengi) testi yapılarak önemli bir sağlık hizmeti sunuluyor. Sağlık Bakanlığı iş birliği ile başlatılan çalışma kapsamında, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar hakkında danışmanlık hizmeti de veriliyor. Ayrıca Kadın Sağlığı Programları kapsamında 702 kadına bireysel danışmanlık hizmeti verildi. 1.100’den fazla kadına eğitim verildi, farkındalık çalışması yapıldı.
 
Gençler ve çocuklar için özel sağlık destekleri
İzmir Büyükşehir Belediyesi, 18-26 yaş grubundaki ve sosyal destek sistemindeki pek çok kadına 3 doz Human Papilloma Virüsü (HPV) aşısı uygulamasını da hayata geçirdi. Diyabetli çocuklar için “Tip 1 diyabet” tanısı alan anaokulu ve ilkokul öğrencilerine hayati önem taşıyan sensörlü şeker ölçüm cihazı araç ve gereçleri temin etti.
 
Eşrefpaşa Hastanesi, İzmir’i iyileştirdi
Belediyenin sağlık hizmetlerinin önemli bir ayağını da Eşrefpaşa Hastanesi oluşturuyor. Son iki yılda hastane ve semt polikliniklerinde toplam 714 bin poliklinik hizmeti verildi, 3 bin 451 ameliyat gerçekleştirildi ve 11 bin hasta yatırılarak tedavi edildi. Hastanede ayrıca 1 milyon 358 binden fazla laboratuvar incelemesi ve yaklaşık 196 bin görüntüleme işlemi yapıldı.
 
Yeni hizmetler ve yenilikler
Son iki yılda Eşrefpaşa Hastanesi’nde fark yaratan yeni hizmet alanları da eklendi. Kurulan Ambulans Servisi’nde dört acil yardım ambulansı, dört de hasta nakil ambulansı ile 2025 yılında bin 509 görev yapıldı. Ayrıca bebek bakımı, emzirme teknikleri, psikolojik destek, beslenme, pilates gibi pek çok alanda hizmet vererek hem gebeleri anneliğe hazırlayan hem lohusaları ve baba adaylarını da eğitimlere kabul eden Gebe Okulu ve Sigarayı Bırakma Polikliniği açıldı. Eşrefpaşa Hastanesi bünyesinde Triple-P Ebeveyn Eğitim Programı da başlatıldı. Eşrefpaşa Hastanesi 65 yaş üstü ve işitme engelliler için kolaylaştırıcı sağlık hizmetlerini başlatırken, Defibrilatör Projesi kapsamında kentte ani kalp durmalarına müdahale için OED cihazlarını da kentin belli noktalarına yerleştirmeye başladı.
 
Evde bakım hizmetleriyle sağlık, vatandaşın evine götürüldü
Evde bakım hizmetleri kapsamında sağlık hizmeti hastanenin dışına taşındı, vatandaşın evine götürüldü. Sağlık hizmeti kapsamında 30 bin 923 evde sağlık hizmeti verildi, 3 milyon 59 bin 356 TL maliyet belediye tarafından karşılandı. Genel bakım hizmetlerine yönelik de 91 bin 102 ev ziyareti yapıldı, 4 bin 886 hastanın evde yara bakımı gerçekleştirildi. Ayrıca 45 bin 680 evde 23 bin 621 kişisel bakım, 7 bin 402 ev temizliği, 6 bin 68 kuaför hizmeti ve 8 bin 154 sosyal inceleme gerçekleştirildi. Bu evlerde tamir gerektiren konulara yönelik bakım onarım hizmetleri de verildi. Eşrefpaşa Hastanesi, İzmir’de “evde bakım” hizmeti alan yurttaşları ev kazalarından korumak amacıyla “Güvenli Ev, Sağlıklı Yaşam” projesini de başlattı. Ev kazası risk değerlendirmesinin ardından evleri ziyaret ederek oluşabilecek kazaları önleyici tedbirler alan ekipler, hane halkını ev kazalarıyla ilgili bilgilendirmeye başladı.
 
Hizmet kapasitesi daha da artacak
Eşrefpaşa Hastanesi yeni ek binasıyla İzmir’in sağlık kapasitesini büyütecek. 549 milyon liralık yatırımın yüzde 50’si tamamlandı.  Bu yıl hizmete girecek hizmet binasında ikinci seviye acil servis, 6 ameliyathane, 1 sezaryen salonu, 1 doğumhane, ikinci seviye yoğun bakım ve yenidoğan yoğun bakım ünitesi yer alacak.
 
Çalışanların güvenliği için sürekli denetim ve eğitim
Belediye bünyesinde çalışan personelin sağlığı için de kapsamlı iş sağlığı ve güvenliği programları uygulanıyor. Binlerce çalışana güvenli çalışma ve risk farkındalığı eğitimleri verilirken, düzenli sağlık muayeneleri ve saha denetimleriyle çalışma ortamlarının güvenliği güçlendiriliyor. Bu kapsamda iki yılda 5 bin 277 belediye çalışanına iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/03/koruyan-ogreten-iyilestiren-belediye.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/03/koruyan-ogreten-iyilestiren-belediye.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/03/koruyan-ogreten-iyilestiren-belediye_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/03/koruyan-ogreten-iyilestiren-belediye.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/koruyan-ogreten-iyilestiren-belediye/4753/</link>
			<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 09:36:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Tahlil sonuçlarını alan soluğu Vay Vay Vitaminde  alıyor</title>
			<description><![CDATA[Çocukken dedesinin, içerisinde eşsiz tarifler olan yeşil ciltli defteri aslında bu hikayeye ışık tutan. İkrislerin adresi aslında Mersin. Karı koca sağlıkçı olan, Mustafa ve Havva Çelik çiftinin yolları yıllar sonra İzmir’de birleşti ve bu hikaye Tarihi Kemeraltı Çarşısı
Hisarönünde ‘Vay vay Vitaminde’ hayat buldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Havva Hanım hem anlattı şifa kaynaklarını hem de ikram etti. Ellerine sağlık. Hadi gelelim

nimetleri ve şifalarını anlatmaya. Sübye; Biliyormusunuz? Ben yeni öğrendim. Kavun çekirdeğinin sütü yanlış okumadınız. Kavun çekirdeğinin sütü... Reklamlardaki gibi olacak ama yaşlanma savaşçısı E vitamini deposu. Ağrısız sancısız usulca, sessizce böbrek taşı düşmanı. Kan şekeri dengesiz olan, insülin direnci olan, şeker teşhisi konulan, karaciğer

yağlanmasından muzdarip, tansiyondan şikayetçi, kansızık çeken, bir türlü kilo veremiyorum diyen, bebek sahibi olmak isteyen ve daha niceleri... Tahlil sonuçlarını alan soluğu Vay Vay Vitaminde alıyor. Kişiye özel karışımların şifaları bu adreste birleşerek sağlık sunuyor. Ödem attıran meyve suları karışımları. İçerisinde neler yok neler. Asıl başrol Adana Osmaniye topraklarında yetişip İzmir’de şifa dağıtmak için getirilen Pancar. Kanser tedavisinde en büyük kalkan. Pancar, havuç, elma ve tabi ki zencefil birleşimi eşsiz bir lezzet. Nelere mi faydası var; kan yapıcı, karaciğerdeki yağları parçalayan, tansiyon dengeleyici bir tat. Doğru bildiğimiz bir yanlıştan bahsedelim birazda. Şalgam. Şalgam ise Çelik çiftine Adana’lı Mersin’li atalarından kalma bir miras. Şalgamın tansiyonu yükseltir yanlışını işte tam da burada düzeltelim. İşin ayrıntısı ise Kaya Tuzu. Aksine yağ yakma özelliği ile karaciğer yağlanması dolayısıyla kolestrol dengeliyici, şeker ve tansiyon dostu.

Gelelim bir diğer mucizeye. Koruk suyu. Yüzde yüz el yapımı sıfır şeker, yemeklik ve içimlik

olmak üzere iki seçeneği ile ayrı bir lezzet. Nelerin mucizesi? Vücuttaki kalsiyum depolarına direk C vitamin aktaran bir şifa. İnanamayacaksınız belki ama bacak damarlarındaki kireçlenme, varis düşmanı, küçük bir de sır verelim tam bu noktada; menopoz sürecinde sağlam bir dost.

‘’Her Bünyenin Mührü Ayrıdır’’

Çelik çifti ile güzel sohbet devam ediyordu tüm bu şifa kaynaklarını öğrenirken ve tatarken.

Ve halen sağlıkçı olan Havva hanımdan işittiğim bir söz beni çok etkiledi. ‘Her bünyenin mührü ayrıdır, vücuda kulak vermek gerek’. Birde şunun da altını çiziyor Havva Hanım. Asla depo ürünü kullanılmıyor. Mevsiminde herşey güzel ve şifalı. Cilt güzelliği ve parlaklığıyla ilgili kozmetik ürünlere çok fazla bütçe ayırmaya gerek yok.

İçerisinde barındırdığı bir diğer adı yaşam olan E vitamini sayesinde bağırsak florasını düzenleyerek cilde parlaklık ve canlılık veren Havuç suyu doğru başvuru. Adres ise Vay Vay Vitamin... Atom karışımı keyif için muahakak Hisarönündeki Vay Vay Vitamine mutlaka uğrayın ve tadın. Sıfır şeker üzüm, ananas yaban mersini ve... Tadılmalı muhakkak. Küçük bir sır daha Anne eli Limonata. İşte tam bu noktada geleneksellik ve dürüstlük giriyor devreye. Şunu da ekliyor Havva Hanım ‘kendimizin tüketmediğini asla yapıp ikram etmiyoruz’ tamamen sıfır şeker ev yapımı Limonata. Ben tattım buzdolabımdan hazır meyve sularını ve türevlerini kaldırdım. Küçük bir

tavsiye...Karadut suyu ama özü değil asla kaynatma işleminden geçmiyor. Kansızlık, enfeksiyon giderici, bağırsak idrar yolu tamir edici, boğaz ve diş iltihabı ağrısına birebir mucize Karadut suyu. Tamamen organik ve doğal, içesirinde şifa kaynakları olan geleneksel el lezzeti ve şifasını katan bir yer. Vay Vay Vitamin. Sizleri bekliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/03/tahlil-sonuclarini-alan-solugu-vay-vay-vitaminde-aliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/03/tahlil-sonuclarini-alan-solugu-vay-vay-vitaminde-aliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/03/tahlil-sonuclarini-alan-solugu-vay-vay-vitaminde-aliyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/03/tahlil-sonuclarini-alan-solugu-vay-vay-vitaminde-aliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/tahlil-sonuclarini-alan-solugu-vay-vay-vitaminde-aliyor/4744/</link>
			<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 15:34:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Eşrefpaşa Hastanesi’nin yeni binasında sona doğru</title>
			<description><![CDATA[Türkiye’nin ilk ve tek belediye hastanesi İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin yeni ek hizmet binasında kaba inşaat tamamlandı, ince işçilik aşamasına geçildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 7 gün 24 saat sürdürülen çalışmalarla bina en kısa sürede hizmete açılacak. Mevcut yapıya köprüyle bağlanacak modern tesis, İzmir’e güçlü bir sağlık altyapısı kazandıracak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, 118 yıllık gururu İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin yeni hizmet binasında kaba inşaatı tamamladı. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından aralıksız sürdürülen çalışmalar kapsamında bodrum dâhil 7 kattan oluşan yapının kat imalatları bitirildi. 2020 İzmir depremi sonrası hasar gören C bloğun yıkılmasının ardından projelendirilen ek hizmet binası, dayanıklı ve modern yapısıyla kente uzun yıllar hizmet verecek şekilde yükseliyor.

“İnşaatın zorlu etabı tamamlandı, daha hızlı ilerleyecek”

İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Yapı İşleri Şube Müdürü Ece Bahar, toplam 549 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje kapsamında inşaatın Temmuz 2024’te başladığını ve yüzde 45 seviyesine ulaştığını belirtti. Kaba inşaatın tamamlandığını, iç mekânda ince işçilik ile mekanik ve elektrik imalatlarının sürdüğünü aktaran Bahar, dış cephede granit seramik uygulamalarına başlandığını ve mevcut bina ile yeni bina arasında yapılacak köprünün temelinin atıldığını söyledi. İnşaatın en zorlu aşamasının geride kaldığını vurgulayan Bahar, çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini ve projeyi temmuz ayında tamamlayarak İzmirlilerin hizmetine sunmayı hedeflediklerini ifade etti.

“İzmir’e yakışır estetik ve modern bir bina kazandırmayı hedefliyoruz”

Bahar, deprem sürecinin ardından daha dayanıklı bir temel sistemi geliştirildiğini ve inşaatın bu doğrultuda sürdürüldüğünü belirtti. İzmir’e uzun yıllar hizmet edecek nitelikli bir sağlık yapısı inşa ettiklerini vurgulayan Bahar, proje tamamlandığında hem dış cephe tasarımı hem de iç mekân düzenlemeleriyle kente estetik ve modern bir hastane kazandırmayı hedeflediklerini söyledi.

“Hastanemizin hizmetini üst seviyeye çıkaracak”

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, yeni ek hizmet binasında önemli ilerleme kaydedildiğini belirterek, 118 yıldır İzmir’e hizmet veren hastanenin kapasitesinin bu yatırımla önemli ölçüde artacağını söyledi. Bayram, “2020  depreminde hasar gören ve içinde yoğun bakım, acil servis ile ameliyathanelerin bulunduğu bu binayı kullanamıyorduk. Yeni yapıyla birlikte ikinci seviye acil servis, 6 ameliyathane, 1 sezaryen salonu ve 1 doğumhane kazanıyoruz. Projeyle ayrıca ikinci seviye yoğun bakım ve yenidoğan yoğun bakım ünitesi ile çamaşırhane ve yemekhane gibi destek birimleri de hizmete alınacak.  Hastanemiz mevcut hizmetini genişleterek daha üst seviyede sağlık hizmeti sunacak” dedi.

İnşaatın ardından en kısa sürede hizmete başlayacak

Bayram, yeni binanın tamamlanmasının ardından en kısa sürede hizmete açılması için hazırlıkların sürdüğünü belirtti. Uzun süredir personel, donanım ve tıbbi ekipman ihtiyaçları üzerinde çalıştıklarını ifade eden Bayram, hastalara en iyi koşullarda hizmet sunmayı hedeflediklerini söyledi. Eşrefpaşa Hastanesi’nin özellikle sosyal güvencesi olmayan ve ihtiyaç sahibi yurttaşlara yönelik önemli bir görev üstlendiğini vurgulayan Bayram, yeni binayla birlikte mevcut yapının da yenilenerek yara bakımı ve palyatif hizmetler gibi alanlarda geliştirileceğini kaydetti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/02/esrefpasa-hastanesi-nin-yeni-binasinda-sona-dogru.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/02/esrefpasa-hastanesi-nin-yeni-binasinda-sona-dogru.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/02/esrefpasa-hastanesi-nin-yeni-binasinda-sona-dogru_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/02/esrefpasa-hastanesi-nin-yeni-binasinda-sona-dogru.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/esrefpasa-hastanesi-nin-yeni-binasinda-sona-dogru/4703/</link>
			<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 09:50:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Engel tanımayan sağlık seferberliği</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağır ve işitme engelli kadınlara yönelik başlattığı “Kadın Sağlığı Atölyeleri” Türkiye’ye yayıldı. Balıkesir’de düzenlenen buluşmada kadınlar kendi dillerinde bilgiye ulaştı, dayanışmayla güçlendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nün sağır ve işitme engelli kadınlara yönelik olarak başlattığı “Yaratıcı Drama Yöntemi ile Kadın Sağlığı Atölyeleri” İzmir’in ardından ülke geneline yayıldı. Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu ve Türkiye Aile Planlaması Vakfı iş birliğiyle yürütülen projede tüm sağır ve işitme engelli kadınlara ulaşmayı hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü uzmanları Hatay, Batman ve Gaziantep’in ardından Balıkesir’de de bir atölye düzenledi.

Paylaşarak güçleniyorlar
Salih Tozan Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen atölyede, İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nde görevli yaratıcı drama ve kadın sağlığı eğitmeni Emel Pektezel yaratıcı drama yöntemiyle eğitimi yürütürken, Melek Uslular süreci Türk İşaret Diline çevirerek katılımcıların içeriğe doğrudan erişimini sağladı. Tüm gün süren atölye çalışmalarına katılan kadınlara toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde kendi bedenini tanıma, cinsel sağlık, üreme sağlığı, gebeliği koruyucu ve önleyici yöntemler, güvenli annelik, temizlik, beslenme ve menopoz başlıklarında eğitim verildi. Türkiye’de kendi alanında öncü bir uygulama niteliği taşıyan bu atölyelerde sağır ve işitme engelli kadınlar, kendi dilinde bilgiye ulaşma fırsatı bulurken aynı zamanda deneyim paylaşımı, dayanışma ve güçlenme ortamı da yaşıyor.

Proje, 2025 yılında Tülay Aktaş Gönüllü Kuruluşlar Birliği Karşılıksız Hizmet Ödülleri’nde birinciliğe layık görülmüştü.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/02/engel-tanimayan-saglik-seferberligi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/02/engel-tanimayan-saglik-seferberligi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/02/engel-tanimayan-saglik-seferberligi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/02/engel-tanimayan-saglik-seferberligi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/engel-tanimayan-saglik-seferberligi/4691/</link>
			<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 09:39:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sigarayı bırakmak isteyenlere Eşrefpaşa’dan sağlık desteği</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, Sigara Bırakma Polikliniğini hizmete açtı. Haftada bir gün hizmet verecek olan poliklinikte, sigarayı bırakmak isteyen hastalar için hem tıbbi hem de psikolojik destek içeren tedavi programları planlanıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[9 Şubat Dünya Sigara Bırakma Günü dolayısıyla değerlendirmede bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ebru Güneş, “Sigarayı bırakmaya kararlı olan ve destek tedavi almak isteyen tüm hastaları Eşrefpaşa Hastanesi Sigara Bırakma Polikliniğine bekliyoruz” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünyada 1,3 milyar kişi tütün ürünü kullanıyor. Her yıl 8 milyondan fazla insan, tütün ürünlerine bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitiriyor. Tütün ürünleri; kanser, kalp ve damar hastalıkları ile KOAH başta olmak üzere birçok önlenebilir hastalığın ve erken ölümün en önemli nedenleri arasında yer alıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, sigarayı bırakmak isteyen yurttaşlara destek olmak amacıyla Sigara Bırakma Polikliniği’ni hizmete aldı. Poliklinik, her perşembe günü tıbbi ve psikolojik destek içeren tedavilerle hizmet veriyor. Hem poliklinikte sunulan hizmetlere hem de 9 Şubat Dünya Sigara Bırakma Günü’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ebru Güneş, sigaraya hiç başlanmamasının büyük önem taşıdığını, sigarayı bırakmanın ise birçok hastalığın önlenmesine katkı sağladığını vurguladı.

Nefeste karbonmonoksit ölçümleri ve muayeneler yapılıyor

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ebru Güneş, hastane bünyesinde hizmete açılan Sigara Bırakma Polikliniğindeki çalışmalara ilişkin şunları söyledi:

“Sigarayı bırakma konusunda kararlı olan ve destek almak isteyen hastaları öncelikle değerlendiriyoruz. Sigara bağımlılık düzeyini belirlemek amacıyla hastalarımıza bir form doldurtuyoruz. Ardından nefeste karbon monoksit ölçümleri yapıyoruz ve genel bir muayeneden geçiriyoruz. Bu muayenelerde, akciğerlerde ya da diğer sistem organlarında sigaraya bağlı bir etkilenme olup olmadığını, ayrıca uygulanacak tedavilere engel bir durum bulunup bulunmadığını değerlendiriyoruz. Muayenelerin ardından hastaları belirli aralıklarla kontrole çağırıyoruz. Sigara bırakma süreci uzun ve bazı hastalar için zorlayıcı olabiliyor. Bu süreçte ortaya çıkabilecek sorunları hastalarımızla birlikte ele alıyor ve çözüm üretmeye çalışıyoruz. Gerektiğinde psikolog ve psikiyatri uzmanlarından destek alıyoruz. Psikolojik destek, sigara bırakma sürecinin en önemli unsurlarından biri.

Sigarayı bırakmak, pek çok hastalığı önlüyor

9 Şubat Dünya Sigara Bırakma Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Güneş, “Sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle dünyada her yıl milyonlarca insan hayatını kaybediyor. Kronik akciğer hastalıkları ve akciğer kanseri gibi ciddi rahatsızlıklara yol açmasının yanı sıra, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon ve birçok kanser türüne yakalanma riskini artırdığı artık biliniyor. En doğrusu sigaraya hiç başlanmaması; ancak başladıktan sonra bırakılması da pek çok hastalığın önlenmesi açısından son derece önemli” dedi.

Eşrefpaşa Hastanesi Sigara Bırakma Polikliniğine başvurmak isteyen yurttaşlar, 0232 293 85 03 numaralı telefon üzerinden randevu oluşturabiliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/02/sigarayi-birakmak-isteyenlere-esrefpasa-dan-saglik-destegi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/02/sigarayi-birakmak-isteyenlere-esrefpasa-dan-saglik-destegi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/02/sigarayi-birakmak-isteyenlere-esrefpasa-dan-saglik-destegi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/02/sigarayi-birakmak-isteyenlere-esrefpasa-dan-saglik-destegi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/sigarayi-birakmak-isteyenlere-esrefpasa-dan-saglik-destegi/4672/</link>
			<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 09:56:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir’de bebekler hayata eşit başlıyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği İzmir 95 Erken Çocukluk Programı ile anne adayları ve 0-3 yaş arası çocuklar ev ziyaretlerinden emzirme danışmanlığına, ilk yardımdan oyun gruplarına kadar ücretsiz destek alıyor. Program, dezavantajlı bölgelerden başlayarak tüm İzmir’e yayılıyor.  ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen İzmir 95 Erken Çocukluk Birimi Programı kapsamında gebeliğin 7. ayından başlayarak 0-12 ay dönemine kadar ev ziyaretleri yapılıyor, 13-36 ay döneminde de oyun grupları düzenleniyor. Ayrıca eğitim seminerleri ve temel mesajlar atölyeleri gerçekleştiriliyor. İzmir 95 Erken Çocukluk Programı kapsamındaki hizmetlere emzirme danışmanlığı, ilk yardım ve ağız-diş sağlığı eğitimleri de eklendi. Çocuğun gelişiminin en hızlı olduğu bu kritik dönemde ailelerin yanında yer almayı amaçlayan programa başvuru için 153 Hemşehri İletişim Hattı aranabiliyor. 
 
Hizmet ağı genişleyecek
Program hakkında bilgi veren Sağlık Eğitimleri Şube Müdürü Banu Erdal, “Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın talimatıyla sağlık alanında daha fazla hizmet sağlanması amacıyla İzmir 95 Programı Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na devredildi. Gebeliğin 7. ayından itibaren başlayan ve 0-12 aya kadar ayda iki kez ev ziyaretiyle devam eden, 13-36 ay döneminde oyun gruplarının yapıldığı, seminerler ve temel mesajlar atölyeleri gibi desteklerle beslenen projenin sağlık ayağını güçlendirdik. Programa ilk yardım, ağız diş sağlığı gibi eğitimler ekleniyor. Emzirme danışmanlığı hizmetimizde de hemşire sayısını birden beşe yükseltmeyi hedefliyoruz. 0-12 ay ev ziyaretlerini öncelikli olarak dezavantajlı altı bölgede gerçekleştiriyoruz ancak süreç içinde tüm İzmir’de hizmet vereceğiz. 13-36 ay oyun grupları, emzirme danışmanlığı, seminerler ve temel mesajlar atölyelerini ise 30 ilçemizde gerçekleştiriyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı olarak İzmir 95 Programı’nı daha kapsamlı faaliyetlerle devam ettirmeyi hedefliyoruz” dedi. 
 
İlk mezuniyet belgeleri Büyükşehir’den
Programın ekibinde yer alan klinik psikolog Berke Özkanoğlu ise “İyi bir başlangıç her çocuğun hakkı düşüncesinden yola çıkarak hem 0-3 yaş arası çocukların sağlıklı gelişimini desteklemek hem de gebelikten başlayarak annelerin ve genel anlamda ebeveynlerin ihtiyaçlarını karşılamak için kentin farklı bölgelerinde hizmetlerimizi sürdürüyoruz” diye konuştu. Doğum öncesi 7, 8 ve 9. aylarda üç defa ve doğumdan sonra iki haftada bir olmak üzere bebek bir yaşına gelene kadar toplamda 27 defa aile ile görüşüldüğünü kaydeden Özkanoğlu, program kapsamında anne ve bebek ilişkisini destekleyici çalışmalar yaptıklarını, kitap ve oyunlarla eğitimler verildiğini, emzirme danışmanlığı ile de ev ziyareti hizmetini desteklediklerini söyledi. Ev ziyaretlerinin Konak, Karabağlar, Buca, Bayraklı, Bornova ve Çiğli olmak üzere altı pilot bölgede aktif olarak sürdüğünü ifade eden Özkanoğlu, “0-12 ay ev ziyareti temelli ebeveyn rehberliği programı bitiminde katılım sertifikaları veriyoruz. Bebeklerin ilk mezuniyet belgeleri, bir yaşına geldiklerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden verilmiş oluyor” dedi.
 
“Her zaman yanlarındayız”
13-36 ay merkez temelli ebeveyn rehberliği programını da ayda bir kez tüm ilçelerde bakım verenler ve çocukları davet ederek gerçekleştirdiklerini dile getiren Özkanoğlu, şu bilgileri verdi: “Bu programda da annenin ve bakım verenlerinin sosyalleşmesi, bebeklerin akranlarıyla iletişimini desteklemeyi amaçlıyoruz. Ayrıca 0-3 yaş bakım verenlere tüm ilçelerde seminerler ve ‘Onunla Okuyun’, ‘Birlikte Oyun Oynayın’, “Onunla Konuşun”, ‘Kendinize İyi Bakın’, ‘Sayın, Eşleştirin, Sıralayın’, ‘Sevginizi Gösterin’ gibi temel mesajlar atölyeleri düzenliyoruz. İzmir 95 Erken Çocukluk Birimi olarak hem annelerin hem bakım verenlerin hem de çocukların her zaman yanındayız.”
 
“Bize aile oldular”
Gebeliğinin 7. ayından bu yana ekiplerin ev ziyaretinde bulunduğu 7 aylık İsa Murat Korkunç’un annesi Meryem Korkunç, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden ev ziyaretleri yapılıyor. Çok memnunum, bütün annelere tavsiye ederim. Bize bir aile oldular. Bilmediğim çok şey öğrendim. Bebeğin durumunu, gelişimini soruyorlar. Beni de soruyorlar, psikolojik olarak kendime geldim ve toparlandım. Çünkü anladım ki anne olarak kendimi de düşünmem lazımmış” sözlerine yer verdi. 
 
“Eğitimler bize de iyi geliyor”
Temel mesaj atölyelerine katılan Şükran Dağ, “Eğitimler güzel geçiyor, güzel bilgiler öğreniyoruz. Çocuklarla ilgili neler yapmamız gerektiğini söylüyorlar, memnunuz. Eğitimler bize de iyi geliyor. İlk kez katıldım, bir daha gelmek isterim” derken, Narin Ülker de “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin etkinliklerinden çok memnunum. Teşekkür ediyoruz. Burada çocuklarla oyun oynama, çocuk eğitimi, anne sağlığı gibi konularda çok şey öğrendim. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından 3 yaşında sağlıklı bir çocuğun ortalama boyu kabul edilen 95 santimetreden dolayı adı İzmir 95 olan program, hem çocukların hem de ebeveynler ile diğer bakım verenlerin iyi olma halini çok yönlü olarak destekliyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/02/izmir-de-bebekler-hayata-esit-basliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/02/izmir-de-bebekler-hayata-esit-basliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/02/izmir-de-bebekler-hayata-esit-basliyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/02/izmir-de-bebekler-hayata-esit-basliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/izmir-de-bebekler-hayata-esit-basliyor/4648/</link>
			<pubDate>Tue, 03 Feb 2026 10:31:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>83 yaşında mucizevi iyileşme</title>
			<description><![CDATA[Diyabetik ayak enfeksiyonu şikâyetiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’ne başvuran 83 yaşındaki Artvinli Mustafa Kafa, 90 gün süren yoğun tedavinin ardından sağlığına kavuştu. Kafa, “Başka hastanelerde ayağımın kesilebileceğini söylediler. Ancak burada ‘bu ayağı kurtarırız’ dediler ve başardılar” ifadelerini kullandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyabet hastası 83 yaşındaki Mustafa Kafa, hastalığına bağlı diyabetik ayak enfeksiyonu nedeniyle Artvin’de çeşitli hastanelere başvurdu. Kafa’ya diyabetik ayak ampütasyonu önerilmesine rağmen, farklı bir tedavi umuduyla İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’ne geldi. Enfeksiyon, dahiliye, ortopedi ve plastik cerrahi birimlerinin ortak çalışmasıyla 90 gün boyunca tedavi edilen Kafa, sağlığına kavuşarak taburcu edildi. Kafa, “Ayağım perişan durumdaydı. Başka hastanelerde kesileceğini söylediler. Burada ‘bu ayağı kurtarırız’ dediler ve başardılar. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Şu an iyiyim, ayağıma çocuk bakar gibi bakmamı söylediler, biz de buna uyacağız” ifadelerini kullandı. Kafa, kendisiyle ilgilenen hekim ve hemşirelerle birlikte Artvin’de fındık toplayacağının sözünü verdi.

“Yüzümüzü güldüren bir sonuç aldık”

Mustafa Kafa’nın tedavisini yürüten Eşrefpaşa Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Altan Gökgöz, “Hastamız pek çok merkeze başvurmuş ancak yara bakımı konusunda etkili bir tedavi alamamış. Ayağında nekroz yani ölü dokular çok fazlaydı. Dış merkezlerde ampütasyon olabileceği söylenmiş, ancak biz hastamızın da uyumu sayesinde iyileştirdik. Bazen ‘uzvu keselim’ denilerek çözüm basitmiş gibi düşünülebiliyor; oysa asıl zor ve doğru olan, uzvu korumaktır. Tedaviyi multidisipliner şekilde yürüttük; enfeksiyon, dahiliye, ortopedi ve plastik cerrahinin ortak çalışmasıyla başarılı sonuç aldık. Bakımını yaparsa, ilaçlarını düzenli alırsa ve kontrollerine gelirse, bu hastalık bir daha tekrarlamayacaktır. Yüzümüzü güldüren bir sonuç aldık ve çok mutluyuz” dedi.

Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram da Kafa’yı ziyaret ederek tedavisi hakkında görüştü.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/83-yasinda-mucizevi-iyilesme.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/83-yasinda-mucizevi-iyilesme.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/83-yasinda-mucizevi-iyilesme_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/83-yasinda-mucizevi-iyilesme.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/83-yasinda-mucizevi-iyilesme/4615/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 10:22:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Eski gasilhane binaları, İzmir’in sağlık tarihine ışık tutuyor</title>
			<description><![CDATA[1900’lü yıllarda bulaşıcı hastalıklarla mücadele amacıyla tebhirhane olarak, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından ise uzun yıllar gasilhane olarak kullanılan tarihi yapılar, İzmir’de yaşanabilecek afetlere karşı kritik bir rol üstleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından rezerv morg alanı olarak korunan alanın çevresi ise ambulans ve Evde Bakım hizmetleri araçlarının her gün yola çıktığı önemli bir sağlık durağı olma özelliğini sürdürüyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Konak Tepecik Mahallesi’nde yer alan tarihi gasilhane binaları, kentin sağlık tarihine ışık tutuyor. 1900’lü yıllarda tebhirhane olarak kullanılan yapılar, o dönem bulaşıcı hastalıklarla mücadele etmek amacıyla giysilerin dezenfekte edildiği alanlar olarak hizmet veriyordu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı tarafından gasilhaneye dönüştürülerek 40 yıldan uzun süre İzmir’in en büyük gasilhanesi olarak çalışan yapılar, günümüzde olası bir afet durumunda ihtiyacı karşılaması için rezerv bir morg alanı olarak kullanmak üzere hazır tutuluyor. Binaların çevresindeki alan ise Eşrefpaşa Hastanesi’nin ambulansları ve Evde Bakım Birimi araçlarının her gün kentin dört bir noktasına hizmet ulaştırmak için yola çıktığı bir “sağlık durağı” olma özelliğini taşıyor. Tarihi binaların bitişiğinde bulunan Eşrefpaşa Hastanesi’ne ait bir diğer yapı ise hem ambulans servisi hizmetinin çağrı merkezi hem de personelin malzemelerini koyduğu ve dinlendiği bir alan olarak kullanılıyor. Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, “Burası, İzmir’in sağlık tarihi için çok önemli olan, korunması ve yaşatılması gereken bir alan” diyor.

“Rezerv alanı olarak koruma altında tutuyoruz”

1900’lü yıllarda tebhirhane olarak kullanıldığı bilinen yapılara ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Başak Bayram, “İzmir bir liman kenti ve özellikle 1900’lü yıllarda bulaşıcı hastalıklar önemli bir sorundu. Bu binalar, bulaşıcı hastalıklarla mücadele kapsamında, halk sağlığı açısından önemli bir görev almış mimari yapılardır. Bu alanlar giysilerin dezenfeksiyonu gibi amaçlar için kullanılırdı. Sonraki yıllarda Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı tarafından gasilhaneye dönüştürüldü ve 40 yıldan uzun süre İzmir’in en büyük gasilhanesi olarak hizmet verdi. Yapı içinde iki adet de morg bulunuyor. Ülkemizde yaşanan büyük afetler, morgların çok önemli bir ihtiyaç olduğunu gösterdi. Gasilhane ve morglar, hastanemiz tarafından sürekli hazır tutuluyor. Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı, Zeytinlik hizmet binamızda yeni gasilhaneler açtı ve aktif olarak hizmet veriyor. Biz de Eşrefpaşa Hastanesi olarak bu alanı bir rezerv alanı olarak koruma altında tutuyoruz” bilgisini verdi.

Ambulans ve Evde Bakım araçları, her gün bu bölgeden yola çıkıyor

Binaları çevreleyen dış alan ise birden fazla alanda hizmet veriyor. Bunlardan biri de geçen yıl Eşrefpaşa Hastanesi tarafından kurulan Ambulans Birimi. Dördü Acil Yardım Ambulansı, dördü Nakil Ambulansı olmak üzere toplam sekiz ambulans ile halka 24 saat hizmet veriliyor. Ambulans servisi ile bir yıldan kısa bir süre içinde 1600’den fazla müdahalede bulunulduğuna dikkat çeken Bayram, “Ayrıca Evde Bakım Birimi olarak Tire’den Dikili’ye kadar şehrimizin dört bir yanında hizmet veriyoruz. 28 ile 32 arasında aracımız, her gün hem gasilhane binalarının bulunduğu bu bahçeden hem de hastanemizin bir diğer noktası olan otoparkından yola çıkarak hizmet ulaştırıyor” ifadelerini kullandı.

Ambulans çağrı merkezi hizmet veriyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı ile düzenlediği proje kapsamında kadın üreme sağlığı konusunda halka bilgilendirici faaliyetlerini gasilhane binalarında yaptığını kaydeden Bayram, “Gasilhane binalarımızın yer aldığı alanda bulunan bir diğer yapımızda ise ambulans ihtiyacı için çağrı merkezimiz yer alıyor. Bu alanda personelin dinlenme ve malzeme bulundurma bölümleri de bulunuyor. Binada halkımıza eğitim faaliyetleri düzenlemeyi ve bazı idari birimlerimiz için alanlar oluşturmayı planlıyoruz” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/eski-gasilhane-binalari-izmir-in-saglik-tarihine-isik-tutuyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/eski-gasilhane-binalari-izmir-in-saglik-tarihine-isik-tutuyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/eski-gasilhane-binalari-izmir-in-saglik-tarihine-isik-tutuyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/eski-gasilhane-binalari-izmir-in-saglik-tarihine-isik-tutuyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/eski-gasilhane-binalari-izmir-in-saglik-tarihine-isik-tutuyor/4599/</link>
			<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 09:30:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir'in sağlığı sahadaki emekle korunuyor</title>
			<description><![CDATA[Cemil Tugay, çevre ve halk sağlığı için gece gündüz çalışan vektörle mücadele ekipleriyle buluştu. Başkan Tugay, “Sizler bu şehre, insanlara ve tüm canlılara sahip çıkan emekçilersiniz. İzmir size emanet” dedi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Çevre Koruma Ve Kontrol Şube Müdürlüğü Vektör Mücadele Birimi çalışanları ile bir araya geldi. Meclis salonundaki buluşmada konuşan Başkan Tugay, sivrisinek ile haşereler gibi çevre ve halk sağlığını tehdit eden zararlılara karşı ilaçlama yaparak yoğun mücadele veren ekiplere teşekkür etti. 
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, geçen 2 yıl içerisinde önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi. Kurum çalışanlarının mücadelesine rağmen bazı sorunların olduğuna değinen Tugay, “Yağmur rejimine bağlı olarak bazı dönemlerde sivrisinek şikâyetlerinde artış oluyor. Geçen yıl bir ara çok ciddi bir karasinek problemi oldu. Bunların nedenlerini de bulmamız lazım” dedi. 

“İzmir Türkiye'de herkesin gelip yaşamak istediği yerlerden”
Belediye çatısı altında görev yapanların, kurumun gözü kulağı durumunda olduğunu söyleyen Tugay, “Yaptığımız iş çevre sağlığıyla, toplum sağlığıyla doğrudan ilgili. Yani sadece bir iş yapmıyorsunuz. Aynı zamanda şehre, şehirde yaşayan insanlara, aslında tüm canlılara sahip çıkıyorsunuz. Kamuda çalışmak sadece bir iş yapmak değildir. Aynı zamanda ülkemize, insanlarımıza, şehrimize sahip çıkmak demektir” dedi. Kentin İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına emanet olduğunu vurgulayan Başkan Tugay, “Şehir size emanet. Şehir bize emanet. İzmir güzel bir şehir. Gerçekten dünya güzeli bir şehir. Türkiye'de herkesin gelip yaşamak istediği yerlerden birisi. Böyle güzel bir şehre layık olduğu hizmeti getirmemiz lazım. Bunu görevli olan tüm arkadaşlarımızdan bekliyorum” diye konuştu.

“Hepiniz benim için çok kıymetlisiniz”
Konuşmasında ekonomik krize de değinen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, şunları söyledi: “Ekonomik sıkıntılar yaşadık. Bir ölçüde hala devam ediyor. Çalışan arkadaşlarımız benim gözümde çok kıymetliler ve inanın hakkınızın fazlasıyla ödenmesi için en fazla duyarlılık gösterecek insanlardan birisiyim. Kapının bu tarafında bütün belediyenin dengesini sağlaması gereken bir insan pozisyonda olduğum için bazen istemediğimiz halde bazı anlaşmazlıklar yaşıyoruz. Ama sanmayın benim için kıymetsizsiniz. Gönlümden geçen şey belediyenin içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtulması. Ardından sizler için daha da fazla şeyler yapabilmek.”

“Sizlerin varlığı kurumumuz için büyük güç”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin şirket, kendisinin de patron olmadığını söyleyen Başkan Tugay, “Hepimiz bize verilen işi iyi bir şekilde yapmaya çalışmalıyız. Çünkü bizim amacımız herhangi birisini zengin etmek değil. Sadece bu şehrin iyi olmasını sağlamak. Sizler de aynı zamanda bu şehrin vatandaşları olduğunuz için, sizin de hem huzur içerisinde iyi bir şehirde yaşamanız hem yaptığınız işten de memnun olmanızı isterim” diye konuştu. 
Yeni sivrisinek türlerinin ortaya çıktığına dikkat çeken Tugay, çalışanların alanlarında kendilerini geliştirmesini de istedi. Kurum çalışanlarını çok sevdiğini aktaran Başkan Tugay, şunları söyledi: “Sizleri seviyorum. Biz bir aileyiz. Dilerim ve isterim ki her arkadaşımız kendisini bu kuruma ait hissetsin. Sizlerin varlığı kurumumuz için büyük güç” diye konuştu. 

“İzmir için 7 gün 24 saat çalışıyorum”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İzmir'in en büyük ve en güçlü kurumu olduğunu hatırlatan Başkan Tugay, “Bütçesiyle, personeliyle ve yaptığı işler açısından İzmir'in daha büyük bir kurumu yok. Bizim potansiyelimiz aslında daha fazla. Sizden beklediğim şey; işinize inanarak sahip çıkmanız ve o şekilde çalışmanız. Sizler bana emanetsiniz. Şehir de size emanet. Belediyede en çok çalışan insanlardan biri olduğumu bilin. Haftanın 7 günü 24 saat, bayramlar ve tatiller de dahil nerede olursam olayım, İzmir için ve İzmir Büyükşehir Belediyesi ailesi için çalışıyorum. Bundan dolayı mutluyum. Gurur duyuyorum. Hepinize çok teşekkür ediyorum” dedi. 
Konuşmaların ardından Vektör Mücadele Birimi’ne eğitim verildi. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/izmir-in-sagligi-sahadaki-emekle-korunuyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/izmir-in-sagligi-sahadaki-emekle-korunuyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/izmir-in-sagligi-sahadaki-emekle-korunuyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/izmir-in-sagligi-sahadaki-emekle-korunuyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/izmir-in-sagligi-sahadaki-emekle-korunuyor/4588/</link>
			<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 14:05:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>60+ Deneyim sağlık için gönüllü oluyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, Sağlık Gönüllüleri Projesi kapsamında 60 yaş ve üzeri yurttaşları sağlık ve yaşam kalitesini destekleyen çalışmalara gönüllü olarak katılmaya davet ediyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı, Sağlık Gönüllüleri Projesi’ni hayata geçiriyor. Tek Sağlık yaklaşımı çerçevesinde yürütülen proje, aldığı eğitimleri ve mesleki deneyimini toplum yararına aktarmak isteyen gönüllülere yönelik olarak planlandı. Proje kapsamında; belirlenen alanlarda eğitim almış 60 yaş ve üzeri yurttaşlar, 153 Hemşehri İletişim Merkezi (HİM) üzerinden başvuru yapabiliyor. Gönüllüler, toplumsal farkındalık çalışmalarında, sağlık ve yaşam kalitesini destekleyen eğitim ve etkinliklerde yer alarak destek ve koordinasyon süreçlerine katkı sağlayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Sağlık Gönüllüleri Projesi kapsamında 2025 yılı ekim ayında genç gönüllülerin de başvurularını almıştı. Etkinlik bazlı ve esnek katılım esasına göre oluşturulan gönüllü havuzunda yer alan katılımcılara, proje sürecindeki katkıları doğrultusunda dönem sonunda gönüllülük ve katkı belgesi verilecek.

Kriterler belirlendi

Sağlık Gönüllüleri Projesi, sağlığı yalnızca hastalıkların tedavisiyle sınırlı görmeyen; yaşamın her alanına dokunan, paylaşım, dayanışma ve gönüllülük temelli bir farkındalık hareketi olarak öne çıkıyor. Bilgi ve deneyimleriyle sürece katkı sunmak isteyen gönüllüler için katılım kriterleri; 60 yaş ve üzeri olmak ve tıp, diş hekimliği, veterinerlik, hemşirelik, ebelik, ziraat, gıda mühendisliği, beslenme ve diyetetik, psikoloji, psikolojik danışmanlık ve rehberlik ile sosyoloji alanlarından birinde eğitim almış olmak şeklinde belirlendi. Projenin gençlik ayağı ise sağlık alanında eğitim gören, bu alanda çalışan ya da gönüllülük yapmak isteyen gençleri bir araya getirmeyi hedefledi. 18-30 yaş arası sağlık, sosyal hizmet, psikoloji, beslenme, veterinerlik, çevre, biyoloji, iletişim ve ilgili bölümlerden çok sayıda genç projeye başvurdu. Projede yer almak isteyen gençlerin başvurularının alınmaya devam edileceği bilgisi verildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/60-deneyim-saglik-icin-gonullu-oluyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/60-deneyim-saglik-icin-gonullu-oluyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/60-deneyim-saglik-icin-gonullu-oluyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/60-deneyim-saglik-icin-gonullu-oluyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/60-deneyim-saglik-icin-gonullu-oluyor/4573/</link>
			<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 10:09:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmirli yurttaşlar, rahim ağzı kanserine karşı bilinçleniyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, 30 ilçede Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında eğitimler düzenliyor. Eğitimlere katılan yurttaşlar, erken teşhis ve düzenli tarama ile önlenebilir bir hastalık olan rahim ağzı kanserine karşı bilinçleniyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı etkinlikleri kapsamında, İzmirli yurttaşlar hastalık hakkında kapsamlı biçimde bilgilendiriliyor. Ay sonuna kadar 30 ilçede tamamlanması planlanan farkındalık eğitimlerinde; rahim ağzı kanserinin risk faktörleri, belirtileri, erken teşhis ve tarama faaliyetlerinin önemi, tedavi süreçleri ile korunma yöntemleri yurttaşlara aktarılıyor.

Rahim ağzı kanseri, dünya genelinde kadınlarda meme kanseri, kalın bağırsak kanseri ve akciğer kanserinin ardından en sık görülen dördüncü kanser türü olarak öne çıkarken, Türkiye’de ise görülme sıklığı bakımından 10. sırada yer alıyor.

Hemşire ve psikologlar eğitim veriyor

Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü'nde psikolog olarak görev yapan Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı Kadın Sağlığı Eğitmeni Merve Çarkcı Kapı, “Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında İzmir’in 30 ilçesinde rahim ağzı kanserine yönelik farkındalık eğitimleri düzenliyoruz. Benzer bir etkinliği, Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nda da düzenlemiştik. Amacımız, kanser türlerine karşı farkındalık oluşturmak, erken tanının önemini hatırlatmak. Eğitimleri psikologlar ve hemşireler olarak veriyoruz. Eğitimlerimizden sonra yurttaşlar sağlık taramalarına gidiyor, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerine (KETEM) başvuruyor. Çok güzel dönüşler alıyoruz. Eğitim verdiğimiz kişilerin arasında kanser tedavi sürecinde olan ya da kanser geçmişi olan kişiler de oluyor. Eğitimlerde onların da tecrübelerinden faydalanıyoruz” dedi.

Erken teşhis ve taramanın önemine dikkat çekiliyor

Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü’nde eğitmen hemşire olarak görev yapan Gülseren Şentürk, rahim ağzı kanserinde erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Şentürk, “Rahim ağzı kanseri, erken teşhisle neredeyse yüzde 100 tedavi edilebilen ve başarı şansı çok yüksek bir kanser türü. Bu nedenle eğitimlerimizde özellikle tarama konusuna büyük önem veriyoruz. KETEM’in adını dahi duymamış birçok kişi var. Sağlık Bakanlığı bünyesindeki KETEM gibi hizmetlere erişimi artırmak ve yurttaşlara yol göstermek açısından bu eğitimler son derece faydalı” dedi.

“Erken teşhis hayat kurtarır”

Eğitimlere katılan yurttaşlardan Münevver Öztürk ise “Rahim ağzı kanseri hakkında az çok bilgim olduğunu düşünüyorum ama bilgilerimi tazelemek istedim. Erken teşhisin hayat kurtardığını hepimiz zaten biliyoruz. Bütün kadın ve erkeklerin bu eğitimi mutlaka alması gerektiğine inanıyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarını takip ettiğim için bu eğitimden haberdar oldum. Bu eğitimleri çok faydalı buluyorum” ifadelerini kullandı.

Kentin dört bir yanında eğitim

5 Ocak’tan bu yana farklı ilçelerde düzenlenen eğitimler, 15 Ocak’ta Gaziemir Sarnıç Semt Evi’nde ve Narlıdere Belediyesi AKM Meclis Salonu’nda saat 14.00’te, 16 Ocak’ta Kemalpaşa Belediyesi Kültür Merkezi’nde saat 14.30’da, 19 Ocak’ta Foça Belediyesi Sosyal Tesislerinde saat 11.00’de, 20 Ocak’ta Güzelbahçe Kadın Dayanışma Merkezi’nde saat 10.00’da ve Balçova İnciraltı Engelliler Merkezi’nde saat 14.30’da, 21 Ocak’ta Karşıyaka Alaybey Mahallesi’nde saat 14.00’te ve Tire Belediyesi Sinema Salonu’nda saat 14.00’te, 22 Ocak’ta Aliağa Kültür Merkezi’nde saat 13.00’te, 23 Ocak’ta Dikili Cumhuriyet Mahallesi’nde saat 13.00’te ve Çiğli Belediyesi Flamingo Semt Merkezi’nde saat 14.00’te, 26 Ocak’ta Karaburun Halk Eğitim Merkezi’nde saat 11.00’de, Mordoğan Belediyesi Düğün Salonu’nda saat 13.30’da ve Ödemiş Belediyesi Kongre ve Düğün Salonu’nda saat 14.00’te, 27 Ocak’ta Urla Eski Tamirhane Binası’nda saat 11.00’de ve Menemen Belediyesi Seyrek Şube Müdürlüğü’nde saat 14.00’te, 28 Ocak’ta Kiraz Belediyesi Düğün Salonu’nda saat 13.00’te, 29 Ocak’ta Konak Şato’da saat 15.00’te ve 30 Ocak’ta Bergama Narlıca Cemevi’nde saat 13.00’te gerçekleştirilecek.

Sağlıklı Yaşam Şube Müdürlüğü ise İzmir Büyükşehir Belediyesi personeline yönelik çeşitli farkındalık çalışmaları yapıyor. Bu kapsamda 30-65 yaş arası personel rahim ağzı kanseri taramasına yönlendirilirken, 40-69 yaş arası personel için de meme kanseri taraması için mamografi randevu alınıyor ve personel KETEM’lere yönlendiriliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/izmirli-yurttaslar-rahim-agzi-kanserine-karsi-bilincleniyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/izmirli-yurttaslar-rahim-agzi-kanserine-karsi-bilincleniyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/izmirli-yurttaslar-rahim-agzi-kanserine-karsi-bilincleniyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2026/01/izmirli-yurttaslar-rahim-agzi-kanserine-karsi-bilincleniyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/izmirli-yurttaslar-rahim-agzi-kanserine-karsi-bilincleniyor/4564/</link>
			<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 09:44:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Büyükşehir’den çölyak hastası çocuklara yeni yıl etkinliği</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, çölyak hastası çocuklara yönelik yeni yıl etkinliği düzenledi. Çocuklar Kültürpark Yeni Yıl Festivali’ni gezdi, buradaki buz pistinde gönüllerince eğlendi. Anneleri ise Glütensiz Mutfak Atölyesi’nde glütensiz atıştırmalık yaptı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çölyak hastalarının yanında olan, yaşamlarını kolaylaştırmak için destek sağlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, Sosyal Yardım Takip Sistemi’ne kayıtlı çölyak hastası çocuklara yönelik yeni yıl etkinliği düzenledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen etkinliğe 20 çocuk, 15 anne katıldı. Çölyak hastası çocukların sosyal hayata katılımını desteklemeyi, çölyak hastalığına yönelik farkındalık oluşturmayı ve aileler arası dayanışmayı güçlendirmeyi hedefleyen etkinlikle çocuklar keyifli anlar yaşadı. Etkinliğe Manisa Çölyak ve Organik Beslenme Derneği ile Mutlu Beslen Kooperatifi de katıldı.

Anneler tarif öğrendi, çocuklar yeni yıl süsü yaptı

Çölyak hastası çocuklar ve anneleri, ilk olarak Kültürpark Yeni Yıl Festivali’ne geldi. Festivaldeki buz pistinde eğlenen çocuklar, Atlas Pavyonu’ndaki sergileri gezdi. Çölyak hastası çocuklar ve anneler için etkinlikler, Buca Sosyal Yaşam Kampüsü’nde devam etti. Anneler, Glütensiz Mutfak Atölyesi’nde iki çeşit glütensiz atıştırmalık yaptı. Çocuklar ise Kuşaklar y Dayanışma Etkinliği kapsamında huzurevi sakinleriyle birlikte yılbaşı süsleme çalışması gerçekleştirdi.

“Glütensiz atıştırmalık atölyesi yaptık”

İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan  Gamze Kanber, “Sabah Manisa’dan davet ettiğimiz annelerimiz ve çölyak hastası çocuklarımız ile İzmir’deki bir grupla önce festival alanımızı gezdik. Çocuklarımız buz pistinde eğlendi. Ayrıca huzurevi sakinleriyle yılbaşı etkinlikleri kapsamında faaliyetler yaptı. Bu sırada annelerimize glütensiz mutfakta basit atıştırmalıklar nasıl yapılır şeklinde eğitim verdik” diye konuştu. 

“Bizi davet ettiği için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne sonsuz teşekkür ediyorum”

Mutlu Beslen Kadın Kooperatifi Başkanı Özlem Şivecan, “Manisa’dan geliyoruz, çölyaklı çocukların anneleriyle kurduğumuz bir kooperatifimiz var. İzmir Büyükşehir Belediyesi bize burada çok güzel bir imkan sağladı. Glütensiz mutfak eğitimi alıyoruz, bizim için bir hayaldi. Çok mutlu olduk. Glütensiz ürün yapmak çok zor. Yeni tanı alan kişiler ekmek yapmayı en az 6 ayda öğrenebiliyor. Biz burada onun püf noktalarını öğreneceğiz. Çok kıymetli. Bizi davet ettiği için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne sonsuz teşekkür ediyorum” dedi.

“Çocuklara hayranım”

Buca Sosyal Yaşam Kampüsü Zübeyde Hanım Huzurevi sakini Nilgün Uç ise çocukların ziyareti hakkında konuşarak “O kadar beğendim ki, dünyanın en güzel şeyi çocuklar benim için. Çocuklara hayranım. Burada boyama yaptılar, resim yaptılar, yeni yılı kutlamak için süsler yaptılar. Ben çocukları çok seviyorum, her şeyi çocuklar için alıyorum” dedi.

“Arkadaşlarımla çok eğleniyorum”

Etkinliğe katılan Aslı Gündüz, “Çok eğleniyorum. Kardan adam yaptık, her şeyi yapıyoruz. Buz pistine gittim, orada kaydım, orada da çok eğlendim. Buraya ilk defa geldim, çok eğleniyorum” diye konuştu. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/12/buyuksehir-den-colyak-hastasi-cocuklara-yeni-yil-etkinligi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/12/buyuksehir-den-colyak-hastasi-cocuklara-yeni-yil-etkinligi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/12/buyuksehir-den-colyak-hastasi-cocuklara-yeni-yil-etkinligi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/12/buyuksehir-den-colyak-hastasi-cocuklara-yeni-yil-etkinligi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/buyuksehir-den-colyak-hastasi-cocuklara-yeni-yil-etkinligi/4485/</link>
			<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 09:56:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title> "Hastalarla güçlü bağlar kurabildim "</title>
			<description><![CDATA[Victoria Polat, yabancı bir kadın girişimci olarak Türkiye’de “Sağlık Turizmi” alanında gerçekleştirdiği ilham verici projelerle dikkat çekiyor.  Gerçekleştirdiği projeler ile Türkiye’nin 2025 yılında sağlık turizminde dünya liderleri arasında yer almasında pay sahibi olan Polat, kurduğu sistemin yurt dışından gelen hastaların kendi dillerinde destek almasını, kültürel anlayışla karşılanmasını ve tedavi sürecinde güven duymasını esas aldığını dile getirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Başka bir ülkede sıfırdan iş kurmak kolay değil. Hele ki bu kişi bir kadın girişimciyse… Ancak Victoria Polat, Türkiye’de sağlık turizmi alanında kurduğu iş ile bu ezberleri bozuyor. Kendi ülkesinden ayrılarak Türkiye’ye yerleşen Polat, burada yalnızca gelişmiş bir sağlık sistemiyle değil, aynı zamanda uluslararası iş birliğine açık bir ekosistemle karşılaştığını belirtiyor.

Türkiye’nin kendisi için sadece iş yaptığı bir ülke değil, aynı zamanda kişisel ve profesyonel gelişim alanı olduğunu da vurgulayan Polat, yabancı hastalarla çalışırken, modern sağlık hizmetlerinin yalnızca ileri teknolojiyle değil, aynı zamanda güven, şeffaflık ve insani yaklaşımla anlam kazandığının altını çizdi.

Türkiye’de kariyerini ve itibarını adım adım inşa etmek zorunda kaldığını da dile getiren Polat, “Empati, sorumluluk bilinci ve detaylara verdiğim önem sayesinde hem Türk sağlık kuruluşlarıyla hem de uluslararası hastalarla güçlü bağlar kurabildim. Başarımın arkasında da bu temel değerlere verdiğim önem yer almaktadır.” dedi.

Polat’ın Türkiye’de kurduğu iş modelinin özünde, yurt dışından gelen hastaların kendi dillerinde destek alması, kültürel anlayışla karşılanması ve tedavi sürecinde güven duyması esası yer alırken, bu yaklaşımın, kısa sürede hem yerli hem de yabancı hastalar tarafından takdir topladığı belirtiliyor.

Girişimciliğin sadece ekonomik bir faaliyet olmadığının altını çizen Polat, “Girişimcilik güven, iş birliği ve karşılıklı saygı üzerine kurulu bir değer yaratma sürecidir.” ifadelerini kullandı.
Türkiye Sağlık Turizminde Zirvede: 2025 Verileri
2025 yılı itibarıyla Türkiye, sağlık turizmi alanında küresel ölçekte güçlü bir konuma ulaştı. Özellikle estetik cerrahi, diş tedavileri, göz sağlığı ve organ nakli gibi alanlarda artan talep, ülkeye gelen yabancı hasta sayısında ciddi bir artış sağladı.
* 2025’in ilk yarısında, Türkiye’ye gelen uluslararası hasta sayısı, bir önceki yıla göre önemli ölçüde arttı.

* Türkiye, fiyat avantajı, yüksek kaliteli sağlık hizmetleri ve kısa bekleme süreleri ile öne çıkıyor.

* Sağlık turizmi, 2025 yılında Türkiye ekonomisine milyarlarca dolarlık katkı sağladı.

Bu başarıda, Victoria Polat gibi girişimcilerin geliştirdiği hasta odaklı, kültürel hassasiyet içeren iş modelleri büyük rol oynuyor. Türkiye’nin farklı kültürleri bir araya getiren girişimcilik ortamı, hem bireysel hem de toplumsal gelişim açısından önemli fırsatlar sunmaya devam ediyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/12/hastalarla-guclu-baglar-kurabildim.png</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/12/hastalarla-guclu-baglar-kurabildim.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/12/hastalarla-guclu-baglar-kurabildim_t.png"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/12/hastalarla-guclu-baglar-kurabildim.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/hastalarla-guclu-baglar-kurabildim/4480/</link>
			<pubDate>Fri, 19 Dec 2025 17:04:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Büyükşehir’den “Nefesini Koru” semineri</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türk Akciğer Kanseri Derneği iş birliğinde 1-30 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında seminer düzenledi. Mustafa Necati Kültür Merkezi’ndeki seminere katılan Doç. Dr. Fatma Sert, “Nefesini Koru: Akciğer Kanserinde Erken Tanı ve Tedavi Mümkün mü?” başlığı altında önemli bilgiler verdi.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[1-30 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı etkinlikleri kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ve Türk Akciğer Kanseri Derneği iş birliğinde Yeşilyurt Mustafa Necati Kültür Merkezi’nde Doç. Dr. Fatma Sert tarafından “Nefesini Koru: Akciğer Kanserinde Erken Tanı ve Tedavi Mümkün mü?” başlıklı seminer verildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi öğrencileri, Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü eğitmenleri ve yurttaşların katılımıyla yapılan seminerde; akciğer kanseri belirtileri, risk faktörleri, erken tanı ve tedavi yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgi verildi. Soru-cevaplardan oluşan son bölümde de katılımcıların akciğer kanseriyle ilgili merak ettikleri sorulara Doç. Dr. Fatma Sert tarafından ayrıntılı yanıtlar verildi. Bu bölümde katılımcılar, özellikle sigara bırakma yöntemleri, tarama testleri ve genetik faktörlerin rolü gibi konularda bilgi aldı. Seminer, akciğer kanserine karşı düzenli kontrollerin önemini vurgulayan “Erken tanı, doğru tedavi ve farkındalık ile her yıl binlerce hayat kurtulabilir” çağrısıyla sona erdi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/11/buyuksehir-den-nefesini-koru-semineri.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/11/buyuksehir-den-nefesini-koru-semineri.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/11/buyuksehir-den-nefesini-koru-semineri_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/11/buyuksehir-den-nefesini-koru-semineri.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/buyuksehir-den-nefesini-koru-semineri/4399/</link>
			<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 11:20:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ağız kokusuna yol açan 6 neden</title>
			<description><![CDATA[Ağız kokusu, toplumda sık görülen ve sosyal yaşamı olumsuz etkileyen problemlerden biri. Günlük iletişimi zorlaştırarak kişide öz güven kaybına yol açabilen bu sorun, çoğu zaman ağız hijyeni eksikliklerinden kaynaklansa da bazı durumlarda, altta yatan farklı sağlık sorunlarının da habercisi olabiliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Haftası kapsamında değerlendirmede bulunan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Diş Hekimi Arzu Tekkeli, “Ağız kokusu yalnızca diş çürükleri veya diş taşı gibi ağız içi problemlerden değil; reflü, sinüzit, diyabet ya da bademcik taşı gibi sistemik rahatsızlıklardan da meydana gelebiliyor. Bu yüzden, kişide geçmeyen bir ağız kokusu varsa bir uzmana görünmesi önemli” dedi. 

Ağız kokusunu önlemenin düzenli bakım ve doğru alışkanlıklarla mümkün olduğunu belirten Diş Hekimi Arzu Tekkeli, “Ağız kuruluğu, tükürük azlığı veya dil üzerinde bakteri birikimi gibi durumlar kokuya zemin hazırlar. Günde en az iki kez diş fırçalamak, dil temizliği yapmak, yeterli su tüketmek, sigara ve alkol gibi ağız kuruluğuna yol açan alışkanlıklardan kaçınmak ve düzenli diş hekimi kontrollerini ihmal etmemek, ağız kokusunu önlemede çok etkilidir. Ancak ağız kokusu sürekli ve şiddetliyse, mutlaka diş hekimine başvurulmalı; gerekirse kokunun başka bir sağlık sorunundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılmalı” diye konuştu.

Diş Hekimi Arzu Tekkeli, ağız kokusuna sebep olabilecek en yaygın nedenleri sırladı:

Ağız içi problemler

Çürük ya da enfekte dişler, diş taşı, çekilmesi gereken ancak ağızda bırakılmış kök ve dişler kötü kokuya yol açabilir.

Yetersiz ağız bakımı

Dişlerin günde en az iki kez fırçalanmaması, diş ipi ile diş aralarının temizlenmemesi ağızda bakteri birikimine neden olur ve bu da kötü koku oluşumuna zemin hazırlar.

Dil yüzeyindeki bakteriler

Dil üzerinde biriken bakteriler koku oluşumunun önemli bir nedenidir. Son araştırmalar, dilin de dişlerle birlikte fırçalanmasının ağız kokusunu azaltmada oldukça etkili olduğunu ortaya koymuştur.

Sistemik hastalıklar

Reflü, mide rahatsızlıkları, bademcik taşları, sinüzit ve diyabet gibi hastalıklar da ağız kokusuna neden olabilir.

Ağız kuruluğu

Tükürüğün azalması hem kötü koku hem de diş çürüklerinin oluşmasına yol açar. Ağız kuruluğu sigara, alkol, bazı ilaçlar ya da yetersiz su tüketiminden kaynaklanabilir.

Geçici sabah kokusu

Sabahları oluşan ağız kokusu genellikle normaldir. Uyku sırasında tükürük salgısının azalması nedeniyle ağızda bakteri birikir. Ancak bu durum gün içinde de devam ediyorsa mutlaka diş hekimi görüşü alınmalıdır.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/11/agiz-kokusuna-yol-acan-6-neden.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/11/agiz-kokusuna-yol-acan-6-neden.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/11/agiz-kokusuna-yol-acan-6-neden_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/11/agiz-kokusuna-yol-acan-6-neden.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/agiz-kokusuna-yol-acan-6-neden/4349/</link>
			<pubDate>Fri, 14 Nov 2025 12:02:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Büyükşehir'den çölyak ve fenilketonüri hastalarına büyük destek</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi çölyak ve fenilketonüri hastalarının yanında olmaya devam ediyor. Toplam destek miktarı yaklaşık 3 milyon TL olarak belirtilirken, yurttaşlar ihtiyaçlarını İzmirim Kart ile anlaşmalı iş yerlerinden temin edebiliyor. Büyükşehir’in sosyal desteği esnafa da can suyu oluyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi ihtiyaç sahibi yurttaşlara desteğini sürdürüyor. Çölyak ve fenilketonüri hastalarının da yanında olan Büyükşehir, bu yıl 2 milyon 880 bin TL’lik ödeme gerçekleştirdi. Ödeme haziran ve ekim ayında olmak üzere iki periyotta yurttaşların İzmirim Kartları’na 2 bin 500’er lira olarak aktarıldı.

Esnafa da can suyu

Kentteki çölyak ve fenilketonüri hastaları,  BizVarız sistemi üzerinden (https://bizvariz.izmir.bel.tr/) kendilerine en yakın anlaşmalı market ve satış noktalarını öğrenip gereksinim duydukları glütensiz ve düşük proteinli gıda maddelerini alabiliyor. Böylece hem çölyak ve fenilketonüri hastaları gerekli gıdaya daha kolay ulaşıyor hem yerel iş yerlerinin kalkınması destekleniyor.

Özel ekmek
İzmir Büyükşehir Belediyesi Çiğli’deki Halk Ekmek Fabrikası’nda sadece çölyak hastalarının tüketebileceği özel ekmek de üretiyor. Fenilketonüri (PKU) hastaları ise üretimi devam eden glütensiz ekmekten faydalanmaya devam ediyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/11/buyuksehir-den-colyak-ve-fenilketonuri-hastalarina-buyuk-destek.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/11/buyuksehir-den-colyak-ve-fenilketonuri-hastalarina-buyuk-destek.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/11/buyuksehir-den-colyak-ve-fenilketonuri-hastalarina-buyuk-destek_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/11/buyuksehir-den-colyak-ve-fenilketonuri-hastalarina-buyuk-destek.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/buyuksehir-den-colyak-ve-fenilketonuri-hastalarina-buyuk-destek/4304/</link>
			<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 10:01:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Batman ve Gaziantep’te yaratıcı drama yöntemi ile sağlık atölyeleri düzenlendi</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağır ve işitme engelli kadınlara yönelik başlattığı “Yaratıcı Drama Yöntemi ile Kadın Sağlığı Atölyeleri” kent sınırlarını aştı. Tüm sağır ve işitme engelli kadınlara ulaşmayı hedefleyen proje kapsamında Hatay’ın ardından Batman ve Gaziantep’te de atölyeler düzenlendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nün sağır ve işitme engelli kadınlara yönelik olarak başlattığı “Yaratıcı Drama Yöntemi ile Kadın Sağlığı Atölyeleri” İzmir’in ardından ülke geneline yayıldı. Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu ve Türkiye Aile Planlaması Vakfı iş birliğiyle yürütülen projede tüm sağır ve işitme engelli kadınlara ulaşmayı hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü uzmanları Hatay’ın ardından Batman ve Gaziantep’te de atölyeler düzenledi.

Başkan Tugay’a teşekkür

Batman’daki atölye yeni kurulan İşitme Engelliler Derneği ev sahipliğinde BATSO Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Batman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (BATSO) Abdulkadir Demir, “Her eğitimin insanlar üzerinde mutlak etkileri vardır. Bu da çok önemli bir eğitim. Sağır ve işitme engelli yurttaşlarımıza her alanda yanlarında olduğumuzu hissettirmemiz gerekiyor. Bu çalışmada Batman’ı pilot il seçmelerinden dolayı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a ve Sağırlar Federasyonu Başkanı’na teşekkür ediyorum” dedi.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda verilen eğitime, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelli, Yaşlı ve Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanı ve Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Yusuf Çelebi ve Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu Başkanı Bülent Tekin de katıldı. Görme engelli Çelebi, eğitimlerden memnuniyet duyduklarını belirterek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a teşekkürlerini iletti.

Paylaşarak güçleniyorlar

İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nde görevli yaratıcı drama ve kadın sağlığı eğitmeni Emel Pektezel, işaret dili ve kadın sağlığı eğitmeni Özlem Özer ve işaret dili tercümanı Melek Uslular tarafından yaratıcı drama yöntemi kullanılarak düzenlenen atölyeler tüm gün sürdü. Atölye çalışmalarına katılan kadınlara toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde kendi bedenini tanıma, cinsel sağlık, üreme sağlığı, gebeliği koruyucu ve önleyici yöntemler, güvenli annelik, temizlik, beslenme ve menopoz başlıklarında eğitim verildi. Türkiye’de kendi alanında öncü bir uygulama niteliği taşıyan bu atölyelerde sağır ve işitme engelli kadınlar, kendi dilinde bilgiye ulaşma fırsatı bulurken aynı zamanda deneyim paylaşımı, dayanışma ve güçlenme ortamı da yaşıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/10/batman-ve-gaziantep-te-yaratici-drama-yontemi-ile-saglik-atolyeleri-duzenlendi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/10/batman-ve-gaziantep-te-yaratici-drama-yontemi-ile-saglik-atolyeleri-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/10/batman-ve-gaziantep-te-yaratici-drama-yontemi-ile-saglik-atolyeleri-duzenlendi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/10/batman-ve-gaziantep-te-yaratici-drama-yontemi-ile-saglik-atolyeleri-duzenlendi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/batman-ve-gaziantep-te-yaratici-drama-yontemi-ile-saglik-atolyeleri-duzenlendi/4297/</link>
			<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 09:55:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türkiye’de her üç kişiden biri ruhsal bir  sorunla mücadele ediyor</title>
			<description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türkiye’de her üç kişiden birinin ruhsal bir
sorunla mücadele ettiğine dikkat çekilirken, Müthiş Psikoloji ‘Sana İyi Gelir’
motosuyla bir sosyal sorumluluk projesi geliştirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Düzenlenen açık hava etkinliğinde bini aşkın kişiyi 5 dakikalığına kendilerine vakit ayırmaya davet edilirken, bu kapsamda 233 kişiye ‘Açık Hava Psikolog Koltuğu’nda terapi yapıldı. Yardım almanın bir zayıflık değil cesaret göstergesi olduğu bir kez daha kanıtlanırken, terapiye katılanların yüzde 82’si kısa görüşmeden sonra kendini daha iyi hissettiğini belirtti.

Toplumda ruh sağlığına dair en büyük sorunun hastalık değil suskunluk olduğunu belirten Müthiş Psikoloji Kurucusu Atlas Kaya, insanların hâlâ psikoloğa gitmekten çekindiğini ve yardım istemeyi bir zayıflık gibi gördüklerini ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türkiye’de her üç kişiden birinin ruhsal bir sorunla mücadele ettiğine dikkat çeken Atlas Kaya, ancak bu insanların yalnızca küçük bir kısmının profesyonel destek alabildiğini kaydetti. Müthiş Psikoloji olarak ‘Sana İyi Gelir’ motosuyla bir sosyal sorumluluk projesi geliştirdiklerini söyleyen Atlas Kaya, “Düzenlediğimiz sokak etkinliğinde 230 kişiyi 5 dakikalığına kendilerine vakit ayırmaya davet ederek, ‘Açık Hava Psikolog Koltuğu’nda onlara terapi gerçekleştirdik. Katılımcıların yüzde 82’si kısa görüşmeden sonra kendini daha iyi hissettiğini belirtirken, yardım almanın bir zayıflık değil cesaret göstergesi olduğu bir kez daha kanıtlandı” dedi. Etkinliği 1.000’in üzerinde kişi ziyaret etti.
Meydan Ortasında Terapi Deneyimi Klinik Psikolog Merve Alpdündar, gün boyunca koltuğa oturanlarla kısa sohbetler yaparak duygularını paylaşmalarına alan açtı. Katılımcılar yalnızca 5 dakikalık görüşmelerde bile rahatlama yaşarken, etkinliğin sonunda Müthiş Psikoloji’nin popüler kitapları armağan edildi. Terapiyi kliniğin duvarlarından çıkarıp sokağa taşıyarak insanların yardım alma konusundaki çekincelerini azaltmak istediklerini belirten Alpdündar, birkaç dakikalık konuşmanın bile bile yüzlerde nasıl bir hafifleme
yarattığını görmenin çok etkileyici olduğunu ifade etti.

Müthiş Psikoloji Hakkında:
Müthiş Psikoloji, bireylerin ruh sağlığını desteklemek amacıyla online terapi ve psikolojik danışmanlık hizmeti sunan güvenilir bir platformdur. Alanında uzman, lisanslı psikolog kadrosuyla; anksiyete, depresyon, ilişki problemleri, stres, cinsel sorunlar ve iş yaşamı zorlukları gibi birçok konuda çözüm odaklı yaklaşımlar sunuyor. Platform, Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT), Şema Terapi, Dinamik Terapi ve Kişilerarası Terapi gibi bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemlerle çalışıyor. Tüm seanslar gizlilik ilkesiyle yürütülüyor ve güvenli altyapı üzerinden gerçekleştiriliyor. Online terapi, kişilerin konfor alanında, zamandan ve maliyetten tasarruf ederek psikolojik destek almasını sağlıyor. Müthiş Psikoloji, herkesin “iyi hissetmeye hakkı olduğu” inancıyla danışanlarına erişilebilir, güvenli ve bilimsel destek sunuyor.
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/10/turkiye-de-her-uc-kisiden-biri-ruhsal-bir-sorunla-mucadele-ediyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/10/turkiye-de-her-uc-kisiden-biri-ruhsal-bir-sorunla-mucadele-ediyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/10/turkiye-de-her-uc-kisiden-biri-ruhsal-bir-sorunla-mucadele-ediyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/10/turkiye-de-her-uc-kisiden-biri-ruhsal-bir-sorunla-mucadele-ediyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/turkiye-de-her-uc-kisiden-biri-ruhsal-bir-sorunla-mucadele-ediyor/4271/</link>
			<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 13:06:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir’in sağlık üssünün yapımı hızla ilerliyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, inşaat çalışmaları süren Eşrefpaşa Hastanesi’nin ek hizmet binasında incelemelerde bulundu. İnşaatın yüzde 40 oranında tamamlandığını ve gelecek yıl hizmete alınmasının planlandığı belirten Başkan Tugay, “İzmir’de kamucu bir yaklaşımla yurttaşlarımıza sağlık hizmeti sunuyoruz. Heyecanlıyız. Yaptığımız en güzel işlerden biri olacak. Burada pek çok insanın şifa bulacağını, iyileşeceğini, acılarının dineceğini düşündükçe insan mutlu oluyor” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’nin ilk ve tek belediye hastanesi İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi yeni ek hizmet binası ile modern ve tam teşekküllü sağlık hizmeti vermeye hazırlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 7 kattan oluşan ve son katta imalat çalışmaları devam eden inşaatta incelemelerde bulundu. Başkan Tugay’a İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılarından Prof. Dr. Pınar Okyay ile Çağatay Güç’ün yanı sıra Yapı İşleri Dairesi Başkanı Onur Açık ve Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram da eşlik etti.

Yüzde 40 oranında tamamlanan inşaatın gelecek yıl içerisinde bitirilmesi hedefleniyor. Çalışmalar tamamlandığında Eşrefpaşa Hastanesi yeni binasında hizmet verecek.

“Kamucu bir anlayışla hizmet sunacağız”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, Türkiye’de hastanesi olan tek belediye olduğunu anımsatan Başkan Tugay, bunun gurur verici olduğunu belirtti. Tugay, “Sağlık hizmeti bizim için çok önemli. İyi hekimleri, değerli bir sağlık kadrosunu bünyemizde barındırıyoruz. Var olan bir bina, depremin ardından hasar aldığı için yıkıldı. O binanın yerine daha büyük, daha kapsamlı, içerisinde 6 ameliyathanesi, yoğun bakımı bulunan, gelişmiş bir acil servisi olan güzel bir hastane binası inşa ediliyor. Genel olarak İzmir’deki yurttaşlara, kamucu bir anlayışla, para kazanmayı amaçlamayan, hizmet amacı taşıyan sağlık hizmeti sunacağız. İnşaat hızla ilerliyor” dedi.

“Yurttaşların şifa bulacağını bilmek mutlu ediyor”

Heyecanlı olduklarını da aktaran İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, şunları söyledi: “Yaptığımız en güzel işlerden biri olacak. Burada pek çok insanın şifa bulacağını, iyileşeceğini, acılarının dineceğini düşündükçe insan mutlu oluyor. Sağlık konusunun toplumun en hassas, en önemli konularından biri olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama bizler hekimler olarak bu konunun insanların hayatına ne kadar dokunduğunu da biliyoruz. Sağlık sisteminde yaşanan aksamaların farkındayız. Bizim amacımız da eksik olan yönleri bilerek, bunu tamamlayacak şekilde hizmet vermek. Amacımız para kazanmak değil, insanların iyi olduğunu görmek. Bir taraftan hasta olmamaları için pek çok hizmeti de geliştiriyoruz. Koruyucu hekimlik, toplum sağlığı açısından da birçok projemiz ve ilerleyen işlerimiz var. Ama diğer taraftan da insanların zaman zaman tedavi olması, tetkikler yaptırması, ameliyat olması gerekiyor. O alanlarda belediye eli ile bir şeyler yapabilmek gurur verici.”

İzmir halkına uzun yıllar sağlık hizmeti verecek

117 yıllık geçmişi olan Eşrefpaşa Hastanesi kampüsü içinde bulunan, 30 Ekim 2020 İzmir depremi sonrası hasar gören C ve D bloğun yıkılmasının ardından ek hizmet binası projesi hazırlanmıştı.
Depreme dayanıklı inşa edilen ve İzmir halkına uzun yıllar sağlık hizmeti verecek modern binada 471 adet fore kazık imalatları dahil toplam 16 bin 780 metreküp C35 beton, 2350 ton demir kullanıldı.

Yaklaşık 11 bin metrekarelik kullanım alanına sahip olacak yeni bina, 7 kattan oluşacak. Bina; acil servis, teknik birimler, morg, kafeterya, 26 yataklı hasta servisi, 2 yataklı kadın doğum servisi, 6 yataklı yoğun bakım servisi, 6 ameliyat salonu ve ameliyathane servisi, yemekhane, toplantı salonları ve merkezi sterilizasyon bölümlerinden oluşacak.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/08/izmir-in-saglik-ussunun-yapimi-hizla-ilerliyor.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/08/izmir-in-saglik-ussunun-yapimi-hizla-ilerliyor.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/08/izmir-in-saglik-ussunun-yapimi-hizla-ilerliyor_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/08/izmir-in-saglik-ussunun-yapimi-hizla-ilerliyor.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/izmir-in-saglik-ussunun-yapimi-hizla-ilerliyor/4109/</link>
			<pubDate>Wed, 13 Aug 2025 09:40:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Eşrefpaşa Hastanesi’nde Gebelik Okulu açıldı</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, anne adaylarına yönelik Gebe Okulu’nu hizmete açtı. Bebek bakımı, emzirme teknikleri, psikolojik destek, beslenme, pilates gibi pek çok alanda hizmet vererek gebeleri anneliğe hazırlayan Gebe Okulu, lohusaları ve baba adaylarını da eğitimlere kabul ediyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmirli anne adayları, İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği bünyesinde açılan Gebe Okulu ile anneliğe hem bilinçli hem de huzurlu bir şekilde hazırlanıyor. Hekim, ebe ve hemşireler eşliğinde gebelik süreci ve doğum sonrası hakkında teorik ve pratik bilgiler alan anne adayları, bebek bakımından emzirme tekniklerine kadar geniş bir yelpazede eğitim alıyor. Gebe Okulu’nda gebelik ve lohusalık sürecinin rahat geçmesi için psikolojik destek ve diyetisyen desteği ile pilates ve yoga gibi hizmetler de sağlanıyor. 20. haftadan itibaren gebeleri kabul eden Gebe Okulu’na, lohusalar ve baba adayları da katılım sağlayabiliyor.

“Gebe Okulu’na bekliyoruz”

Gebe Okulu hakkında bilgi veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ercan Koru, “Sağlık Bakanlığı tarafından hemen hemen tüm hastanelerde Gebe Okulu kuruluyor. Bu kapsamda İzmir Eşrefpaşa Hastanesi Gebe Okulu da açıldı. Gebelik her ne kadar doğal bir süreç olsa da gebelik ve doğum, kadınlar için bir kaygı yaratabiliyor. Gebelik Okulu, hem gebeliğin hem doğum sürecinin bir fizyolojik olay olduğunu anlatabilmek amacıyla hizmet veriyor. Burada sadece gebelik hakkında değil, doğum sonrası ile emzirme süreci ve bebek bakımı hakkında da bilgilendirme yapılıyor. 20. gebelik haftasından sonra tüm gebelerimizi bilgilendirme üzere Gebe Okulu’na bekliyoruz” dedi.

“Eğitimlere baba adayları da katılabiliyor”

Gebe Okulu’nda koordinatör ebe olarak görev yapan Elif Yalçın da “Gebe Okulu’nda gebelere psikologlarımızla psikolojik destek veriyoruz. Diyetisyen eşliğinde hangi besinleri tüketip tüketmemesi gerektiği ile ilgili bilgi veriyoruz. Pilates, yoga, doğum egzersizi, bebek bakımı, emzirme, bebek banyosu gibi konularda eğitimler veriyoruz. Gebeliğin oluşumundan lohusalık ve emzirmeye kadar olan bütün eğitim içeriklerinin yanı sıra doğum esnasında neler yaşanıldığı gibi konularda da bilgilendirmede bulunuyoruz. Hastalarımız doğumdan sonra da emzirme gibi eğitimleri almak için başvurabiliyor. Sadece doğum yapana kadar olan süreçte değil, doğumdan sonra da lohusa hastalarımızı takip edebiliyoruz. 3 haftalık eğitimin ardından katılım belgelerini gebelere takdim ediyoruz. Eğitimlere baba adayları da katılabiliyor. Çünkü bu süreçte eşe destek çok önemli” diye konuştu.

“En güzel destek”

34 haftalık hamile olan Gülcan Demirbağ, ikinci gebeliği olsa da ilk çocuğunun doğumunun ardından 9 yıl geçtiğini ve pek çok konuyu unuttuğunu söyleyerek “İlk hamileliğimmiş gibi heyecanlı ve mutluyum. Tüm anneler gebelikte hem korku hem telaş hem de endişeyi aynı anda yaşıyor. Bunun için kesinlikle eğitim alınmalı. Tüm anneler için verilmesi gereken en güzel destek” ifadelerini kullandı. 

Emzirme Haftası’nda farkındalık eğitimleri

Eşrefpaşa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği’nde ise Emzirme Haftası nedeniyle stant kurularak annelere anne sütünün önemi ve emzirme teknikleri konusunda eğitimler verildi. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mete Sivrikaya, “Burada hastalarımıza hem tetkik ve tedavi hem de eğitim ve koruyucu hekimlik hizmeti veriyoruz. Bunlardan biri de içinde bulunduğumuz Emzirme Haftası kapsamında verdiğimiz eğitimler oldu. Anne sütü, evrendeki en önemli maddelerden biri. Bebeklerin anne sütüne olan ihtiyaçları çok fazla. Bebekler için ilk 6 ay sadece anne sütünü öneriyoruz. Anne sütünün öneminin yanı sıra bebeğin doğru beslenmesi ve annenin bebeğini doğru emzirmesi de önemli. Standımızda hemşirelerimiz tarafından annelere bebek emzirme teknikleri anlatılıyor” sözlerine yer verdi.

“Eğitimin faydası oldu”

Farkındalık eğitimine 1,5 aylık kızı Handan ile katılan Dilek Kara da eğitimden memnun kaldığını belirtti. Kızının prematüre doğduğunu belirten Kara, “Eğitimde ilgili davrandılar. Bebeğimi zaten emziriyorum. Bebeğin gelişimi açısından anne sütünün önemini de anlattılar Eğitimin faydası oldu” dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/08/esrefpasa-hastanesi-nde-gebelik-okulu-acildi.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/08/esrefpasa-hastanesi-nde-gebelik-okulu-acildi.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/08/esrefpasa-hastanesi-nde-gebelik-okulu-acildi_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/08/esrefpasa-hastanesi-nde-gebelik-okulu-acildi.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/esrefpasa-hastanesi-nde-gebelik-okulu-acildi/4101/</link>
			<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 09:47:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Eşrefpaşa Hastanesi inşaatı beşinci kata ulaştı</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 549 milyon liralık yatırımla hayata geçirdiği Eşrefpaşa Hastanesi ek hizmet binasında beşinci katın beton dökümü sürüyor. Depreme dayanıklı inşa edilen yapının 2025 yılı sonunda tamamlanması hedefleniyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’nin ilk ve tek belediye hastanesi İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi yeni ek hizmet binası ile modern ve tam teşekküllü sağlık hizmeti vermeye hazırlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın 7 Ağustos 2024’te temelini attığı bodrum dahil 7 kattan oluşan binanın beşinci katında imalatlara başlandı. 549 milyon liralık yatırımın 2025 yılı sonunda tamamlanması hedefleniyor.

Acil servisten kadın doğum servisine sağlık hizmeti verecek

117 yıllık geçmişi olan Eşrefpaşa Hastanesi kampüsü içinde bulunan, 30 Ekim 2020 İzmir depremi sonrası hasar gören C bloğun yıkılmasının ardından ek hizmet binası projesi hazırlanmıştı.

Depreme dayanıklı inşa edilen ve İzmir halkına uzun yıllar sağlık hizmeti verecek modern binanın temelinde 420 ton demir,  2 bin 640 metreküp C35 beton ve 471 fore kazık kullanıldı.  Yaklaşık 11 bin metrekarelik kullanım alanına sahip olacak yeni bina, bodrum ve zemin katla beraber 7 kattan oluşacak. Bina; acil servis, teknik birimler, morg, kafeterya, 26 yataklı hasta servisi, 2 yataklı kadın doğum servisi, 6 yataklı yoğun bakım servisi, 6 ameliyat salonu ve ameliyathane servisi, yemekhane, toplantı salonları ve merkezi sterilizasyon bölümlerinden oluşacak.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/08/esrefpasa-hastanesi-insaati-besinci-kata-ulasti.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/08/esrefpasa-hastanesi-insaati-besinci-kata-ulasti.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/08/esrefpasa-hastanesi-insaati-besinci-kata-ulasti_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/08/esrefpasa-hastanesi-insaati-besinci-kata-ulasti.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/esrefpasa-hastanesi-insaati-besinci-kata-ulasti/4085/</link>
			<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 09:44:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dönüşümün Kalbinde Hemşirelik Sempozyumu</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, 12-18 Mayıs Hemşireler Haftası kapsamında Türk Hemşireler Derneği İzmir Şubesi iş birliği ile “Dönüşümün Kalbinde Hemşirelik Sempozyumu” düzenledi. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) yapılan sempozyumda, Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan emekli hemşireler ile hemşire adayları da bir araya geldi.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[12-18 Mayıs Hemşireler Haftası’nda İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi ve Türk Hemşireler Derneği İzmir Şubesi tarafından “Dönüşümün Kalbinde Hemşirelik Sempozyumu” düzenlendi. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM) Küçük Salon’da yapılan sempozyuma, İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi hemşireleri ile hastaneden emekli hemşirelerin yanı sıra İzmir Tınaztepe Üniversitesi’nde (İZTÜ) öğrenim gören hemşire adayları da katıldı.

“Hemşire, kız kardeş demek”

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, modern hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale olsa da ondan yüzlerce yıl önce de hemşirelik mesleğinin yapıldığını ve hemşireliğin kadim bir meslek olduğunu anlattı. Hemşire kelimesinin aynı zamanda kız kardeş demek olduğunu hatırlatan Bayram, “Hasta olan bir insana bu kadar bakım, ancak kız kardeş gibi bir akrabalık bağı olan biri tarafından yapılır” dedi. Başhekim Doç. Dr. Başak Bayram, iki yıl Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev alan Alman hemşire Margot Konrat’ın çalışma izninin uzatılmasına ilişkin 1934 ve 1937 tarihli ve dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk imzalı iki belgeyi de konuşması sırasında ekrana yansıttı.

“Eşrefpaşa Hastanesi ile gurur duyuyoruz”

Eşrefpaşa Hastanesi’nin 117 yıllık tarihi hakkında da bilgi veren Bayram, “Biz bir kişinin fazla çalışmasıyla değil, yeterince çalışmasıyla ilgileniyoruz. Hasta bakımının kalitesine odaklıyız. Bizden öncekiler bize öyle bir ekol vermişler ve biz o ekolü sürdürüyoruz. Yıllar içinde bütün bu kültürü yaşatmışız, bugüne kadar sürdürmüşüz. Bu bizim gurur duyduğumuz bir şey ve biz önümüzdeki yıllarda bunu geliştirerek geleceğe taşımak niyetindeyiz. Eşrefpaşa Hastanesi, Türkiye’nin döner sermayesi olmayan tek hastanesi. Umarız büyük hastaneler yapmak yerine toplumun temel ihtiyaçlarına cevap verebilen ve iyi hemşirelik bakımı ile tıbbi bakımı harmanlayan ikinci basamak hastanelerin sayısı artar ve daha rahat çalışma ortamlarında çalışılma şansı olur” diye konuştu.

“Sağlıklı kalamıyoruz”

Türk Hemşireler Derneği İzmir Şubesi Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ebru Melek Benligül, “Sağlığın korunması ve geliştirilmesi, hastalanan bireyin sağlığına kavuşturulması için tüm ortamlarda kesintisiz hizmet vermek hedefiyle mesleğe başlıyoruz. Halkımızın hak ettiği nitelikli hemşirelik bakımını sunmak istiyoruz. Ancak ne yazık ki her geçen gün halkımızın sağlıklı olmaktan bizler de arzu ettiğimiz, inandığımız kaliteli sağlık hizmetinden uzaklaşıyoruz. Sağlık hizmetini ticaretin konusu olarak gören, sağlık değil hastalık üreten bir sağlık sisteminde sağlıklı kalamıyor, halkımızı sağlıklı kılamıyoruz. Bizleri yok sayan; eğitimimizi, uzmanlığımızı, meslek kimliğimizi, emeğimizi görmeyen, yasa ve yönetmeliğimizi hiçe sayan bir sistemde bizler sağlıklı kalamıyor, halkımızı sağlıklı kılamıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Eşrefpaşa Hastanesi hemşireleri olarak şanslıyız”

Eşrefpaşa Hastanesi Başhemşiresi Gülçin Akın ise “Hemşirelik, özveri, sevgi, bilgi ve vicdan ile yapılan bir meslektir. Maalesef ülkemizde hemşireler çok zor koşullarda çalışmakta, hak ettiği değeri görememektedir. Ancak bizler İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde etik ilkelerle, uygun çalışma koşullarında, benimseyici, destekleyici ve saygılı bir ortamda çalıştığımız için çoğu meslektaşlarımızdan şanslıyız. Genç meslektaşlarım; sizler geleceğin ışığısınız. Sizlerin vicdanı, enerjisi, bilgisi ile biz daha çok yükseleceğiz. Bizler geçmişten aldığımız mirasla geleceğin aydınlığında daha birçok insanın hayatına dokunacağız” sözlerine yer verdi.

İki başlık altında konuşuldu

İZTÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü’nden Prof. Dr. Fisun Şenuzun Aykar moderatörlüğünde düzenlenen sempozyumda, Türk Hemşireler Derneği İzmir Şubesi Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ebru Melek Benligül, “Tükenmişlikten Umuda: Hemşirelikte Yeni Bir Yol Haritası”,  Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi’nden Prof. Dr. Şafak Dağhan ise “Yarınları İnşa Etmek: Hemşirenin Dönüştürücü Gücü” başlıklarında konuşma yaptı. Etkinlikte, emekli hemşireler de sahneye çıkarak duygularını paylaştı. Sempozyum, Eşrefpaşa Hastanesi hekimleri, hemşireleri ve sağlık çalışanlarının halk oyunu gösterisi ile sona erdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/05/donusumun-kalbinde-hemsirelik-sempozyumu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/05/donusumun-kalbinde-hemsirelik-sempozyumu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/05/donusumun-kalbinde-hemsirelik-sempozyumu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/05/donusumun-kalbinde-hemsirelik-sempozyumu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/donusumun-kalbinde-hemsirelik-sempozyumu/4013/</link>
			<pubDate>Thu, 15 May 2025 11:04:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Temelinde 420 Ton Demir Kullanıldı</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 549 milyon liralık yatırımla hayata geçireceği Eşrefpaşa Hastanesi ek hizmet binasında üçüncü katın inşaatına başlandı. Depreme dayanıklı inşa edilen modern binanın zemininde 16 TIR'ın taşıyacağı yüke denk gelecek şekilde 420 ton demir kullanıldı.  

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 
Türkiye’nin ilk ve tek belediye hastanesi İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi yeni ek hizmet binası ile modern ve tam teşekküllü sağlık hizmeti vermeye hazırlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın 7 Ağustos 2024 tarihinde temelini attığı bodrum dahil 7 kattan oluşan binanın üçüncü katında imalatlara başlandı. 549 milyonluk yatırımın 2025 yılı sonunda tamamlanması hedefleniyor.

İnşaat tüm hızıyla devam ediyor

Çalışmalar hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Yapı İşleri Dairesi Başkanlığı İnşaat Mühendisi Mustafa Emir Ermin, “117 yıllık bir geçmişi olan Eşrefpaşa Hastanemizin kampüsü içinde bulunan ve 30 Ekim 2020 İzmir depremi sonrası hasar gören C bloğun yıkılmasının ardından hazırlanan ek hizmet binası projesini hayata geçiriyoruz. İnşaatımız programımıza uygun bir şekilde devam ediyor. 50 kişilik demirci ve kalıpçı, 7 kişilik bölme duvar ekibimiz var. Mekanik ve elektrik tesisatı ile ilgili de arkadaşlarımız gerekli hazırlıkları yapıyor. Depreme dayanıklı inşa edilen ve İzmir halkına uzun yıllar sağlık hizmeti verecek modern binanın temelinde yaklaşık 16 adet TIR'ın toplam taşıyacağı yüke denk gelecek kadar 420 ton demir,  2 bin 640 metreküp C35 beton ve 471 fore kazık kullandık. Kendisi de doktor olan Cemil Başkanımız projeye çok büyük önem veriyor. Bizler de ekip olarak imalatların bitmesi için gece gündüz çalışıyoruz” dedi.

Acil servisten kadın doğum servisine sağlık hizmeti verecek

Yaklaşık 11 bin metrekarelik kullanım alanına sahip olacak yeni bina, bodrum ve zemin katla beraber 7 kattan oluşacak. Bina; acil servis, teknik birimler, morg, kafeterya, 26 yataklı hasta servisi, 2 yataklı kadın doğum servisi, 6 yataklı yoğun bakım servisi, 6 ameliyat salonu ve ameliyathane servisi, yemekhane, toplantı salonları ve merkezi sterilizasyon bölümlerinden oluşacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/05/temelinde-420-ton-demir-kullanildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/05/temelinde-420-ton-demir-kullanildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/05/temelinde-420-ton-demir-kullanildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/05/temelinde-420-ton-demir-kullanildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/temelinde-420-ton-demir-kullanildi/4012/</link>
			<pubDate>Wed, 14 May 2025 09:50:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bayramda Tatlı Tüketimine Dikkat</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Karşıyaka Semt Polikliniği’nde görevli Fonksiyonel Tıp Diyetisyeni Aycem Pehlivan, Ramazan Bayramı’nda sağlıklı beslenme için dikkat edilmesi gerekenleri aktardı. Uzun süreli orucun ardından vücuda birden yüklenilmemesi gerektiğini belirten Pehlivan, önerilerini sıraladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ramazan Bayramı öncesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Karşıyaka Semt Polikliniği’nde görevli Fonksiyonel Tıp Diyetisyeni Aycem Pehlivan tarafından beslenme önerileri paylaşıldı. Öğünlerin içeriği ve tatlı tüketimine ilişkin uyarılarda bulunan Pehlivan, “Ramazan ayı boyunca uzun süreli oruç tuttuğumuzda vücudumuz bir süre dinlenmiş olur. Ancak bayramda sofralarımızda tatlılar, ağır yemekler ve bol ikramlar yerini alır. Ramazan Bayramı, oruç sonrası gelen ilk büyük yemek dönemi olduğu için, şekerin yükselmemesi adına dikkat edilmesi gereken birkaç önemli nokta bulunuyor. Aksi takdirde, kan şekeri düzeylerinde ani dalgalanmalar olabilir” dedi. 

“Hafif ve sindirimi kolay besinler tüketin”
Ramazan Bayramı’nda tüketilmesi gereken öğünlerle ilgili önerilerini de sıralayan Pehlivan, “Sofranızda ilk öğün için hafif ve sindirimi kolay besinler tercih etmelisiniz. Sabah kahvaltısında peynir, birkaç zeytin veya kefir, meyve gibi seçeneklerle başlamanızı öneriyorum. Öğle yemeğinde ise hafif proteinler ve sebzeler tercih edebilirsiniz. Sindirim sisteminizin yavaşça uyandığından emin olun. Eğer dikkat etmezseniz gastrit, reflü, kabızlık, şişkinlik yaşayabilirsiniz” diye konuştu.

Bayramda Tatlı Tüketimine Dikkat
Bayramda tatlı tüketimine ilişkin de konuşan Pehlivan, şunları söyledi: “Bayramda tatlılar hemen hemen her sofrada yer alır. Ancak aşırı şeker tüketimi kan şekerini hızla yükseltir ve sonrasında ani düşmesine sebep olabilir. Şekerli içeceklerin kan şekerini hızla yükselttiği ve insülin direncini artırabileceğini, bunun da uzun vadede metabolik hastalıklara yol açabileceğini bilerek şekerli içecekleri tüketmemiz gerekiyor. Şeker yerine daha doğal tatlar, örneğin meyve bazlı veya bal ve pekmez ile yapılmış tatlar da sağlıklı bir alternatif olabilir.”

“Günde 12-10 bardak su içmeye çalışın”
Ramazan Bayramı’nda bol su içmeye de özen gösterilmesi gerektiğini kaydeden Pehlivan, “Oruç süresi boyunca susuz kalan vücudumuza bayramda bolca su takviyesi yapmak çok önemli. Günde 12-10 bardak su içmeye çalışın. Ayrıca tatlılar ve ağır yemekler tükettikten sonra bol su içmek, sindirim sisteminin rahatlamasına yardımcı olur. Ramazan boyunca hareketin azaldığı dönemin ardından pilates, yoga ve esneme hareketleri gibi rahatlatıcı aktivitelerle enerjinizi dengeleyebilirsiniz. Yapılan çalışmalar, egzersizin kan şekerini dengelediğini ve yemek sonrası yürüyüşlerin kan şekerinin yükselmesini engellediğini gösteriyor. Probiyotik kaynağı yoğurt ve kefir gibi besinler, sindirim sistemini destekler bağırsak sağlığını güçlendirir” ifadelerini kullandı.
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/bayramda-tatli-tuketimine-dikkat.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/bayramda-tatli-tuketimine-dikkat.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/bayramda-tatli-tuketimine-dikkat_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/bayramda-tatli-tuketimine-dikkat.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/bayramda-tatli-tuketimine-dikkat/3978/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Mar 2025 11:03:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hayata Döndüren Eller</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Ambulans Servisi paramedikleri, 22-28 Mart Acil Tıp Teknisyeni ve Paramedik Haftası’nda insan hayatına dokunan mesleklerinin önemini anlattı. Yurttaşların en zor anlarında ilk müdahaleyi yapan ekipler, ambulanslara yoğun trafikte yol verilmesi gerektiğine vurgu yaptı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[22-28 Mart Acil Tıp Teknisyeni ve Paramedik Haftası, acil durumlarda ilk müdahaleyi yapan acil tıp teknisyenleri ve paramediklerin ne denli önemli bir görev üstlendiğini gözler önüne serdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Ambulans Servisi bünyesinde görev alan paramedikler, 7/24 esasıyla acil durumlarda hayat kurtaran müdahalelerde bulunuyor. Göreve başladıklarında ambulansın denetimlerini, iç malzeme sayımlarını ve kontrollerini sağlayan ambulans servisi ekibi, vaka haberi santralden geldiği anda ise hızlıca ambulansa doğru koşuyor. Bu sırada konum ve hastanın durumuyla ilgili bilgi alışverişi yapan ekipler, ambulansla hastaya ulaşarak ilk müdahaleyi yapıyor. Ambulans servisi ekibi, yoğun trafikte ambulanslara yol verilmesi gerektiğine de dikkat çekiyor. 

“Büyük bir manevi değer”
Eşrefpaşa Hastanesi Ambulans Servisi’nde parademik olarak görev alan Abdurrahman Erzurum, vatandaşlara insan eliyle dokunup onların hayata tutunmalarına yardımcı olmanın çok kıymetli bir görev olduğunu söyledi. Acil müdahaleyi gerektiren tüm durumlarda insanların yanında olduklarını belirten Erzurum, “Acil tıp teknisyenleri ve paramedikler olarak acil sağlık hizmetlerinin temel taşları olarak görev yapıyoruz. Eşrefpaşa Hastanesi Ambulans Servisi’nde şoför, acil tıp teknisyeni ve paramedikler olarak vakalara müdahale ediyoruz. Tüm afetlerde, trafik kazalarında, travma durumlarında çalışıyoruz. İnsanların zor anlarında onlara yardım etmek bizim için büyük bir manevi değer. Onların hayata tutunmasını sağlamak bizim için büyük bir görev. Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde ilk müdahaleyi yapan ekibiz. En sıcak durumlarda insanların ilk anda yanlarında olan kişileriz” dedi. 

“Ambulansa yol ver”
Görev süresi boyunca pek çok duruma şahit olan Erzurum, “Bir hastamıza acil müdahale amaçlı gitmiştik. Vardığımızda hastanın solunumu ve nabzı yoktu. Ekip olarak hassasiyetle müdahale ettik. Elimizden gelen tüm imkânları sunarak onu hastaneye yetiştirdik ancak hastayı kaybettik. Hasta yakını, annesi vefat etmesine rağmen bize ‘Hakkınızı helal edin. Müdahale ettiniz, elinizden gelen tüm imkânlarla çok uğraştınız’ dedi. Bu bizim için çok kıymetliydi. Her zor anın, her fedakârlığın insan hayatına dokunan bir tarafı vardır. Biz paramedik ve acil tıp teknisyenleri olarak elimizden geleni yapıyoruz. Bizim ‘Ambulansa yol ver’ diye bir sloganımız var. Fermuar sistemiyle beraber ortada bir hat açılıyor ve biz de o hattan devam ederek acil müdahale amacıyla gittiğimiz vakaya ulaşıyoruz. Tüm vatandaşlarımızdan duyarlı olmalarını bekliyoruz” diye konuştu.

“İstemeyerek yapılacak bir meslek değil” 
Serviste paramedik olarak görev alan Simge Sinan Yalçın da “Biz 24 saat nöbet usulü ile çalışıyoruz. İhbar gelince hastalarımıza müdahale ediyoruz, sevklerimizi gerçekleştiriyoruz. Vakaya en fazla 10 dakikada ulaşmak gerekiyor. Tabii ki trafik yoğunluğunda, insanların yol vermemesi gibi durumlarda bunu uygulamanın bazı zorlukları var. Bu yüzden sirenlerimiz açıkken vatandaşlarımızın hastanın ciddiyet durumunu anlamasını ve bize yol vermesini istiyoruz. Çoğu zaman gereksiz çağrı, yanlış ihbar da verilebiliyor. Vatandaşların asılsız ihbarda bulunmaması ve trafikte bize yol vermelerini istiyoruz. Bu görevi yapan arkadaşlarımın mesleğini sevdiğini düşünüyorum. Çünkü bu meslek istemeyerek yapılacak bir meslek değil” ifadelerini kullandı. 
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/hayata-donduren-eller.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/hayata-donduren-eller.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/hayata-donduren-eller_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/hayata-donduren-eller.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/hayata-donduren-eller/3967/</link>
			<pubDate>Fri, 21 Mar 2025 10:00:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Koruyucu Diş Sağlığı Hizmeti</title>
			<description><![CDATA[Koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında İzmir’in 30 ilçesinde ağız ve diş sağlığı eğitimleri veren ve ön bakı çalışması yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi uzmanları, sağlık sorunu tespit edilenleri ise ilgili kurumlara yönlendiriyor. Hem çocuk hem de yetişkinlerin faydalandığı hizmetle bu yıl 10 bin kişiye ulaşılması hedefleniyor. Eğitimlerin sonunda vatandaşlara diş macunu ve fırçası da hediye ediliyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, ağız ve diş sağlığı alanında koruyucu sağlık hizmetini kentin geneline yayıyor. Muhtarlık, okul ve sivil toplum kuruluşu gibi kurumlardan Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na iletilen yazılı talep veya 153 Hemşehri İletişim Merkezi’nden yapılan başvuru doğrultusunda 30 ilçede ağız ve diş sağlığı eğitimleri veriliyor. Bu kapsamda eğitime katıldıktan sonra isteyen vatandaşa ön bakı hizmeti de sağlanıyor. Sağlık sorununun fark edilmesi durumunda vatandaşa tedavi konusunda yönlendirme yapılıyor. Eğitimlerin bitiminde diş macunu ve fırçası da hediye ediliyor. Yetişkinlere ve çocuklara yönelik yapılan ağız ve diş sağlığı eğitimi ile ön bakı hizmetinin bu yıl 10 bin kişiye ulaşması hedefleniyor. 

“Farkındalık oluşturuyoruz”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü’nde görevli diş hekimi Koray Engin, yapılan çalışma hakkında şunları söyledi: “30 ilçede ve merkezde ağız ve diş sağlığı eğitimiyle isteyen vatandaşlarımızın ön bakılarını yapıyoruz. Amacımız, koruyucu diş hekimliği hizmetlerini yaygınlaştırmak ve eğitimlerle farkındalık yaratmak. Ağız ve diş bakılarında tespit ettiğimiz sistemik rahatsızlıkları hastalarımıza söylüyoruz. Çürük neden olur, çocuklarda çapraşık dişler neden olur, nasıl tedavi ettirilebilir, diş fırçalama teknikleri nelerdir gibi soruları yanıtlıyoruz.” 

Farklı hastalıklar da tespit ediliyor
Eğitimler ve ön bakı hizmeti sırasında önemli sağlık sorunlarının fark edilebildiğine dikkat çeken Engin, "Çoğu hastamız hangi hastalığı nasıl tedavi ettireceğini bilemiyor. Çürük oranı özellikle çocuklarda çok artmış durumda. Ailelerin çocukların ağzına bakmalarını ve kontrol etmelerini çok önemsiyoruz. Çocuklara dişlerini ve dillerini doğru fırçalamayı öğretmeleri gerekiyor. Örneğin Kınık’ta bir hastanın ağzında şişlikler gördüm ve hastada sistemik diyabet hastalığı çıktı. Bergama’da ağız kanseri vakası gördük. Biz, Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na yazılı olarak talep eden ya da 153 üzerinden başvuru yapan her yere elimizden geldiğince koşuyoruz” dedi. 

“Bu hizmeti burada almak cevher gibi”
Bayraklı Gümüşpala Kurs Merkezi’nde dikiş kursuna giden kadınlar da ağız ve diş sağlığı eğitimi aldı. Özellikle çocukları için diş hekimi Koray Engin’den bilgi alan kadınlara, isteğe göre ön bakı hizmeti de sağlandı. Eğitimlere 3,5 yaşındaki Zehra Karaderi ile katılan anne Zerrin Karaderi, “Eğitimler çok güzeldi. Ben kızım için katıldım. Dişine çözüm bulmak istedim, sağ olsun hocamız yönlendirecek. Kızımın dişlerinin çoğu çürük” dedi. Neriman Ökten ise “Eğitimi çok beğendim. Doktor bey, çok güzel ve detaylı bir şekilde anlattı. Alanında uzman olduğu belli ve doğru noktalara dokundu. Burada olduğum için mutlu oldum. Kendimize nasıl bakacağımız konusunda yönlendirdi. Diş sağlığı hizmetine ulaşmak çok zor ve bu hizmeti burada almak cevher gibi oldu” diye konuştu.


 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/koruyucu-dis-sagligi-hizmeti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/koruyucu-dis-sagligi-hizmeti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/koruyucu-dis-sagligi-hizmeti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/koruyucu-dis-sagligi-hizmeti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/koruyucu-dis-sagligi-hizmeti/3958/</link>
			<pubDate>Mon, 17 Mar 2025 11:48:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gençler, “Sağlık” Temasında Buluşuyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Genç İzmir Söyleşileri Deneyim Yolculuğu programı, mart ayında “Sağlık” temasıyla devam ediyor. 19-21 ve 22 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek etkinliklerde workshoplar, atölyeler ve Gençlik Koşusu yer alacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kentin her noktasında hayata geçirilen projelerle gençlerin fırsat eşitliği çerçevesinde çalışmalar yürüten İzmir Büyükşehir Belediyesi, Genç İzmir Söyleşileri Deneyim Yolculuğu programını mart ayında da sürdürüyor. Bu kapsamda düzenlenecek Gençlik Koşusu, workshop ve etkinliklerin teması “Sağlık” olarak belirlendi. Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde çalışan Gençlik Çalışmaları Şube Müdürlüğü'nün organize ettiği etkinlikler 19-21 ve 22 Mart tarihlerinde ücretsiz gerçekleştirilecek.

Başvuru yapılabiliyor
Genç İzmir Söyleşileri Deneyim Yolculuğu kapsamında 19 Mart Çarşamba günü saat 19.00’da “Sürdürülebilir Beslenme ve Smoothie” workshop’u, Diyetisyen İrem Tekin tarafından Tarihi Havagazı Fabrikası A Salon’da yapılacak. 21 Mart Cuma günü saat 18.30’da “Sezgisel Yeme Atölyesi” ise Klinik Psikolog Egenur Bakıner Yücebilgiç tarafından Kent Konseyi Salonu’nda gerçekleştirilecek. 22 Mart Cumartesi günü saat 09.00’da Gençlik Koşusu yapılacak. Bold Union iş birliği ile düzenlenecek koşu, Bostanlı Demokrasi Meydanı’ndan başlayıp Bostanlı Sahili boyunca devam edecek. Katılımcılar  toplam 4 kilometre koşacak. 22 Mart Cumartesi saat 10.30’da da Yoga Atölyesi, Eğitmen Özge Yıldırım tarafından Bostanlı Seyir Terası’nda yapılacak. Ücretsiz olan etkinliklerde başvuru için  www.gencizmir.com adresi ziyaret edilebiliyor. 
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/gencler-saglik-temasinda-bulusuyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/gencler-saglik-temasinda-bulusuyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/gencler-saglik-temasinda-bulusuyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/gencler-saglik-temasinda-bulusuyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/gencler-saglik-temasinda-bulusuyor/3956/</link>
			<pubDate>Fri, 14 Mar 2025 10:56:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İşimize Tutkuyla Bağlıyız</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi doktorları, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında en kutsal mesleklerden biri olarak kabul edilen hekimliğin önemini ve unutamadıkları olayları anlattı. Gece gündüz demeden canla başla çalışan, deprem ve salgın gibi önemli olaylarda en ön saflarda yer alan hekimler, mesleklerini sadece bir iş değil yaşam biçimi olarak tanımlıyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’nin ilk ve tek belediye hastanesi olan İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin hekimleri, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında bu kutsal mesleğin önemini kendi hikâyeleri üzerinden anlattı. Neden bu mesleği seçtiklerini ve unutamadıkları vakaları aktaran hekimler, dokundukları her yaşamla görevlerine biraz daha bağlandıklarını belirtti. 

“İşimize Tutkuyla Bağlıyız”
Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi, Acil Tıp Uzmanı Doç. Dr. Başak Bayram, hekimliğin tutku, fedakârlık ve yoğun emek gerektiren özel bir iş olduğunu vurguladı. Covid pandemisi ve depremlerde hekimlerin ailelerinden uzak kalarak hep en ön safta olduğunu belirten Doç. Dr. Bayram, “Bütün bunları düşündüğümüzde, hekimlik aslında bir yaşam şekli. Onu sadece para kazanılan bir iş olarak tanımlayamayız” dedi. Unutamadığı bir vakayı da anlatan Doç. Dr. Bayram, “Mecburi hizmetim sırasında bir hafta sonu izin günümde eşyalarımı almak için hastaneye gittim. O sırada bir anons geldi. 15 yaşındaki bir kız çocuğunu kalbi durmuş olarak hastaneye getireceklerini öğrendim. Hastanede bekledim. Üç hekim 70 dakika boyunca aralıksız kalp masajı yaptık ve onu hayata döndürdük. Hasta, iki hafta sonra beni okul formasıyla ziyarete geldi. Bu hiç unutulmayacak bir anıydı” diye konuştu.
Şu dönemde hekimlerin zor zamanlar geçirdiklerini de söyleyen Bayram, sözlerini şöyle tamamladı: “Bazılarımız yoruldu, bazılarımız işten ayrıldı, bazılarımız ülkeyi terk etti. Zor bir sağlık sisteminin parçası olarak çalışıyoruz ama her ne olursa olsun Türk hekimleri olarak yaptığımız işe tutkuyla bağlıyız.” 

“En yakın arkadaşıma kanser tanısı koydum”
Eşrefpaşa Hastanesi Başhekim Yardımcısı, Patoloji Uzmanı Dr. Filiz Dağ da Kahramanmaraş depremlerinde bölgeye giden ekiplerin koordinasyonunu sağlayan doktorlardan biri oldu. Özellikle afet ve salgın dönemlerinde hekimlere çok ihtiyaç olduğunu söyleyen Dr. Filiz Dağ, kendi hikayesini ise şöyle anlattı: “Annemin çocukluğumda sık sık hastalanması nedeniyle ‘Büyüyünce doktor olacağım’ demiştim. İlkokulda öğretmenime bunu söylediğimde ‘Doktor olmak o kadar kolay mı?’ demişti. Zorlu yolları geçerek hekim oldum. O söz benim azimli olmama neden oldu. Giderek değersizleştirildiğimiz bir dönem yaşıyoruz ama yakınlarımız hastalanıp hasta yakını konumuna geçtiğimizde hekimlerin önemini daha fazla anlıyoruz. İnsanlara ve ülkemize yardım edebilmek için mutlu bir şekilde çalışmamız gerekiyor. Biz Eşrefpaşa Hastanesi olarak çok şanslıyız. Omuz omuza yürüyebileceğimiz insanlarla, iyi yöneticilerle çalışıyoruz” diye belirtti. Meslek hayatında en unutamadığı bir olayı da aktaran Dr. Filiz Dağ, şöyle devam etti: “Patoloji uzmanı olarak son kararı vermek her zaman çok endişe verici. Bizim tanı koymamızla bir hastanın hayatı değişiyor. En yakın arkadaşıma kanser tanısı koydum. Bu, hayatımdaki en zor sınavlardandı. Ne mutlu ki arkadaşım iyi ama ona her baktığımda o günü hatırlıyorum. Hekim olmak, karşındakini kendinden çok düşünmek demek. Hekimlik; hastayı ailenden biri olarak saymayı ve yeri geldiğinde ‘Ben onun yerinde olsaydım’ düşüncesini ön plana alarak insan hayatını kurtarmayı gerektiriyor.”

“Canımızı siper ettik”
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Altan Gökgöz de kendi yaşadığı hastalıktan sonra doktor olmaya karar veren biri. Ortaokuldayken akut eklem romatizması hastalığı geçirdiği için 50 gün hastanede yattığını ve bu süre zarfında doktor olmaya karar verdiğini kaydeden Dr. Altan Gökgöz, “Branşım gereği Covid salgınında görev aldım. İzmirli vatandaşlarımız için elimizden geleni yapmaya çalıştık. O günlerde hepimiz bir bilinmezin içindeydik ama bir sağlık çalışanı olarak virüse karşı en önde savaşmak zorundaydık. Canımızı siper ederek çalıştık” dedi.
Meslek hayatında unutamadığı olayın menenjit olan genç bir hastayla ilgili olduğunu belirten Gökgöz, “Hasta acile bilinç kaybıyla gelmişti. Aile perişan haldeydi. Kişiye tanı koyarak tedaviyle hayata döndürdük. Ailesinin şükran dolu bakışları beni çok mutlu etmişti. Hekim olmak; özverili olmak, kendinden çok başkalarını düşünebilmek ve idealist olmaktır. Günümüzde hekim olmak çok zor. Sağlıkta şiddet ve yanlış politikalar nedeniyle hekimler küskün. Buna rağmen Türkiye’de kalmak, vatandaşlarımız için elimizden geleni yapmak, benim en idealist tarafımdır. İdealist olmayanların da hekim olmaması gerektiğini düşünüyorum” sözlerine yer verdi. 

“Oğluna benim adımı verdi”
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ercan Koru ise hekimliğin en kutsal meslek olduğunu belirterek “Mecburi hizmet yaptığım bir dönemde 7 kez düşük yapmış bir hastam vardı. 8. hamileliğinde gebeliğini sonlandırmak istedi. Hastayı gebeliği sonlandırmamak için ikna ettim ve süreci sürekli takip ettim. Hastanın sağlıklı bir bebeği oldu ve bebeğin adını Ercan koydu. Bu anı her zaman aklımda. Ancak hekimlikte zorluklar elbette var. Uygulanan sağlık politikaları ile hasta ve hekim karşı karşıya getirildi. Her zorluğa rağmen ‘İyi ki hekim oldum’ diyorum. Mesleğimi severek yapıyorum. Çalıştığım hastane de, hastalara yeterince zaman ayırmama imkân veriyor. Bu da mutluluk verici” dedi. 

“14 Mart’ı bayram gibi kutlamak istiyoruz”
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Gaffar Karadoğan da hekimliği bir yaşam tarzı olarak nitelendirdi. İnsanlara yardım etme sevgisinin, hekim olmasındaki en büyük etken olduğunu belirten Dr. Karadoğan, “Hayat kurtarmanın, insanlara dokunabilmenin altında böyle bir psikoloji var. Bugün hekimler özlük hakları için sokaklarda eylem yapmak zorunda kalıyor. Emekliliğe dair, çalışma şartlarına dair kaygıları var. 14 Mart’ları bayram gibi, hastalarla birlikte kol kola kutlamak istiyorlar” ifadelerini kullandı. Hekimliğin sevdiği tarafının insanların yaşamına dokunmak olduğunu dile getiren Dr. Karadoğan, “Örneğin Brugada sendromu bir genç hastayı yaşama bağlamıştık. Bunun gibi vakaları unutamam” dedi.

“Yeri geldiğinde ailemizden önce hastalarımızı düşünüyoruz”
Acil Tıp Uzmanı Dr. Ezgi Şeker Eren de doktorluk mesleğine babasını örnek alarak başladığını söyledi. Dr. Ezgi Şeker Eren, “Benim babam da doktordu. Ben ondan ilham alarak doktor olmaya karar verdim. Acil tıp uzmanı olduğum için motor kazası nedeniyle kaybettiğimiz hastalar beni en çok etkileyen vakalar oluyor. Ancak hasta acil serviste yeniden yaşama döndüğü, ardından da yürüyerek teşekkür için acil servise geldiği zaman çok mutlu oluyoruz. Hekim olmak özellikle bizim ülkemizde bir yaşam tarzı. Yeri geldiğinde ailemizden önce hastalarımızı düşünüyoruz. Burada kötü bir durumda olan hastam varsa hastaneden çıkmıyorum ama o sırada okulda onları almamı bekleyen iki çocuğum oluyor. Hekimlik görevi her zaman öncelikli konumda yer alıyor” ifadelerini kullandı. 






 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/isimize-tutkuyla-bagliyiz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/isimize-tutkuyla-bagliyiz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/isimize-tutkuyla-bagliyiz_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/isimize-tutkuyla-bagliyiz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/isimize-tutkuyla-bagliyiz/3954/</link>
			<pubDate>Thu, 13 Mar 2025 10:54:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Eşrefpaşa Hastanesi Obezite Polikliniği</title>
			<description><![CDATA[4 Mart Dünya Obezite Günü nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Obezite Polikliniği’nde görevli Uzm. Dr. Hümeyra Amuca önemli bilgiler paylaştı. Obezite görülme sıklığının Türkiye'de yüzde 30'un üzerine çıktığını ve Avrupa kıtasındaki en kilolu ülke konumuna geldiğimizi hatırlatan Amuca, obezitenin önlenmesi için obeziteye neden olan faktörlerin ortadan kalkması gerektiğini söyledi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Amuca ayrıca Eşrefpaşa Hastanesi'nde 7 ay önce hizmete giren Obezite Polikliği'nden bini aşkın İzmirlinin yararlandığını belirtti. 


İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Obezite Polikliniği’nden Uzm. Dr. Hümeyra Amuca, 4 Mart Dünya Obezite Günü nedeniyle çağın hastalığına ilişkin değerlendirmede bulundu. Obezitenin nedenlerine ve özellikle ergenlik döneminde görülen obezite sıklığına dikkat çeken Uzm. Dr. Amuca, İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde yaklaşık 7 aydır haftada 2 gün, günde 20 hastaya hizmet verdiklerini söyledi. 

Avrupa kıtasının en kilolu ülkesiyiz
Obezitenin, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de halk sağlığını önemli ölçüde tehdit eden ve sıklığı giderek artan bir sorun olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Hümeyra Amuca, “Araştırmalar, obezitenin görülme sıklığının  ülkemizde yüzde 30’un üzerine çıktığını ve Avrupa kıtasındaki en kilolu ülke konumuna geldiğimizi göstermektedir. Yetişkin kadınlarda obezite sıklığı erkeklerden belirgin olarak daha yüksektir. Özellikle ekonomik olarak daha az gelişmiş ve eğitim seviyesinin daha düşük olduğu bölgelerdeki kadınlar obezite açısından daha riskli durumdadır” bilgisini verdi. 

Pek çok faktör birbiri ile ilişkili
Aşırı ve yanlış beslenme ve fiziksel aktivite yetersizliği gibi etmenlerin obezitenin en önemli nedenleri olarak kabul edildiğini hatırlatan Uzm. Dr. Amuca, bu faktörlerin yanı sıra genetik, çevresel, nörolojik, fizyolojik, biyokimyasal, sosyo-kültürel ve psikolojik pek çok faktörün birbiri ile ilişkili olarak obezite oluşumuna neden olduğunu belirtti. Tüm dünyada özellikle çocukluk çağı obezitesindeki artışın sadece genetik yapıdaki değişikliklerle açıklanamayacak derecede fazla olduğunu kaydeden Uzm. Dr. Amuca, “Bu nedenle obezitenin oluşumunda çevresel faktörlerin rolünün ön planda olduğu kabul edilmektedir. Obezitenin önlenmesi için obeziteye neden olan bu faktörlerin ortadan kaldırılması ya da tedavisi önemlidir” dedi. 

Cerrahi kararı öncesi yapılması gerekenleri sıraladı
Cerrahi kararı önce yapılması gerekenleri sıralayan Uzm. Dr. Amuca şöyle konuştu: “Hastaya obezite tedavisi konusunda deneyimli bir ekip tarafından yeterli bir süre beslenme tedavisi, fiziksel aktivite artışı, bilişsel davranışçı yaklaşım gibi sağlıklı yaşam biçimi yönetimi ve farmakolojik tedavi uygulanmalıdır. En az 6 ay süren bu yaklaşımla yeterli kilo veremeyen veya daha önce verdiği kiloyu muhafaza edemeyen hastalarda bariyatrik cerrahi düşünülebilir. Ancak pek çok obeziteli bireyin yaşamında kilo verme ve geri alma deneyimleri olduğunu da unutmamak gerekir. Bu nedenle, hastaların geçmiş kilo verme öyküleri ve daha önce denedikleri yöntemler iyi sorgulanmalı, yeni bir kilo verme girişimine başlamadan önce geçmişte başarısızlığa neden olan faktörlerin tespit edilmesine çalışılmalıdır.”

Ergenlerde obezite artışı
Halk arasında “ergen” olarak adlandırılan adölesanlarda obezite nedenlerinin erişkin obezitesinde olduğu gibi multifaktöryel olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Amuca, “Adölesanlarda obezite nedenlerinde özellikle bazı unsurlar dikkat çekmektedir. Enerji yoğun ve mikro-besin açısından fakir gıdaların, şekerli içeceklerin ve ‘fast food’ ürünlerinin bu yaş grubunu hedef alarak pazarlanması bir faktördür. Bunun yanında yine bu grupta atıştırma eğiliminin artması, kahvaltının es geçilmesi, aileyle birlikte yemek yenmemesi, porsiyonların büyük olması, hızlı yeme gibi unsurların etkisi de olabilir. Önceleri televizyon seyredilmesi ile tespit edilen ekran zamanı ve obezite gelişimi arasındaki ilişki artık mobil cihazların ortaya çıkmasıyla son 20 yılda daha da belirgin hale gelmiştir. Artmış ekran maruziyeti ergenlere daha fazla gıda pazarlanmasına, ekran karşısında şuursuzca yemenin artışına, fiziksel aktivite yapılacak zamanın ekran karşısına kaymasına, hareketsizliğin artmasına ve uyku süresinin azalmasına yol açarak etki etmektedir” diye konuştu. 

Eşrefpaşa Hastanesi Obezite Polikliniği
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi bünyesinde kurulan Obezite Polikliniği, fazla kilolarından sağlıklı bir şekilde kurtulmak isteyen hastalara eylül ayından bu yana hizmet veriyor. Poliklinik, yapılan tetkikler ve boy, kilo, tansiyon ölçümlerinin ardından hastalarının diyetisyen kontrolünde fazla kilolarından kurtulmalarını sağlıyor. Uzm. Dr. Serkan Çimendağ, Uzm. Dr. Ümit Kan ve Uzm. Dr. Hümeyra Amuca’nın görev yaptığı Obezite Polikliniği salı ve perşembe günleri hasta kabul ediyor.



 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/esrefpasa-hastanesi-obezite-poliklinigi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/esrefpasa-hastanesi-obezite-poliklinigi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/esrefpasa-hastanesi-obezite-poliklinigi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/03/esrefpasa-hastanesi-obezite-poliklinigi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/esrefpasa-hastanesi-obezite-poliklinigi/3935/</link>
			<pubDate>Tue, 04 Mar 2025 09:27:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Üç Takviye Gıda Önerisi</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Karşıyaka Semt Polikliniği’nde görevli Fonksiyonel Tıp Diyetisyeni Aycem Pehlivan, Ramazan ayı boyunca sahur ve iftar sofralarında nasıl beslenilmesi gerektiğiyle ilgili önerilerde bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ramazan ayının başlamasına sayılı günler kala İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Karşıyaka Semt Polikliniği’nde görevli Fonksiyonel Tıp Diyetisyeni Aycem Pehlivan sahur ve iftar sofraları için önerilerini paylaştı. Özellikle sahurda mümkün olduğu kadar az besin tüketilmesi gerektiğini dile getiren Pehlivan, su tüketiminin de yemekten önce olmasının faydalı olacağını belirtti. Pehlivan, Ramazan ayı boyunca alınması gereken takviye gıdaları da sıraladı. 

“Sıvı tüketimi sahura başlamadan önce yapılmalı”
Sahurda nasıl beslenilmesi gerektiğini aktararak öğün örnekleri veren Pehlivan, “Öncelikli olarak hafif ve protein odaklı bir beslenme sisteminin kurulması gerekiyor. Sahurda haşlanmış yumurta, yulaflı omlet ve yanında lorlu salata veya yoğurt, meyve ya da kuru yemişle hazırlanmış bir smoothie kullanılabilir. Sahur sofrasının olabildiğinde hafif olması gerekiyor. Sıvı tüketiminin ise sahura başlamadan önce yapılması gerekir. 2 bardak suyu içtikten sonra sahur yapmak faydalıdır. Çünkü sahuru yaptıktan sonra uyuyacaksak sahur sırası ve sonrası içilen su hazımsızlık ve şişliğe neden olabilir. Sahurun sonunda içtiğimiz su gastrit, ülser ya da reflü gibi hastalıklara sebebiyet verebilir. Bu yüzden su tüketimini sahur sofrasına başlamadan gerçekleştirmeli, suyu yavaş ve oturarak içmeliyiz” dedi.

“Sahurda mümkün olduğu kadar az yiyelim”
Aralıklı orucun da son yıllarda yaygınlaştığını kaydeden Pehlivan, şunları söyledi: “Bunun sebebi, açlığın bedene iyi gelmesidir. Fonksiyonel tıp programları açlığı savunur, açlığın organları yenilediği ve onardığı anlatılır. Bu sebeple sahurda çok fazla yiyecek tüketmemek, karbonhidrattan yana zengin beslenmemek gerekir. Oruçta hem fiziksel hem de ruhsal arınmaya odaklanılır. Organların kendilerini yenilemesi için de uzun süreli açlık gerekir. Sahurda ne kadar az tüketirsek o kadar yağ depoları yakılmaya başlanır ve yakılan bu enerji kişiyi daha dinç ve enerjik tutar.”

“İftarda önce su içelim”
İftar sofrasında da tıpkı sahurda olduğu gibi önce iki bardak su içerek başlanması gerektiğini ifade eden Pehlivan, “İftar sırasında ve iftardan hemen sonra su tüketmemeliyiz. Bunu yaparsak besinlerle birlikte sıvı karışacak ve ana yemekteki protein sindirilemeyecektir. Böyle bir durumda da şişlik ve hazımsızlık oluşabilir. İki bardak suyun ardından iki hurma yenmeli, ardından baharatsız hafif bir çorba içilmeli. 10 dakika beklendikten sonra protein odaklı bir ana yemek tüketilmeli. İftarın ardından 1,5 saat sonra su tüketmeye yeniden başlamak ve sahura kadar 2,5 litre suyu yudum yudum tüketmek daha faydalı olacaktır” diye konuştu. 

Üç Takviye Gıda Önerisi
Ramazan ayında çay ve kahve tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini de sözlerine ekleyen Pehlivan, “Çay ve kahve, su atımını destekleyen besinlerdir. Oruç sürecinde oldukça susuz kalacağımız için çay ve kahve tüketiminin azaltılması gerekir. İyon dengesini sağlamak için iftardan 2 saat sonra mineralli soda tüketilebilir” diye konuştu. Pehlivan, Ramazan ayında önerilecek üç takviye gıdanın da magnezyun, Omega 3 ve D vitamini olduğunu ifade etti. Pehlivan, takviye gıdaların iftardan 1,5 saat sonra içilecek suyla sırasıyla alınabileceğini ifade etti. 
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/02/uc-takviye-gida-onerisi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/02/uc-takviye-gida-onerisi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/02/uc-takviye-gida-onerisi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/02/uc-takviye-gida-onerisi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/uc-takviye-gida-onerisi/3930/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 10:48:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Meme Kanseri Farkındalığı Eğitimi</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi “Sağlığı Geliştiren Parklar” projesi kapsamında parkları eğitim merkezlerine dönüştürmeye devam ediyor. Projenin son durağı Narlıdere Esen Kurt Parkı oldu. Meme kanseri nedeniyle hayatını kaybeden İzmir Büyükşehir Belediyesi Park Bahçeler ve Proje Şefi Esen Kurt’un 5. ölüm yılında yapılan etkinlik kapsamında bu kez meme kanseri farkındalığı, kimyasalların sağlığa etkisi ve temel ilk yardım eğitimleri verildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü ile Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı iş birliği ile hayata geçirilen “Sağlığı Geliştiren Parklar” projesi, dinlenme ve aktivite alanı olarak kullanılan parkları adeta eğitim merkezlerine dönüştürüyor. İzmirlilerin “iyilik hali”ni gözeten çalışma; beslenme, ilk yardım ve ev kazalarından korunma gibi eğitimlerin yanı sıra fiziksel aktiviteleri kapsıyor. Projenin uygulandığı parklardan biri de Narlıdere Esen Kurt Parkı’ydı. Parka adını veren ve meme kanseri nedeniyle hayatını kaybeden İzmir Büyükşehir Belediyesi Park Bahçeler ve Proje Şefi Esen Kurt’un 5. ölüm yılında Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü’nün uzman eğitmenleri tarafından vatandaşlara meme kanseri farkındalığı, kimyasalların sağlığa etkisi ve temel ilk yardım eğitimleri verildi. Eğitimlere Esen Kurt’un ailesi, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Narlıdere Belediye Başkan Yardımcısı Çağrı Sofu, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Sözcüsü Elvin Sönmez Güler ve Narlıdere muhtarları da katıldı. 


 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/02/meme-kanseri-farkindaligi-egitimi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/02/meme-kanseri-farkindaligi-egitimi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/02/meme-kanseri-farkindaligi-egitimi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/02/meme-kanseri-farkindaligi-egitimi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/meme-kanseri-farkindaligi-egitimi/3884/</link>
			<pubDate>Thu, 06 Feb 2025 13:05:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>“Sağlığı Geliştiren Belediye” Unvanı </title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, Sağlığı Geliştiren Belediye (SAGEB) unvanı alan Türkiye’deki ikinci büyükşehir belediyesi oldu. “Sağlıklı şehir” yolundaki çalışmalarıyla öne çıkan İzmir Büyükşehir Belediyesi sağlık hizmetleri, ulaşım, erişilebilirlik, sosyal tesisler gibi pek çok konu başlığındaki kriteri karşılayarak belgeyi almaya hak kazandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın “sağlıklı kent İzmir” hedefi doğrultusunda yapılan çalışmalar Türkiye genelinde dikkat çekmeye devam ediyor. Sağlık Bakanlığı’nın Sağlığı Geliştiren Belediyeler Projesi kapsamında verilen SAGEB unvanı, kriterleri karşılayan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne verildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de bu unvanı alan dokuzuncu belediye, Bursa’dan sonra da ikinci büyükşehir belediyesi oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, belgeyi İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Ali Emre Çetinkol’dan aldı. 

Kriterler değerlendirildi
“Şehir Sağlık Profili” çıkararak “Şehir Sağlığını Geliştirme Planı” oluşturan İzmir Büyükşehir Belediyesi; idari kararlılık, mekânsal düzenlemeler, tesis düzenlemeleri, farkındalık ve eğitim çalışmaları ile sosyal tesisler başlıkları üzerinden değerlendirildi. Değerlendirme ekibi İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Birimi ile Çevre Sağlığı Birimi’nden oluştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Sağlığı Geliştiren Belediye Uygulama Kılavuzu doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucunda SAGEB belgesi almaya hak kazandı. 
Değerlendirme kapsamında sağlık hizmetleri, sağlık tesisleri, hastalık verileri, nüfus, belediye tarafından verilen eğitimler, sosyoekonomik durum, istihdam, yeşil alanlar, atık yönetimi, su verileri, kültür-sanat ve spor, ulaşım, bisiklet ve yaya yolları, erişilebilirlik, toplu taşıma sistemi, oyun alanları, kent mobilyaları, fiziksel aktiviteler, madde bağımlılığı ile mücadele, danışmanlık ve rehabilitasyon hizmetleri ile sosyal tesisler gibi pek çok madde incelendi. 

HPV aşısından ileri yaş eylem planına…
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay, göreve başladığından bu yana özellikle sağlık hizmetleri alanında pek çok proje hayata geçirildi. Kadınlarda serviks kanserine yol açan HPV’ye karşı ilk etapta 18-26 yaş grubundaki ve sosyal destek sistemindeki kadınlara 3 doz Human Papilloma Virüsü (HPV) aşısı uygulamasına başlandı. Yaşlı bireylerin hayatını çok yönlü ele alarak yaşam konforunu artırma hedefiyle İleri Yaş Eylem Planı hazırlandı. Türkiye’nin ilk ve tek belediye hastanesi olan İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin modern ve tam teşekküllü sağlık hizmeti verebilmesi için ek hizmet binası inşaatındaki çalışmalar hızlandırıldı. Sağlıklı toplum hedefiyle amatör spor kulüplerine nakdi destekten okullara spor malzemesi desteğine kadar birçok proje sürdürüldü. “Sağlığı Geliştiren Parklar” projesiyle şehrin parkları hem spor alanına hem de birer eğitim merkezine dönüştürüldü. Parklarda beslenme, ilk yardım ve ev kazalarından korunma eğitimi verilerek açık havada fiziksel aktiviteler yapıldı.


 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/01/sagligi-gelistiren-belediye-unvani.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/01/sagligi-gelistiren-belediye-unvani.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/01/sagligi-gelistiren-belediye-unvani_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/01/sagligi-gelistiren-belediye-unvani.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/sagligi-gelistiren-belediye-unvani/3855/</link>
			<pubDate>Tue, 21 Jan 2025 13:30:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir Sağlık Turizmi İçin Yeni Bir Dönem</title>
			<description><![CDATA[İzmir Sağlık Serbest Bölgesi (SASEB) Çalıştayı, kamu, akademi, özel sektör, sivil toplum ve medya temsilcilerinden oluşan 50 katılımcının katılımıyla İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nde başarıyla gerçekleştirildi...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İbn-i Sina Enstitüsü ve Dünya Yaşlanma Konseyi Başkanı Gerontolog Dr. Kemal Aydın’ın öncülüğünde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nde 8 Ocak 2025 tarihinde düzenlenen İzmir Sağlık Serbest Bölgesi (SASEB) Çalıştayı, kamu, akademi, özel sektör, sivil toplum ve medya temsilcilerinden oluşan 50 katılımcının katılımıyla başarıyla gerçekleştirildi.
Çalıştay, Katip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emre Güler’in açılış konuşmasıyla başladı. Güler, İzmir’in sağlık turizmi potansiyeline vurgu yaparak, bu tür projelerin şehir ve ülke ekonomisine sağlayacağı katkılara dikkat çekti.
Sağlık Serbest Bölgesi (SASEB) Uzmanı Dr. Cemal Yılmaz, dünya ve Türkiye’deki Sağlık Serbest Bölgesi çalışmalarını ele alan detaylı bir konferans verdi. Sağlık turizmi alanında İzmir’in öncü bir rol üstlenebileceğini vurgulayan Dr. Yılmaz, katılımcılardan büyük beğeni topladı.
İbn-i Sina Enstitüsü ve Dünya Yaşlanma Konseyi Başkanı Gerontolog Dr. Kemal Aydın, dünya çapında sağlık ve bakım hizmetlerinde kümelenme ve ortak yatırım modellerini örneklerle sundu. Aydın, İzmir’in doğal ve kültürel zenginliklerinin, şehirde uzun yaşam ve sağlık turizmi odaklı projelerin geliştirilmesi için eşsiz bir temel sunduğunu belirtti.

İzmir Sağlık Turizmi İçin Yeni Bir Dönem
Çalıştayda İzmir’in, sağlık turizmi ve uzun yaşam merkezi olma yolundaki fırsatları değerlendirildi. İbn-i Sina Enstitüsü ve Dünya Yaşlanma Konseyi Başkanı Gerontolog Dr. Kemal Aydın, İzmir’in doğal kaynakları, gastronomisi ve çevresiyle uzun yaşam için ideal bir destinasyon olduğunu ifade ederek, “İzmir, uzun yaşam için doğal bir merkez. Ancak potansiyelini yeterince tanıtamamış ve değerlendirememişiz. EXPO’ları alabilseydik bunu başarabilirdik. Longevity evrensel bir konu ve hepimizi ilgilendiriyor.” diye konuştu.

“EGE BÖLGESİ UZUN ÖMÜRLÜ OLMANIN ŞİFRELERİNİ TAŞIYOR”
Dr. Kemal Aydın, Ege Bölgesi’nin uzun yaşam kültüründeki benzersiz potansiyeline dikkat çekti. Dr. Aydın, longevity alanında dünya liderliği için Türkiye’nin önünde büyük bir fırsat olduğunu belirtti ve şu ifadeleri kullandı:
“İsviçre, longevityde dünya liderliğine oynuyor. Küçücük bir ülke. Güneşi yok, denizi yok. Ama bizde var! Ege Bölgesi deniz, güneş, zeytinyağı, incir… Uzun ömürlü olmanın bütün şifreleri burada. Bizim bunların değerini iyi bilmemiz lazım. Kümelenme ve serbest bölge oluşturmak, bu iki adım çok önemli. Bu adımları İzmir ve Batı Anadolu’da atmak için Longovity Endüstri Çalışma Grubu olarak sizlerle bir aradayız.”
İzmir Sağlık Serbest Bölgesi (SASEB) Çalıştayı, önemli konuşmacıların görüşleri ve katılımcıların interaktif katkılarıyla sağlık turizmi alanında yeni ufuklar açtı. Çalıştayda, İzmir’in sağlık ve yaşlı bakımı turizminde uluslararası bir merkez haline gelmesi yönündeki fırsatlar ve stratejiler ele alındı.

“TÜRKİYE, YAŞLISINA DEĞER VEREN TEK ÜLKE”
TOBB Sağlık Hizmetleri Meclis Üyesi ve Yaşlı Bakım Hizmetleri Komisyon Başkanı Hüseyin Kahveci, yaşlı bakımı ve sağlık turizmi alanında Türkiye’nin öncü rolüne vurgu yaptı. Kahveci, İzmir’in sağlık turizmindeki potansiyelini şu sözlerle ifade etti:
“Tarihçilerin bile gök kubbe altındaki cennet dediği bir yerde bulunuyoruz. Bunun kıymetini bilmemiz lazım. Hepimiz yaşlanıyoruz ve gelecekte çoluğumuz çocuğumuz bize bakmayacak. Kapımızın hemen arkasında inanılmaz bir yaşlı grubu var. Pandemi döneminde, dünyada birçok ülke yaşlılarını kaderine terk etti ama biz Türkiye olarak yaşlılarımıza değer verdik, onları koruduk. Avrupa ve ABD bu konuda sınıfta kalırken Türkiye, yaşlılarına sahip çıkan tek ülke oldu. Nitelikli turist zaten burada; onlara fırsat yarattığımızda buraya gelecekler. Türkiye’nin sağlık personeli başarısı pandemide kanıtlandı ve bu başarı devam edecek.”

“KÜLTÜR VE SAĞLIK TURİZMİ İÇİN BİRLİKTE ÇALIŞMAYA HAZIRIZ”
Çalıştaya katılan İzmir Kültür ve Turizm İl Müdürü Dr. Sadık Doğruer, İzmir’in sağlık turizminde lider bir şehir olma hedefinde kamu desteğinin önemine değindi. Dr. Doğruer, şunları söyledi:
“Hem hekim hem de Kültür ve Turizm İl Müdürü olarak bu güzel çalışmalarda yer almaktan mutluyum. Kamu adına bu projelerde birlikte çalışmaya hazırım. İzmir’in sağlık ve kültür turizmi açısından büyük potansiyel taşıdığına inanıyorum.”

SAĞLIK VE LONGEVİTY ALANINDA KÜMELENME VURGUSU
Çalıştayda, sağlık ve bakım hizmetlerinde kümelenme modeliyle İzmir’in uluslararası rekabet gücünün artırılabileceği vurgulandı. İzmir’in doğal kaynakları, sağlık altyapısı ve coğrafi avantajlarıyla bu alanda öncü olabileceği ifade edildi.

İZMİR’DE ULUSLARARASI SASEB KONGRESİ DÜZENLENECEK
Oldukça verimli geçen çalıştayın sonunda, Aralık 2025’te İzmir’de Uluslararası Sağlık Serbest Bölgesi Kongresi düzenlenmesi kararlaştırıldı. 
Bu önemli etkinlik, İzmir’in sağlık turizminde uluslararası bir marka haline gelmesi için yeni bir adım olarak değerlendiriliyor.

SONUÇ BİLDİRGESİ PAYLAŞILACAK
Çalıştayın sonuç bildirgesinin önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılacağı duyuruldu. İzmir’in, sağlık turizmi sektöründe lider bir şehir olma hedefine yönelik bu çalıştay, yeni iş birliği ve yatırım fırsatlarının önünü açması açısından büyük önem taşıyor.
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/01/izmir-saglik-turizmi-icin-yeni-bir-donem.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/01/izmir-saglik-turizmi-icin-yeni-bir-donem.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/01/izmir-saglik-turizmi-icin-yeni-bir-donem_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2025/01/izmir-saglik-turizmi-icin-yeni-bir-donem.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/izmir-saglik-turizmi-icin-yeni-bir-donem/3825/</link>
			<pubDate>Thu, 09 Jan 2025 15:08:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Eşrefpaşa Hastanesi Benim Gözümün Bebeği</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 2024 yılının son gününde İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi'nde meslektaşlarının yeni yılını kutladı. 2025 yılının sonunda hastanenin yeni ek hizmet binasının tamamlanacağını söyleyen Başkan Tugay, “Eşrefpaşa Hastanesi benim gözümün bebeği. Bunu unutmayın. İzmir'in merkezinde, İzmir'e yakışır bir sağlık kuruluşunu adım adım beraberce kuracağız” dedi. Başkan Tugay, ESHOT çalışanlarıyla da bir araya geldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 2024 yılının son gününde personelle buluşmaya devam ediyor. Başkan Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi'nde meslektaşlarıyla bir araya geldi. Başkan Dr. Cemil Tugay'ı İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Ahmet Soner Köse ve meslektaşları karşıladı. Hastane personelinin de yeni yılını kutlayan Başkan Dr. Cemil Tugay, hastanede yatan 97 yaşındaki demans hastası Rukiye Cengizoğlu'nu odasında ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti.
Tugay: 2025'in sonunda bitmiş olacak
İnsanların temel hizmetlere adil, eşit bir şekilde ulaşması gerektiğini savunduklarını ifade eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Burası İzmir, İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Belediye Hastanesi. Bu küçücük mütevazı ama gelecekte büyük hayalleri olan bu kurum siz değerli arkadaşlarımızın da inanması ve katılması ile Türkiye'ye örnek olacak. Buralarda evimizden çok zaman geçiriyorsak, gerçekten yardımımıza, emeğimize ihtiyacı olan insanlara bir şeyler verelim diye düşünüyorsak, o zaman çok güzel ve doğru şeyler yapacağız. Şu anda inşaatı devam eden ek binamız, 2025'in sonunda bitmiş olacak. Önümüzdeki yeni yıl kutlamasını da yeni hastane binamızda yapacağız demektir. Bununla durmayacağız, diğer binalarımızın yenilenmesini de yapacağız. İzmir'in merkezinde, İzmir'e yakışır bir sağlık kuruluşunu adım adım beraberce kuracağız. Bu binadan içeri gururla gireceğiz” şeklinde konuştu.
“Her biriniz çok kıymetlisiniz”
Eksikleri tamamlayacaklarını ifade eden Tugay, “Eşrefpaşa Hastanesi benim gözümün bebeği. Bunu unutmayın. Her biriniz çok kıymetlisiniz. Yaptığınız her şeyi İzmir'in, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ve İzmir halkının onuru için yaptığınızı da unutmayın. Geleceğimizin güzel, aydınlık olacağına lütfen inanın” dedi ve güzel bir yıl diledi.
Bayram:  Vizyonunuzla çok daha yukarılara taşıyacağız
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, “İyi bir şeylerin olabileceği umudunu bana siz tekrar verdiniz. Sonra bu güzel aile, 116 yıllık bu güzel hastanenin tüm fertleri bana kol kanat gerdiler. Biz burada kimsesizlerin kimsesi olup hizmet sunabiliyoruz. Bu güzel şehrin insanları için koşulsuz sağlık hizmeti verebiliyoruz. Yeni hastanemizle, sizin vizyonunuzla bunu çok daha yukarılara taşıyacağız” dedi.  
ESHOT çalışanlarıyla bir araya geldi
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, sonrasında Fahrettin Altay Aktarma Merkezi'nde ESHOT çalışanlarıyla buluştu. Başkan Tugay'ı, ESHOT Genel Müdürü Övünç Özgen ve bürokratlar karşıladı. Kadın şoförlere çiçek takdim eden Başkan Tugay, otobüs sırasında bekleyen vatandaşlarla da sohbet etti.   ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/12/esrefpasa-hastanesi-benim-gozumun-bebegi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/12/esrefpasa-hastanesi-benim-gozumun-bebegi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/12/esrefpasa-hastanesi-benim-gozumun-bebegi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/12/esrefpasa-hastanesi-benim-gozumun-bebegi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/esrefpasa-hastanesi-benim-gozumun-bebegi/3797/</link>
			<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 15:52:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kadınlar, İlk Doz Aşılarını Yaptırdı</title>
			<description><![CDATA[
İzmir Büyükşehir Belediyesi, kriterleri karşılayan 18-26 yaş arası kadınlara üç doz Human Papilloma Virüsü (HPV) aşısı uygulamasını başlattı. Başvuruda bulunarak aşı takvimi oluşturan kadınlar, Eşrefpaşa Hastanesi’nde aşılarını oldu. Türkiye’de SGK kapsamında olmayan aşıdan yararlanmak isteyen kadınlar için başvuru süreci devam ediyor. 
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi kadınlarda serviks kanserine yol açan HPV’ye karşı aşılama kampanyası başlattı. Kriterleri karşılayan 18-26 yaş arası kadınlara üç doz HPV aşısı uygulamasını başlatan İzmir Büyükşehir Belediyesi, internet adresi üzerinden başvuru yapan kadınlar için aşılama takvimi oluşturdu. Gruplar halinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’ne gelen kadınlar, ilk doz aşılarını yaptırdı. Aşılama öncesinde Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevinç Aslan ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Hilal Elbi tarafından kadınlara bilgilendirme sunumu yapıldı.

“Birçok kişi bu aşıya erişemiyor”
Aşı kampanyası hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Ahmet Soner Emre, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak 18-26 yaş arası kadınlara HPV aşısı uyguluyoruz. HPV aşısı, şu anda ülkemizin aşı programında değil. İnsanlar ücretini kendi ödeyerek aşı yaptırıyor. Bu da çok ciddi bir meblağa ulaştığı için birçok kişi bu aşıya erişemiyor. Biz sosyal belediyecilik anlayışı ile sosyal yardım alan kişilere HPV aşısını sağlamak için kampanya başlattık. Oldukça yoğun bir talep var. Bugün başvuru yapan ilk ekipten bir gruba aşı yapmaya başladık. Ancak başvuru süreci halâ devam ediyor. 2025 yılında da kapsamını genişleterek aşılamaya devam etmeyi hedefliyoruz. HPV, rahim ağzı kanserine yol açtığı kanıtlanmış bir virüs. Rahim ağzı kanseri, yüzde 99 oranında HPV enfeksiyonundan kaynaklanıyor. Bu aşı sayesinde insanları korumuş oluyoruz. Aşı yaptığımız kişilerin aynı zamanda rahim ağzı kanserine yönelik taramalarını da gerçekleştireceğiz” dedi. 

Kadınlardan teşekkür
HPV aşısı olan 25 yaşındaki Ezgi Özsuyolcu, “HPV aşısını yaptırmak için araştırma yaptım. Ücretler çok yüksek. Üç doz şeklinde aşı yapıldığı için fiyatlar daha yüksek oluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi böyle bir imkân sununca hemen başvuruda bulundum. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bu uygulamadan dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Başvurular devam ediyor
Serviks kanseri oranını düşürmeyi amaçlayan HPV aşısı, Dünya Sağlık Örgütü'ne üye ülkelerin yüzde 60'ında sağlık sigortaları ile ücretsiz olarak yapılıyor. Türkiye’de ise bu aşı henüz SGK tarafından karşılanmıyor. Binde 9 ila yüzde 3.9 arasında olan aşılanma oranını artırmak ve serviks kanserine yakalanma oranını düşürmek hedefiyle kolları sıvayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, destekten yararlanmak isteyen kadınlar için https://www.bizizmir.com/tr/HpvBasvuru adresi üzerinden başvuru almaya devam ediyor. 


 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/12/kadinlar-ilk-doz-asilarini-yaptirdi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/12/kadinlar-ilk-doz-asilarini-yaptirdi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/12/kadinlar-ilk-doz-asilarini-yaptirdi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/12/kadinlar-ilk-doz-asilarini-yaptirdi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/kadinlar-ilk-doz-asilarini-yaptirdi/3790/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Dec 2024 12:40:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bu çikolata hiç tatlı değil</title>
			<description><![CDATA[Çikolata kisti dünya genelinde her 10 kadından birini etkileyen, genetik faktörlerin rol oynadığı, çoğu zaman ilerleyici, iltihabi ve kronik bir hastalık olarak öne çıkıyor. Şiddetli ağrı nedeniyle hastalığın sosyal, iş hayatı ve evlilikleri olumsuz yönde etkileyebileceğini söyleyen Liv Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Ali Emre Tahaoğlu çikolata kistinin çocuk sahibi olmayı geciktirebileceğinin de altını çiziyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ “Bu çikolata hiç tatlı değil”
Çikolata kisti, kadınların baş belası haline gelen iki ana belirti ile tanınır: Şiddetli ağrılar ve gebelikte zorluk. Hastalık hafif karın ağrısından şiddetli adet sancılarına, hatta cinsel ilişki sırasında yaşanan ağrılara kadar geniş bir ağrı yelpazesine yol açabilir. Bu durum kadınların iş, sosyal yaşam, evlilik ve partnerleriyle olan ilişkilerini etkileyebilir. Ancak her kadında aynı şekilde gelişmeyen bazen belirti göstermeden ilerleyebileceğinin altını çizen Prof. Dr. Tahaoğlu endometriozisin (çikolata kisti) tanısı genellikle zor ve geç koyulduğunun üzerinde duruyor.
“Endometriozis hastalığının yancı hastalıkları da vardır” 
Endometriozis yalnızca ağrılar ve gebelik problemleriyle sınırlı kalmayıp bazı yancı hastalıkları da beraberinde getirebilir. Bunlar arasında fibromiyalji, migren, kronik yorgunluk, ağrılı işeme ve huzursuz bağırsak sendromu yer aldığını belirten Prof. Dr. Tahaoğlu, “Karın ağrısı, şişlik, kabızlık ve ishal dönemleri, endometriozis ve huzursuz bağırsak sendromunun birlikteliğine bağlı olarak ortaya çıkabilir. Adet dönemi öncesi ve sonrasında kadınlarda şişkinlik, gaz ve ağrı gibi bağırsak problemlerinin önüne geçmek için mutlaka jinekolojik kontrollerin yapılması gerekir” şeklinde konuştu. 
Detaylı bilgi için:
Feveran İletişim / Şermin Karpuz / 0544 907 09 06 / sermin@feveran.com.tr

 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/11/bu-cikolata-hic-tatli-degil_1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/11/bu-cikolata-hic-tatli-degil_1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/11/bu-cikolata-hic-tatli-degil_t_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/11/bu-cikolata-hic-tatli-degil_1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/bu-cikolata-hic-tatli-degil/3768/</link>
			<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 16:23:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Eğitimlerinizi mutlaka alın</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Tip 1 diyabet” hastası çocukların yaşam konforunu artırmak için destek programı başlattı. Dijital ölçüm cihazları düzenlenen törenle ailelere teslim edildi. Çocuğu diyabet hastası anne Ümmü Altınsöz, SGK kapsamında olmayan cihazların hayati bir ihtiyaç olduğunu belirterek, “Bütün kapılar yüzümüze kapanırken bize kapıyı ilk açan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay oldu. Umarız herkes Başkanımız Cemil Tugay’ı örnek alır” dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Halk sağlığı alanında önemli çalışmalar yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi diyabetli çocuklar için harekete geçti. “Tip 1 diyabet” tanısı alan anaokulu ve ilkokul öğrencilerine yönelik geliştirilen proje kapsamında, hayati önem taşıyan sensörlü şeker ölçüm cihazı araç ve gereçleri düzenlenen törenle ailelere teslim edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Buca Sosyal Yaşam Kampüsü’nde düzenlenen dağıtım törenine projeden faydalanan 40 çocuk ve aileleri ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ela Hızlı, Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Ahmet Soner Emre, Ege Üniversitesi Pediatrik Endokrinoloji ve Diyabet Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Damla Gökşen ve Ege Diyabetliler Derneği Başkanı Gamze Bakkallar katıldı. 

“Geleceği kurmak için birlikteyiz”
Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, “İzmir, hekim bir başkana sahip. Başkanımız göreve geldiği andan itibaren İzmir için ‘tek sağlık’ kavramını ortaya koydu. İnsanıyla, hayvanıyla, bitkisiyle, havasıyla hep birlikte sağlıklı bir İzmir’de yaşamayı umuyoruz ve bunun için çalışıyoruz” diye konuştu. 
Çocuklar için “geleceğimiz” ifadesini kullanmanın yanlışlığını vurgulayan Okyay,  “Onlar için her şey ‘bugün’ yapılmalı. Tam da bu nedenle geleceği kurmak için birlikteyiz. Çok değerli bir ekiple çalışıyoruz ve biz sizler için buradayız. İzmir’in sağlığına, İzmir halkının sağlığına, çocuklarının sağlığına elimizden gelen katkıyı vermeyi amaçlıyoruz. Bunu yaparken sivil toplum örgütleri ve akademik çevrelerle birlikte hareket ediyoruz. Bundan sonraki en önemli görev, siz ailelerin dikkati ve hassasiyeti” açıklamasında bulundu. 

“Bir çözüm bulundu”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eğitim Destekleri Şube Müdürü Rahşan Polat ise okul müdürlüğü yaptığı dönemde diyabetli bir öğrencisinin olduğunu ve yaşanan süreçleri gözlemleyebildiğini belirterek “Öğrencinin sürekli dersten çıkmak zorunda kalması, parmağının delinmesi, diyabetin düzenlenmesi sürecinde yaşanılanlar çok zordu. O süreçte, ‘keşke bu çocuğu yormadan bu işin başka bir çözümü olsa’ diye çok düşündüm. Bugün geldiğimiz noktada bir çözüm bulundu ve biz de bu çözümü çocuklara ulaştırma şansını elde ettik” ifadelerini kullandı.

“Başkanımız kimsesizlerin kimsesi oldu”
Ege Diyabetliler Derneği Başkanı Gamze Bakkallar da cihazın ne denli önemli olduğuna dikkat çekerek, “Ben 12 yaşından beri diyabetliyim ve bunu ancak bir diyabetli anlar. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız ve ekibi, bugün kimsesizlerin kimsesi oldu. Bunu çok içten söylüyorum” dedi. 
Ekonomik zorluklar nedeniyle ailelerin hayati önem taşıyan sensöre erişimde zorluklar yaşadığını söyleyen Bakkallar, cihazın önemini şu ifadelerle anlattı. “Arabayla gittiğiniz bir yol düşünün. Önünüzde bir kavşak var ama bu yolda kavşak olduğunu belli eden bir tabela yok. Bu, sensör kullanmayan diyabetli bir çocuk ve ailenin durumu. Tam tersi senaryoda, arabada 80 kilometre hızla gidiyorsunuz ve ileride kavşak olduğunu uyaran tabela var. Hızınızı kesiyorsunuz ve kavşağı sağlıklı bir şekilde geçerek kaza yapmıyorsunuz. Bu da sensörlü bireyin ve ailenin durumu. Bizim sensör kullanmamız hayatımızı etkiler. Sağlıkta tasarruf olmaz. Bunu tüm devlet yetkilileri de bilsin.”

“Eğitimlerinizi mutlaka alın” 
Törene katılan Ege Üniversitesi Pediatrik Endokrinoloji ve Diyabet Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Damla Gökşen, 30 yıllık hekimlik kariyerinin 25 yılını tip 1 diyabetli çocuklarla geçirdiğini söyledi. Hastaları ve ailelerinin neler yaşadığını bilenler için diyabet kelimesini kullanmanın  zorluğunu vurgulayan Prof. Dr. Gökşen,  “Bu kelimeyi gözleriniz dolmadan kullanamazsınız. Çünkü ne kadar zor bir hayat yaşadıklarını bilirsiniz. ABS’li olan arabalarda hava balonu kaza sırasında patlar ama bizim sensörlerimiz kazalarımızı yani hipogliseminlerimizi önlüyor. Bu projede emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi. Gökşen, ölçüm cihazlarını kullanmadan önce ailelerin mutlaka eğitim alması konusunda da uyarıda bulundu. 

“Kapıyı ilk açan Başkanımız Cemil Tugay oldu”
Diyabetli Selenay Altınsöz’ün annesi Ümmü Altınsöz, yıllardır verdikleri mücadeleye rağmen Sosyal Güvenlik Kurumu’nun taleplerini karşılamadığını, kendilerine ilk kez İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin el uzattığını söyledi. Cihazın son derece hayati önem taşıdığını belirten anne Ümmü Altınsöz duygularını şu sözlerle ifade etti:
“Bu cihaz toka gibi bir aksesuar değil, ‘takmayayım’ diyemezsiniz. SGK bu konuda bize kulağını kapatmış durumda. Yıllardır anlatmaya çalışıyoruz ama görmüyor, duymuyor, bilmiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu konuda çok duyarlı davrandı. Hem parmak delmekten kurtulacağız hem de diyabeti yönetebileceğiz. Çocuk okula gittiğinde şekerini takip edebilmem için sensör olması gerekiyor. Sensörle müdahale edebiliyorum. Bu yüzden bu proje bizi çok mutlu etti. Başkanımıza duyarlılığı için teşekkür ediyoruz. Çalmadığımız kapı kalmadı, bütün kapılar yüzümüze kapandı ama bize kapıyı ilk açan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay oldu. Olumlu yanıt aldığımız tek resmi kurum İzmir Büyükşehir Belediyesi oldu. Umarız herkes Başkanımız Cemil Tugay’ı örnek alır” diye konuştu. 

“Ayaklarımın üstünde durmam lazım”
Törene katılan diyabetli Hiranur Bahur defterine yazdığı “Merhaba bugün size 'Diyabetliyim, mutluyum' dünyamı anlatacağım. Aksine benim çok güzel bir hayatım var. Zor olsa bile yine de pes etmek yok. Biz pes etmeyiz. Bugün çocuklara söylüyorum. Pes etmek yok, hiç pes etmeyelim. Hep mutlu olalım" cümlelerini paylaştı. 
Bahur, “Ben 6 yaşında şeker hastası oldum ama ayaklarımın üstünde durmam lazım. Bütün çocuklar da böyle yapsın. Bu hastalık o kadar da kötü bir şey değil. Okulda oynayabiliriz, koşabiliriz. ‘Çok kötü hastalık’ diyorlar ama bu hastalık zor olsa bile yine de ayakta durmamız lazım. Ben bir keresinde iğnemi kendim vurmayı denemiştim ve çok güzel şekilde yapmıştım. Bu cihazla şekerimizi kendimiz ölçmek zorunda kalmayacağız. Cihaz kendisi ölçecek” diye konuştu. 

“Diyabetli aileler sensör için çok büyük bir mücadele veriyor”
Diyabetli Defne Yutaz’ın annesi Elif Yıldırım ise proje için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Sensörün 24 saat boyunca kan şekerini ölçüp kendilerine bilgi verdiğini söyleyen Elif Yıldırım “Çünkü kan şekerinde anlık değişimler olabiliyor. Özellikle kızım okuldayken onu takip etmem lazım. Geceleri bu takibi yapmak bizim için çok önemli. 2 saatte bir, bazen uykusuz kalarak kontrol etmemiz gerekiyor. Sensör bu anlamda bizim işimizi çok kolaylaştıracak. Diyabeti yönetmek çok zor. Sensör bizi çok güzel bir şekilde yönlendirecek” ifadelerini kullandı. 

“Bu cihazın benim için faydası çok fazla”
Diyabetli Yiğit Efe’nin annesi Mehtap Yıldız da duyduğu mutluluğu şu sözlerle dile getirdi:
“Oğlumu iki yıldır anaokulu önünde bekliyordum. Yiğit Efe uyurken şekeri yükselirse ya da düşerse bilmiş olacağız ve erken müdahale edeceğiz. Cihaz olmazsa o okuldayken şekerine bakma fırsatımız yok. Kendisi de çocuk olduğu için parmağından ölçüm yapacak durumda değil. Bu cihazla kendisi şekerine bakabilecek, bana da bildirim gelecek” dedi. Yiğit Efe ise “Bu cihaz benim için çok iyi oldu”  diye konuştu.

Cihazın kullanımı için eğitim verildi
Törenin ardından ailelere cihazın kullanımı ile ilgili eğitim verildi. Şeker ölçüm sonuçlarının veliler tarafından anında görülebileceği bir donanıma sahip olan cihazlar, çocukların şeker değerlerini dengelemenin yanı sıra olası hipoglisemi ve hipergliseminin de önüne geçecek. Ayrıca sıklıkla manuel yapılan şeker ölçme işlemleri daha konforlu bir şekilde yapılmış olacak ve öğrenciler kaygı düzeyleri artmadan derslerine konsantre olabilecek. Ölçüm sonuçları, cihazın okuyucusu üzerinden veya cep telefonuna indirilen uygulama ile anında görülebiliyor. Her ölçümde anlık şeker değerleri, son 8 saatlik şeker değeri geçmişi gibi değerler de aktarılıyor. Ağrısız şekilde kola takılan sensör, şeker değerlerini 24 saat boyunca takip ediyor. Oldukça küçük boyutta ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemeyen cihaz, suya dayanıklı şekilde imal edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Ege Diyabet Derneği ile iş birliği halinde yürütülen projeden her öğrenci bir yıl boyunca faydalanabilecek.
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/11/egitimlerinizi-mutlaka-alin.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/11/egitimlerinizi-mutlaka-alin.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/11/egitimlerinizi-mutlaka-alin_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/11/egitimlerinizi-mutlaka-alin.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/egitimlerinizi-mutlaka-alin/3720/</link>
			<pubDate>Thu, 07 Nov 2024 10:13:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>1. Yıl Dönümü Akademik Törenle Kutlandı.</title>
			<description><![CDATA[Türkiye’nin 4., Ege Bölgesi’nin en büyük hastanesi, İzmir’in sağlık üssü olan İzmir Şehir Hastanesi’nin hizmete başlamasının 1. Kuruluş Yıl Dönümü,  geniş katılımlı akademisyen ve sağlık çalışanlarıyla birlikte  kutlandı. 
 
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Programa; İzmir İl Sağlık Müdürü Dr. Öğretim Üyesi M. Burak Öztop, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Esad Topal, Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Enver İlhan, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Orhan Gökalp, sağlık yöneticileri ve çalışanları ile şirket yetkilileri katıldı. 
 
Hastanenin Oditoryum Salonu'nda düzenlenen tören, hastanenin ilk yılında verilen sağlık hizmetlerinin anlatıldığı video gösterimiyle başladı.
 
“ İzmir Şehir Hastanesi devletimiz tarafından yapıldı, ama sağlık çalışanlarımızla hayat buldu."
Törenin açılış konuşmasını yapan İl Sağlık Müdürü Dr. Öğretim Üyesi M. Burak Öztop, Şehir Hastanesi inşaatının yaklaşık 7 yıl sürdüğünü, hem inşaatın büyüklüğünden hem de bölgenin zorluğu nedeniyle zorlu bir dönem geçirildiğini hatırlattı. Birçok farklı kurumdan destek aldıklarını belirterek yapımında emek veren, katkı sunan kurum ve kuruluşlara teşekkür ederken “ en büyük teşekkürü sağlık çalışanları hak ediyor. Bu büyük yapı devletimiz tarafından yapıldı, İzmirlilere armağan edildi ama sağlık çalışanlarımızla hayat buldu." dedi.
 
İzmir Şehir Hastanesi’nde 1 Yılda Verilen Sağlık Hizmetlerinden de bahseden İl Sağlık Müdürü Öztop “
“Bir yılda 68.434 kişi yatarak tedavi gördü, 10.4887 Ameliyat yapıldı, 112.188 kişi günübirlik yatarak şifa bulurken 2,5 milyondan fazla kişi ayaktan tedavi gördü. Acil Servise 380.672 kişi başvurdu,   yoğun bakımda 19.140 hasta tedavi edildi. 5.190 bebek İzmir Şehir Hastanesinde dünyaya gözlerini açtı ve 40 kişiye organ nakli yapılarak 2. Kez yaşama tutunmalarına vesile olundu.“ diye konuştu.
 
“Tüm kademelerde çalışan personelin özverisiyle bugünlere gelindi.”
İzmir Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Orhan Gökalp’te konuşmasında; hastanelerinde verilen hizmetlerin inanılmaz olduğunu vurgulayarak hem yönetim ekibine hem de tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti.  Baştan sona, her kademede çalışan personelin özverisiyle bugünlere gelindiğine değinerek  “herkesin emeğine sağlık “ dedi.
 
Meslekte 40 yılını dolduran sağlık çalışanlarına teşekkür plaketi verildi.
Açılış konuşmaların ardından mesleklerinde 40 yılını dolduran sağlık çalışanlarına teşekkür plaketi verildi. Diğer taraftan, hastanede düzenlenen spor müsabakalarında başarı gösteren takımlara ve oyunculara kupa ve madalyaları takdim edildi.
 
Program, günün anısına pasta kesimiyle sona erdi.

İzmir İl Sağlık Müdürlüğü
Basın ve Medya Tanıtım Birimi

 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/10/1-yil-donumu-akademik-torenle-kutlandi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/10/1-yil-donumu-akademik-torenle-kutlandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/10/1-yil-donumu-akademik-torenle-kutlandi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/10/1-yil-donumu-akademik-torenle-kutlandi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/1-yil-donumu-akademik-torenle-kutlandi/3683/</link>
			<pubDate>Wed, 16 Oct 2024 17:10:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bayraklı’nın Sorunları Masaya Yatırıldı</title>
			<description><![CDATA[Şehir Hastanesi’ne ulaşım yeni bağlantı noktaları ile çözülecek 
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, ilçelerin sorunlarına hızlı çözüm bulmak için başlattığı koordinasyon toplantılarına Bayraklı ile devam etti. Toplantıda Bayraklı Şehir Hastanesi’ne ulaşımı rahatlatacak alternatif bağlantı yolları masaya yatırıldı. Yağışlı havalarda su birikintilerinin yaşandığı Sevgi Yolu ile Tepekule Pazaryeri’nin altyapı sorununu çözecek çalışmalar gündeme geldi. 

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, ilçelerin sorunlarını yerinde belirlemek ve çözümleri hızlı bir şekilde hayata geçirmek için başlattığı koordinasyon toplantılarına Bayraklı ile devam etti. Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal’ın ev sahipliğinde yapılan toplantıda, Bayraklı Şehir Hastanesi için geliştirilmesi planlanan alternatif bağlantı yolları, ilçede ulaşımı daha konforlu hale getirecek ulaşım ve su baskınlarını önlemek için yapılan çalışmalar konuşuldu. 

Temiz bir kent için çalışmalar artırılacak
Toplantının açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, ilçe belediyeler arasındaki uyum ve koordinasyonun önemine değindi. Başkan Tugay, kent temizliğine önem verilmesini, çevreye moloz ve atık atılmaması için gereken önlemlerin alınması konusunda gereken hassasiyetin gösterilmesini istedi. 

“Şehrin yoksulluk envanterini birlikte çıkaralım”
Koordinasyon toplantısında sosyal belediyecilik çalışmalarının önemine vurgu yapan Başkan Tugay, sosyal yardımların sağlıklı bir şekilde ihtiyaçlı kişilere ulaştırılması için bir yazılım hazırladıklarını, bu yazılımı ilçe belediyeleri ile birlikte kullanacaklarını söyledi. İlçe belediyeleri ile birlikte şehrin yoksulluk envanterini çıkartmak istediklerini aktaran Başkan Tugay, “Kimlere ne yardım yapılacağını belirleyeceğiz. Yaş almış, engelli, 0-3 yaş arası çocuklarla ilgili de ayrıca çalışmalarımız olacak. Bayraklı sosyo- ekonomik açıdan dezavantajlı bir bölge. Bu çalışmaları ihmal etmeyelim. Sağlık destek hizmetleri açısından da benzer çalışmaları yapmak gerekiyor. Büyükşehir’in ve ilçe belediyesinin  ayrı ayrı değil bir koordinasyon içinde bu hizmetleri vermesini sağlayalım. Hem sizin hem bizim ekiplerimiz çalışmaların tüm detaylarına hakim olmalı” diye konuştu. 


Şehir Hastanesi’ne ulaşım rahatlayacak
Toplantıda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, Bayraklı Şehir Hastanesi’ne ulaşımı rahatlatmak için planladığı alternatif yol güzergahları üstünde de duruldu. Çevre yolunu kullanarak hastaneye ulaşımın sağlandığını anımsatan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Zeki Yıldırım “Üst ölçekli imar planları ulaşım sistemi açısından yetersiz. Üst ölçekli imar planları yeniden gözden geçirilecek. Ancak bu konu öncelikle Ulaşım Master Planı revizyonunda ele alınacak. Kent bütününde ve bölgesel olarak çok önemli bir merkez olan Şehir Hastanesi’nin ulaşım sorununu, yeni bağlantı noktaları ile çözmeyi hedefliyoruz. Böylece ulaşım konusunda problemleri gidererek daha rahat ve konforlu bir ulaşım imkanı sağlamış olacağız” dedi. 

Yeni otobüs hatları
Toplantıda Bayraklı Şehir Hastanesi’ne sefer yapan ESHOT otobüs hatları da gündem geldi. Şu anda 5 farklı hattan toplam 21 otobüsle, günde toplam 293 servis yapıldığına dikkat çeken ESHOT Genel Müdürü Turgay Bozoğlu, bölgenin anlık ihtiyaçları doğrultusunda ilave seferler yapıldığını ayrıca yeni hat planlamalarına yönelik çalışmaların sürdüğünü de açıkladı. 

Sevgi Yolu ile Tepekule Pazaryeri’nde su baskınlarını önleyecek proje
İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan da Bayraklı özelinde hayata geçirecekleri çalışmalar hakkında bilgi verdi. Yağışların yoğun olduğu dönemlerde özellikle düşük kotlu bölgeler olan Tepekule Pazaryeri ve Sevgi Yolu’nda suyun birikerek baskınlara neden olduğunu anımsatan Gürkan Erdoğan, bu sorunu çözmek için proje hazırladıklarını, SİT izinlerinin ardından çalışmalara başlayacaklarını söyledi. Çalışma başladıktan sonra yağmur suyu kanallarının oluşturulacağı ve yağışla gelen suyun, Bornova Çayı’na ulaştırılacağı bilgisi verildi. 

Önal’dan Başkan Tugay’a teşekkür
Toplantıda, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal da İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yürütecekleri çalışmaların ilçe için önemine dikkat çekti. Başkan Tugay’a destekleri için teşekkür eden Önal, birlikte yol alarak sorunları daha hızlı çözüme kavuşturacaklarını vurguladı. 
Programın ardından Önal, Başkan Tugay’a, Bayraklı’da yapılan kazılar sonucu elde edilen arkeolojik buluntulardan esinlenerek seramik sanatçısı tarafından yapılan,  M.Ö 6. yüzyılda koku, parfüm, gül yağı, ilaç şişesi olarak kullanılan alabastron (vazo) hediye etti. 
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/08/bayrakli-nin-sorunlari-masaya-yatirildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/08/bayrakli-nin-sorunlari-masaya-yatirildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/08/bayrakli-nin-sorunlari-masaya-yatirildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/08/bayrakli-nin-sorunlari-masaya-yatirildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/bayrakli-nin-sorunlari-masaya-yatirildi/3652/</link>
			<pubDate>Mon, 05 Aug 2024 15:11:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’ne Modern Ek Bina Geliyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin ek hizmet binası için 7 Ağustos’ta temel atma töreni düzenlenecek. 7 katlı inşa edilecek ek hizmet binası, İzmirlilere modern ve tam teşekküllü sağlık hizmeti verecek. 

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’nin ilk ve tek belediye hastanesi İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, modern ve tam teşekküllü sağlık hizmeti verebilmek için yeni bir aşama daha kaydediyor. 11 bin metrekarelik alanda 7 katlı inşa edilecek Eşrefpaşa Hastanesi ek hizmet binasının temel atma töreni 7 Ağustos saat 10.30’da yapılacak.

Depremde hasar görmüştü 
100 yılı aşkın bir süredir İzmirlilere sağlık hizmeti veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin bazı birimleri, 30 Ekim 2020’deki İzmir depremi nedeniyle hasar almıştı. Hastanenin tam kapasiteyle İzmirlilere hizmet vermesi amacıyla zemin katla beraber 7 katlı yeni bina yapılacak. Bu sayede İzmirliler, alanında uzman doktorların verdiği sağlık hizmeti ile modern ve tam teşekküllü bir belediye hastanesine kavuşmuş olacak. 
Projenin ihale bedeli 549 milyon lira. Ek hizmet binasının bir buçuk yılda tamamlanması planlanıyor.

Acil servisten kadın doğum servisine sağlık hizmeti verecek
Bina; acil servis, teknik birimler, morg, kafeterya, 24 yataklı hasta servisi, 26 yataklı kadın doğum servisi, 6 yataklı yoğun bakım servisi, 6 ameliyat salonu ve ameliyathane servisi, yemekhane, toplantı salonları ve merkezi sterilizasyon bölümlerinden oluşacak.

 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/08/izmir-buyuksehir-belediyesi-esrefpasa-hastanesi-ne-modern-ek-bina-geliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/08/izmir-buyuksehir-belediyesi-esrefpasa-hastanesi-ne-modern-ek-bina-geliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/08/izmir-buyuksehir-belediyesi-esrefpasa-hastanesi-ne-modern-ek-bina-geliyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.habermetropol.com/images/haberler/2024/08/izmir-buyuksehir-belediyesi-esrefpasa-hastanesi-ne-modern-ek-bina-geliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.habermetropol.com/izmir-buyuksehir-belediyesi-esrefpasa-hastanesi-ne-modern-ek-bina-geliyor/3647/</link>
			<pubDate>Mon, 05 Aug 2024 09:53:12 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>