Tarım Danışmanı Sever: 2025'te Tarım ve Hayvancılık Büyük Kan Kaybetti
Bu yıl 21’inci kez kapılarını açan İzmir Tarım Fuarı’na katılan İzmir İli Damızlık Sığır Yetiştiriciler Birliği Tarım Danışmanı Burak Sever, hayvancılığa ilişkin Egeli Haber’e çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sever, 2025 yılında tarım ve hayvancılığın büyük kan kaybettiğini söyledi.
TUNAY AFYON-ÖZEL HABER/Yüksek seyreden et fiyatları gözleri hayvancılıktaki sorunlara çevirdi. Tarım ve hayvancılık ülkesi olan Türkiye, kendi kendine yeten ülke olmasına rağmen et fiyatlarındaki pahalılığın sebebi ve buna bağlı olarak sektördeki son durum ne? İzmir Tarım Fuarı’na katılan İzmir İli Damızlık Sığır Yetiştiriciler Birliği (İZMİR DSYB) Tarım Danışmanı Burak Sever, konuyla ilgili Egeli Haber’e konuştu. Sever, 2025 yılında tarım ve hayvancılığın büyük kan kaybettiğini söyledi.
“Şap nedeniyle büyük hayvan kaybı yaşandı”
İZMİR DSYB Tarım Danışmanı Burak Sever, 2025 yılının süt hayvancılığı ile uğraşan işletmeler için zararla geçtiğini ifade etti. Sever, 2025 yılında süt fiyatlarının istikrarsızlığı, girdi maliyetlerinin yüksek olması gibi faktörlerin üreticileri alandan soğuttuğunu belirterek, “Viral olan şap hastalığı da hayvancılığı çok büyük sekteye uğrattı, hayvan ölümleri büyük oranda arttı, sektör yüzde 30 da verim kaybıyla karşılaştı, hayvanı ölmeyen üreticiler de verim kaybı ile karşılaştı. O nedenle 2025 yılı tarım alanında iyi geçmedi ve hayvancılık alanında da kan kaybedilen, hayvancılığın neredeyse bitmeye yaklaştığı bir yıl oldu. İnşallah 2026, yüzümüzü güldürür ümidi ile gidiyoruz” diye konuştu.
“Ham maddeye erişimde karaborsa fiyatlar var”
Sever, tarım ve hayvancılık sektöründeki gelişmelerin yanı sıra sektörde çözüm bekleyen sorunlara da değindi. Sektörde çözüm bekleyen sorunlar olduğunu kaydeden Sever, şunları söyledi: “Sektördeki sorunların en başında girdi maliyetlerinin çok yüksek olması var. Hayvanların yemi gibi ham maddeler için yurtdışına bağlıyız. Bunların temininde büyük sıkıntılar yaşanıyor, temin edilse bile karaborsa fiyatlar var, dolar ve euro bazlı gelen ürünler var. Euro bazlı ham madde alıyorsunuz, TL bazlı ürün satıyorsunuz, iki taraftan da kaybediyorsunuz” dedi. Söz konusu sorunların çözümü için en büyük görevin ilgili bakanlığa düştüğünü belirten Sever soruna çözüm olarak, “Girdi maliyetlerinin bir şekilde sübvanse edilmesi gerekiyor, üreticilerin tarım ve hayvancılık alanındaki kredilere çok kolay erişebilmeleri sağlanmalı. Bizim gibi sivil toplum kuruluşlarının ön ayak olup elini taşın altına sokması gerekiyor ama biz gölde bir damla su gibiyiz, yetersiz kalıyoruz. O zaman devletin bu işe müdahale etmesi düşüncesindeyim, ancak böyle çözülebilir” önerilerinde bulundu. Hayvancılığın kar edebilmesi için girdi maliyetlerinin düşürülmesi, süt üretim maliyetlerinin ya da süt satış fiyatlarının, et satış fiyatlarının devlet eliyle belli bir rakamda tutulabilmesi gerektiğini ifade eden Seven, “Ürünü üretiyoruz, sütümüzü et verimimizi artırıyoruz ama bu ürünü kaça satabileceğimizi bilmiyoruz. Böyle muallâkta kaldığımız sürece de istediğiniz kadar verim artırın yerinde sayıyor olursunuz” dedi.
500 bin baş ithal hayvan yolda
Kısa sürede ülke geneline yayılan şap hastalığına karşı önlem alındığını ve olumlu sonuç için en az 3 aylık süreye ihtiyaç olduğunu ifade eden Sever, “2026 şu anda 2025’in aynası gibi ama süt ve et fiyatlarının her zaman yılın ikinci yarısında, yaz girişinde yükselebileceğini umuyoruz çünkü bu şap denen hastalığın etkisi ülkeden henüz yok olmadı. Yok olduktan sonra bize en az 3 aylık bir süre lazım, o süre de haziran ayını gösteriyor, hazirandan sonra daha iyi olacağını umuyoruz” dedi. Sever, hastalığın ilk olarak son kurban bayramı öncesinde görülmeye başlandığını aktararak aşı noktasında geç kalındığını belirtti. Şap hastalığına karşı bakanlık tarafından aşılama yapıldığı sürece hastalıktan korunduklarını belirten Sever, “Şu anda yine ithalatla 500 bin baş besilik hayvan geliyor, bunun da et fiyatlarını büyük ölçüde indireceğini düşünüyorum” diye konuştu.
“Hayvanda en iyi ırkı elde edebilmek için çabalıyoruz”
Birliğin sektörel faaliyetlerini anlatan Sever, kurum olarak tarım sektöründeki üreticilere danışmanlık hizmeti verdiklerini dile getirdi. İzmir İli Damızlık Sığır Yetiştiriciler Birliği’nin Tarım Bakanlığı ile üreticiler arasında aracı kurum olduğunu kaydeden Sever, “Tarımsal desteklemelerin ön kontrolleri ve teslimatlarını biz yapıyoruz. Desteklemeler bizim üzerimizden ödeniyor, biz bu destekleme kalemlerinin takibini ve kontrollerini yapıyoruz, en son onay mercii de Tarım İl Müdürlükleri ve bakanlıklardır. Hayvanları bakım ve besleme ile ilgili teknik bilgiler veriyoruz, çiftliklerimiz var, buralarda üreticilerimize damızlık, genetiği belli ıslah edilmiş hayvanlar üretip satışını yapıyoruz. Hayvanda en iyi ırkı elde edebilmek için çabalıyoruz” dedi.





FACEBOOK YORUMLAR