"Soyer'in uyguladığı projeleri vaad diye anlatıyorlar"

İzmir’in CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanları’nın 2000’li yılların başından beri yürüttükleri tarımsal projeleri, Cumhur İttifakı Adayı Hamza Dağ’ın vaat olarak açıklamasına tepki gösteren CHP İl Yönetimi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi, vaatleri tek tek mercek altına aldı

"Soyer'in uyguladığı projeleri vaad diye anlatıyorlar"
11 Mart 2024 - 13:50

CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İl Başkan Yardımcısı ve geçen dönem Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Tevfik Türk ile Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Murat Aydın, düzenlediği basın toplantısı ile Cumhur İttifakı Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’ın vaatlerini eleştirdi. Dağ’ın branda desteği hariç diğer tüm vaatlerini 2015’den beri İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığını açıkladılar.


Cumhur İttifakı Adayı Hamza Dağ'ın tarım vaatlerini tek tek ele alan İl Başkan Yardımcısı Tevfik Türk, "AKP İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan adayının sunduğu tarım vaatlerini branda desteği hariç 2015 yılından beri İzmir Büyükşehir Belediyesi zaten yapıyor. Tarım Bakanlığı AKP’de iken bunları Bakanlık eli ile yaptıramayanlar Büyükşehir Belediyesi eliyle yapacak öyle mi? Taklit etmeyin biraz yaratıcılık lütfen. Nerede tarıma destek veren belediye görseniz düşünmeden bu belediye CHP’li diyebilirsiniz. Neden tarıma, çiftçiye destek veriyoruz? Küçük aile çiftçisi, üretim, gıda güvencesi ve güvenilirliğini öncelemeden politika üretmeye çalışan Tarım Bakanlığı olduğu için. Çiftçilik kırsal yaşamı hayat tarzı olarak kabul etmiş, stratejik meslek. Çiftçilik kar odaklı şirket veya fabrika mantığı ile ya da hobi olarak yapılamaz. Ucunda gıda, endüstriyel hammadde, sağlıklı toplum yaratma, açlık, tokluk var. Bakanlığın yapmadıklarını, yapamadıklarını yapıyoruz. Desteklerin hepsi Tarım Bakanlığı eliyle yapılması gereken ve kanunlarla ona verilmiş görevler. Aslında AKP’li adaylar bu desteklemeleri vereceklerini söyleyerek tarımdaki başarısızlıklarını ve ülke tarımını yok ettiklerini net şekilde itiraf ediyorlar" dedi.


Vaatler hakkında bilgi veren Türk, sözlerini şöyle sürdürdü; “İzmir Büyükşehir Belediyesi 2016 yılından başlayarak Ziraat Odaları ile imzaladıkları protokol çerçevesinde ortak makine parklarını oluşturdu ve sürekli Oda'ların taleplerini dikkate alarak destekliyor. Bunları hibe eden Büyükşehir Belediyemiz çiftçilerimizden kiralama bedeli almıyor. Farklı kooperatiflere, ceviz soyma makinası, un değirmeni, üzüm sıkma makinası, kantar, süt soğutma tankı gibi ekipman hibe edildi. Belediyemiz çiftçilerimize 2.400 ton küçükbaş, 200 tonda büyükbaş yem desteği veriyor. 7 ilçe 22 kırsal mahalleden toplam bin 185 köylü ve çiftçiye zararlı ve hastalıklara karşı kullanılmak amacıyla teknik DAP, bordo bulamacı ve feromon tuzakları dağıtıldı. 47 kırsal mahallede kestane kanseri ile havza bazlı mücadele yürütecek 4 ilçede 2 binden fazla kestane üreticisine göztaşı, ardıç katranı, koruyucu gözlük ve dezenfektan malzemesinden oluşan mücadele setleri dağıtılıyor. Çevre ve halk sağlığına ciddi tehditler içeren zirai ilaç ambalaj atıklarının toplanması projesi Menderes’ten başladı. Tarımsal tahmin ve erken uyarı sistemlerinden 16 bin 708 üretici faydalandı, meteorolojik risklere karşı yaklaşık 500 bin SMS bildirimi yapıldı. Çiğli Harmandalı’da Kompost Tesisi kuruldu ve çiftçilerimize dağıtımına başlandı. Biz öyle Kimyasal gübre ve sentetik kimyasal ilaç değil organik ve iyi tarım uygulamalarına esas çevreye ve doğaya zarar vermeyen bitkisel mücadele ve besleme tekniklerini yaymaya çalışıyoruz.”

 

İzmirli markamız ile ihraç edildi
2020’den beri 45 bin ton yem bitkisi tohum desteği yapıldığını hatırlatan Türk, “Yem bitkilerinin su ve gübre ihtiyacı yüksek. İklim değişikliğine karşı toleranslı, az su isteyen, doğayla uyumlu, verimi yüksek yem bitkilerinin tohumu hibe ediliyor. Can Yücel Tohum Merkezi kuruldu ve 2023’de burada üretilen 1 milyon fide üreticiye hibe edildi. 2023’de Türkiye’nin en büyük atalık tohum hareketi Karakılçık buğdayı 12 bin dönüm arazide ekildi. Tohumları Türkiye’ye hibe ettik. Buğdaydan üretilen makarnalar Amerika ve Kanada’ya İzmirli markamız ile ihraç edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi sözleşmeli üretime 2012’de başladı. Sadece alıcı lehine, çiftçiyi sömüren sözleşmeli üretime değil, çiftçinin garantilendiği, kendi tarlasında onu işçi yapmayan gerçekten destekleyen, piyasanın üstünde alım garantili olan sözleşmeli üretime. TMO buğdaya 8,25TL verirken İzmir Büyükşehir Belediyesi Karakılçık buğdayını 16,00TL’de aldı. Keçi sütünü 30,00TL, koyun sütünü 37,00TL fiyat ile alım yaptı” diye konuştu.


Türk, “İzmirli markası Büyükşehir Belediyemizin tarımsal faaliyetleriyle oluşmuş kooperatiflerden, küçük üreticiden sağladığı, kendi fabrikalarında ürettiği ürünlerle geliştirdiği marka. UHT süt, cam şişe pastörize süt, mozerella, burrata peyniri, beyaz peynir, feta peyniri, kaşar peyniri, örgü, dil, tulum, kaşkaval, gravyer peyniri, keçi sütlü dondurma, kaymak, tereyağı ve yoğurt gibi ürünler İzmirli markasıyla yurt içi ve yurt dışındaki tüketiciyle buluşturuluyor. Ödemiş Et İşleme Tesisi, Bayındır Süt İşleme Fabrikası, Bergama Zeytinyağı Fabrikası’nda üretilen onlarca ürün Kanada ve Amerika’ya ihraç ediliyor. Arıcılık faaliyetlerine İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği desteği, hiçbir belediye vermedi. Uzun zamandır yapılan desteklerle 2500’den fazla üreticiye 13 binden fazla kovan dağıtılmış kadın arı üreticisi sayısı 1260’a ulaştı. Tahtalı’da bal ormanı ve merası oluşturuldu, Kemalpaşa Dereköy’de “Bal işleme ve Paketleme Tesisi” kuruldu. Bergama’daki atıl bal tesisi yenilenerek üretime kazandırıldı, günlük 2 ton bal işlenebiliyor. 10 ilçede arıcılık eğitimi ve desteği veriyor. Arı Üreticileri Birliği ve Kozaklı üreticilerden 211 bin kavanoz bal alınarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılan kolilere kondu” dedi.


Son 5 yılda yetiştiricilik eğitimleri ile birlikte 15 bin küçük başın üreticilere hibe edildiğini ifade eden İl Başkan Yardımcısı Tevfik Türk, sözlerini şöyle sürdürdü; “Yavrularıyla sürüdeki küçükbaş sayısı 35 bin’i geçti. Çeşme’ye özgü Kaçeli Koyunu ıslah çalışmaları sürüyor. Manda yetiştiriciliğini canlandırmak için 302 Anadolu Mandası hibe edildi, sürüdeki hayvan sayısı 500’ü geçti. 4658 çobanın kapısı tek tek çalınarak Türkiye’nin ilk çoban haritası oluşturuldu. Mera ıslah projelerine başlandı. Ödemiş Et İşleme Tesisi günlük 10 ton et işleme kapasitesine, tüm ulusal ve uluslararası kalite sertifikalarına sahip. Sadece süt toplanmadı, Bayındır’a Süt İşleme Fabrikası kurdu. Üreticiden alınan sütler, 27 Ekim 2023’te açılıp, Cumhuriyet’in 100. yılına armağan edilen 100. Yıl Bayındır Süt İşleme Fabrikası’nda katma değerli ürünlere dönüştürülüyor. Günlük 100 ton süt işleme kapasitesine sahip Süt İşleme Fabrikası’nda çiftçiden alınan sütler İzmirli markasıyla tüketiciye ulaştırılıyor. Sasalı Tarım Araştırma Merkezi 2021’de kuruldu. Üniversitelerden araştırmacılar ve Belediye bünyesindeki teknik personelin desteği ile iklim değişikliğinin tarımdaki etkilerini ele alarak tarımsal eğitim ve araştırma faaliyetlerini sürdürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Toprak ve Yaprak Analiz Laboratuvarı Türkiye’nin belediye öz kaynakları ile 2013’de faaliyete geçen ilk ve tek laboratuvarı. Analizlerle toprağın yapısı ortaya çıkarıp üreticinin doğru zamanda doğru gübreleme yapması sağlandığı gibi aşırı ve yanlış gübrelemenin önüne geçilerek toprak ve su kaynakları korunuyor, üretici doğru yönlendiriliyor. Çiftçiden ücret talep edilmiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı her ay tarım arazilerine onlarca soğuk hava deposu kurulmasına izin veriyor. İzmir’de Soğuk Hava Deposu sorununun olmaması gerekiyor. İzinler sıkı denetlenmediği için farklı amaçlar için kullanıma açılıyor. Kafaları sadece inşaata çalıştığı için soğuk hava depolarını kendileri yapmak istiyor. Biz doğrudan üretim kooperatiflerinin kullanımına açıyoruz.”

 

Akılları fikirleri inşaat rant

Tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgeleri vaadine değinen Türk, “Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tarımın kurtuluşu olarak lanse ettiği, hiçbir küçük çiftçi ve kooperatifin yer alamadığı, şirket tarımına yönelik proje. Küçük sanayi esnafı OSB’lerde yer alamıyorsa küçük çiftçi de bu alanlarda yer alamıyor. Bergama’da planladıkları ama kuramadıkları TDİOSB, Alibeyli köylülerinin para verip satın aldıkları ve birisi el koymasın diye Köy Tüzel kişiliğine kaydettikleri, aktif olarak kullandıkları meranın üzerine yapılmaya kalktı. Mera bunların çıkardığı kanunla köyün mahalleye dönüşmesiyle Hazine üzerine geçti ve hazine OSB’de devretti. OSB de araziyi katılımcılara satacaktı. Köylünün malını satmaya kalktılar, köylüye getirisi olmayan şekilde. Yöre halkı isyan edip yargıya taşıyınca mahkeme meranın tarımsal üretim de olsa fabrika alanı olmasını engelledi. Tarımı destekleyeceğiz diyip, köylünün merasını yok edeceksiniz. Akılları fikirleri inşaat rant. İzmir Büyükşehir Belediyesi Konak Buca ve Bergama’da üretici pazarlarını faaliyete geçirdi. İlçe belediyelerininkini saymıyorum bile. Bu alanlar kontrollü, girişi-çıkışı satılan ürünlerin hepsi kayıt altında. Yol üstünde kontrolü nasıl sağlayacaksınız? Yeni olarak Branda desteği, yol üstü pazarları ve Bakanlığın aşılama ücretinin Büyükşehir eli ile ödenmesi dışında bir şey yok. Bakanlığın yapmaya çalıştığı, kooperatif ve küçük çiftçinin maliyet yüzünden yer alamadığı rant odağı Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri proje olarak sunuluyor. Bunlar AKP’nin vaatleri ile ilgili. Aziz Kocaoğlu Başkanımızdan beri yapılan, Tunç Soyer Başkanımızın arttırarak yaptığı yüzlerce destek ve proje var. İlçe belediyelerimizi söylemiyorum. Selçuk Belediyesi’nin Efes Tarlasına, Toprak Okuluna, Bornova Belediyesi’nin eğitim ve arıcılık desteklerine, Seferihisar’ın kurutma tesislerine, Menderes’in tohum, reçellerine, belediyelerin faaliyet ve desteğine girersek toplantıyı bitiremeyiz. Tarım projeleri internetten kopyalama ile yapılacak işler değil. Sağ olsunlar sosyal belediyecilikte yapıklarımızı kamuoyu ile paylaştılar. Biraz daha yardımcı olalım, kopyalayacakları birkaç link paylaşalım. Sosyal demokrat Büyükşehir Belediyemizin çalışmalarını kendi lansmanlarında tanıttılar ama eksik kaldılar. Onlarca çalışmayı atladılar. Merak etmesinler Tarım ve Orman Bakanlığı’nın asli işlerini yapmadığı ve kamucu tarım politikalarını hayata geçirmediği sürece Cemil Tugay Başkanımız da onlara ışık olmayı sürdürecek ve İzmir çiftçisinin her zaman yanında olacak” diye konuştu.

 

“Kampanyamız her geçen gün büyüyor”
CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ise, “Seçim çalışması başlamadan önce soruluyor düzen nasıl kuruldu diye. Seçim dönemlerde SKM’lar kurulur. 3 katmanlı organizasyon yapımız var. Biri sahada sıkça gördüğümüz SKM İl Danışma Kurulu’muz. Daha önce görev yapan il başkanları, PM ve YDK üyelerimiz ve daha önce görev yapmış milletvekili abilerimiz, ablalarımız, kardeşlerimizden oluşuyor. Fazla seçim tecrübesi olan arkadaşlarımızla seçim döneminde yapılacak çalışmaların ana fikrini oluşturuyoruz. Sadece fikir oluşturan, danışılan kurum değil, ilk günden beri sahada. Görev almayan bayrağı devredecek belediye başkanlarını sahaya davet ederek başladılar, kendileri de saha programları ile ilçelerde çalışmalara destek oluyor. İkinci kısım bu çalışmaların yürütülmesi, SKM Yürütme Kurulu. İl başkanı olarak ben, büyükşehir adayımız Cemil Tugay ve görev yapan İzmir milletvekillerimiz var. Bir de seçim koordinasyonunun işlerini yürüten İcra Kurulu'muz var. Büyükşehir adayımızın yakın ekibi tarafından sürdürülen çalışma var. Her geçen gün gelişen bir kampanya yürüyor” dedi.

 


Erdoğan’ın mitinginde 50 bin kişi yoktu

AK Parti’nin İzmir mitingini değerlendiren Aslanoğlu, “AK Parti Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan İzmir'deydi. Belki başarabiliriz diye çıktıklarını yolda başaramayacaklarını gördükleri miting yaptılar. Son yılların en az katılımlı mitingi oldu. Gereken cevabı İzmir halkı vermiş oldu. Daha kötüsü kendileri açısından AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşurken zorla getirilen arkadaşların konuşma yapılırken alandan ayrılmalarıydı. AKP veya MHP'ye gönül verenlerin gelip izledikleri miting değildi. Koskoca Cumhurbaşkanı konuşurken alandan oluk oluk insan ayrılıyor. 50 bin kişinin bile olmadığı büyük miting yapmaya çalıştılar” diye konuştu.

 

KÜÇÜK MENDERES’TE OLACAĞIZ
Yarın İzmir’e gelecek olan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in programı hakkında bilgi veren Aslanoğlu, şunları söyledi; “Kuzey hattında genel başkanımızı vatandaşlarımızla buluşturmuştuk. İş dünyasının düzenlediği olağanüstü meclise katılacak. Ekonomiye ilişkin açıklamalarla kamuoyu ile buluşacak. Seçime çok zor ekonomik şartlarda gidiyoruz. 14 Mayıs seçimlerinin gerisindeyiz. Ev kiraları 14 Mayıs'tan sonra kat kat arttı. Kiracı ve ev sahiplerinin mahkemeye düştüğü süreci yaşıyoruz. Cumhurbaşkanının emeklilere para ödeyemeyiz, 10 bin TL maaşla idare etmek zorundasınız dediği dönemde gidiyoruz. Bayraklı'ya gidip deprem anıtının olduğu yerde olacağız. İzmir depreminden bu yana hala kanayan yaramız var. Orta ve az hasarlı diye sınırlandırdıkları, vatandaşın sorunlarının çözülmediği dönemi yaşıyoruz. Aradan yıllar geçti hala sorunlar çözülmedi. TOKİ eliyle ev yaptık dedikleri vatandaşın daha ne ödeyeceği belirsiz. Bayraklı'nın ardından Bornova’da iftarımızı açacağız. Sonraki gün Küçük Menderes havzasında olacağız. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’ın tarımla ilgili projelerinin çoğu İzmir’de uygulanıyor. Halkın bir deyimi var onla seslenelim; Uyan da balığa gidelim. Keşke danışmanları Hamza Dağ’ı daha iyi bilgilendirseydi ve keşke CHP’li belediyeler, sosyal belediyeciliğin en güçlü olduğu tarım gibi konulara hiç girmeseydi” diye konuştu.

 

Aydın: ancak kötü bir taklitçi olurlar
Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Murat Aydın, Cumhur İttifakının taklitçilik yaptığını belirterek, “Bir şarkı var, seninle benim aramda kocaman bir fark var diye. CHP ile AK Parti'nin kamu yönetimi ve belediyeciliği arasında büyük fark var. Biz üreticiyi, emekçiyi destekler, kamu gücünün kamu yararına kullanılmasını amaçlarız. Çok sevdikleri bir söz var; Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatı diye. Tarım Bakanlığı’nın yaptıkları bundan sonra yapacaklarını gösteriyor. Ekilmeyen ekilebilir alan Trakya’dan büyük. Çiftçi toprağı terk ediyor, tek kullanımlık ithal tohumla tarım yapıyor. Arabalarda kullanılan mazot fiyatıyla traktörüne mazot alıyor. Ülke çiftçisini desteklemeyenler Sudan’dan tarla kiralayıp orada tarım yapmaya kalktı. 1 Aralık 2023’te bu şirketi tasfiye ettiler. Tarla kiralayacaklarına neden ülkemizdeki küçük çiftçiyi desteklemediler. Sayın aday çıkmış İzmir’de çiftçiyi destekleyeceklerini söylüyor. Genel Başkan Yardımcısı olduğu partisinin Tarım Bakanı’na sorsun bugüne kadar neden desteklemediklerini. Çiftçiyi desteklemeyen İzmir'i yönetemez. Bizim yaptıklarımızın kötü taklidini vaat olarak ortaya koyabilir. Uluslararası tarım şirketlerini destekleyenler, çiftçiyi kendi tarlalarında işçi konumuna düşürenler İzmir'in bereketli topraklarına göz dikmesin. İşçiyi, emekçiyi, üretimi desteklemeyen sağcı politikalar ile ülkeyi yönetenler 25 yıldır İzmir’de sosyal demokrat belediyeciliğin karşısında ancak kötü taklitçi olurlar” ifadelerini kullandı.


İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in seçim çalışmalarına dahil olup olmayacağı sorusuna yanıt veren Aslanoğlu, “Hem Tunç Bey hem diğer arkadaşlarımız çağrılarıma kulak verdi. Tunç Bey ile toplantımız var bundan sonraki çalışmaları planlayacağız. Tunç bey ve diğer arkadaşlarımızla sahada çalışmalarımızı sürdüreceğiz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili seçim koordinasyon çalışmalarının tam içinde oturuyor” diye konuştu.


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum